13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında kurulan ticari ilişki kapsamında tanzim edilen 08.09.2016 düzenleme tarihli 6 adet fatura ... İrsaliye Nolu, 10.368,77 TL bedelli fatura, ...İrsaliye Nolu, 17.401,70 TL bedelli fatura, ... İrsaliye Nolu, 12.999,59 TL bedelli fatura, ... İrsaliye Nolu, 8.780,50 TL bedelli fatura, ...İrsaliye Nolu, 13.734,26 TL bedelli fatura, ... İrsaliye Nolu, 2.959,42 TL bedelli fatura olduğunu, taraflar arasında ki alışverişe konu mallar davalının isteği üzerine ... teslim edildiğini, Davalının fatura bedelleri yanı sıra taraflar arasında kurulu bulunan ticari ilişki nedeniyle birikmiş borçlara istinaden, ...- 30.08.2017 keşide yer ve tarihli, keşidecisi ... -... Tic. olan ve ... adına keşide edilen, ... çek numaralı ve 150.000 TL bedelli çeki cirolayarak davacıya vermiştir. çekin karşılıksız çıkması nedeniyle...esas Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, ödeme emri 18.10.2019 tarihinde davalıya bizzat teslim edildiğini, davalı tarafından yaklaşık iki yol sonra çek üzerindeki imzaya itiraz etmek suretiyle ... esas sayılı dosyası ile yürütülen davada çek üzerindeki imzanın davalının eli ürünü olmadığı ve çekten dolayı borçlu olmadığına karar verildiğini, Her ne kadar çekte yer alan birinci ciranta imzasının , mevcut karşılaştırma imzalarına atfen, işbu dosya davalının eli ürünü olmadığı ifade edilmişse de; davacı şirket ile davalı arasında ki ticari ilişkinin varlığı gerek yukarıda sıralı olarak sayılan fatura ve irsaliyelerle gerekse de davalının ticari ilişkinin varlığına dair ikrarının yer aldığı 17.12.2021 tarihli İfade Tutanağı ile sabit olduğunu, Kasten ve kötüniyetli olarak hareket eden ve davacının gerek maddi gerekse manevi olarak zarara uğramasına neden olan ve yan etki olarak ticari güvenliği tehlikeye sokan davalı ile çek hesabı sahibi ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, şahıslar hakkında,... esas sayılı dosyasında Resmi Belgede Sahtecilik, Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı suçlarından yargılamaya devam ettiğini belirterek davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL'nin arabuluculuk son oturum tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, Davacının iddiasının gerçek olduğunu kabul edilmesi durumunda davalıdan neden 66.244,24 TL borcuna karşılık ödeme için 150.000,00 TL çek vermiş olsun, bu durum tamamen gerçek dışı olduğunu, davacı öncelikli olarak dava konusu etmiş olduğu faturalara konu alacağın temeli olan mal teslimini kanıtlaması gerektiğini, davalı, davacıdan bahsedilen faturalara ilişkin her hangi bir mal almadığını, davalının davacıya iş bu belirtilen faturalara ilişkin her hangi bir borcu bulunmadığını, Mahkemeye sunulan faturaların esasını teşkil eden irsaliyelerdeki imza ne davalıya nede davalının çalışanlarına ait olduğunu, İş bu nedenle davacı davalıya her hangi bir mal teslimi yapmadığını, Sahte çeki icra takibine koymuş olmalarından dolayı davalının hukuki hakkını kullanıp iptal ettirmesini kötü niyetli olarak hareket etmek ile suçladıklarını, fakat kendileri sahte çeki takibe koyup haksız kazanç temin etmeleri kötü niyetli hareket olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişiden alınan 26.04.2023 tarihli raporda özetle; "Davalı itirazları, davacı defterleri, dosyaya sunulan ve incelenen davacı belgelerinin incelenmesi sonucu, davacının takibe konu ettiği davalı cari hesap özeti ve takibe konu edilen çekin davacı resmi defterleri uyumlu olmadığı, davalıya düzenlenen ve davacı kayıtlarında yer alan faturalara da davalının itirazları söz konusu olup, tarafların arasındaki ticari ilişkinin varlığı, yapılan icra takibinin aradaki ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığı konusunda taktirin Mahkemenizde olduğu, Tarafların incelemeler bölümünde belirtildiği üzere defter kayıtları ile kayıtlara dayanak teşkil eden belge, fatura, satışa konu diğer ilişkili belgeleri dikkate alındığında Davalı vekilinin, davacının müvekkiline mal teslim ettiğini kanıtlamadan defterler üzerinde inceleme yapılmasına itiraz ettiği, müvekkilinin bünyesinde çalışanların listesinin Sosyal Sigortalar Kurumundan celbini talep ettiği, Davacının resmi defterlerinin noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davacının resmi defterlerinde yer alan kayıtlarının birbirini teyit etmekle birlikte, takipte sunulan cari hesap ekstresi ile uyumlu olduğu, takipte sunulan davalı cari hesap ekstresinde 01.10.2016 tarihinden itibaren yer alan bir kısım faturaların davalı cari hesabında değil başka cari hesaplara kayıt edilmiş olduğu, cari hesap ekstresinde yer alan bir kısım faturaların resmi defterlere hiç kayıt edilmediği, davalıdan nakit ve çek olarak yapılan tahsilata konu belgeler tarafımıza ibraz edilmemiş, takip konusu edilen çekin davalı cari hesabına alınmış olmakla resmi defter kayıtlarına alınmamış olduğu, takibe konu edilip de tarafıma ibraz edilmeyen fatura, çek, dekont ve tahsilat makbuzlarının mevcut oluşu, davacı kayıtları ile takibe konu edilen belgelerin uyumsuz olması dikkate alındığında, davacının resmi defterlerinin lehine delil niteliğine haiz olup olmadığı konusunda nihai takdirin Mahkemenizde olduğu, Davacının kestiği satış faturalarının açık fatura olduğu, 10.09.2016 tarihi itibari ile davacının davalıya 66.244,24 TL fatura düzenlemiş olduğu, Davacının, davalıya düzenlediği faturalar karşılığında resmi defter kayıtlarında 30.12.2017 tarihi itibariyle 66.244,24 TL toplam tahsilat yapmış olduğuna dair kayıt bulunduğu, Davacının resmi defter kayıtlarına göre, takip ve dava tarihi itibarı ile davalıdan alacağının bulunmadığı, Davalının takip konusu çeki ciro etmediğini beyan ettiği, ... Mahkemesi’nin 10.08.2021 Tarih ve ... Esas No.lu dosyada aldığı 01.11.2022 tarih ve ... sayılı kararında;
Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, ... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen çekin arka yüzünde davacıya atfen atılan ciroda yer alan imzanın davacının- bu dosya davalısının eli ürünü olmadığı, bu hali ile herhangi bir şekilde çeke dayalı olarak davacıdan hak talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı, davacının takibe konu çek nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığı, takip alacaklısının çekteki son ciranta, davacının ise dayanak çek lehtarı olduğu, davacı ile dava dışı ... hakkında davacı şirket ile dava dışı ...in şikayeti üzerine ... esas sayılı dosyasında açılan davanın niteliği, şüphelilere yüklenilen suçlar ve iddianamede yer alan anlatımlar itibari ile sanıkların ceza alması halinde dahi dava konusu çekte yer alan ilk ciranta imzasının davacının eli ürünü olduğu hususunun değişmeyeceği anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının davacıdan sonraki ciranta olması, imzanın huzurunda atılması gerektiğini bilebilecek halde bulunması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerektiği, Davanın KABULÜ ile ... esas sayılı dosyası ve dosyaya dayanak keşidecisi... keşide tarihi 30/08/2017 keşide yeri ..., keşide miktarı 150.000,00 TL olan ...Şubesine ait, ... no.lu Çek'ten dolayı davacının- bu dosya davalısının, davacı-bu dosya davalısına borçlu olmadığının tespitine, Davaya konu takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığı anlaşıldığından İİK'nin 72/5. maddesi uyarınca takibe konu asıl alacak olan 147.970,00 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan
29.594,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir. Dava satım sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsiline ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup aynı kanunun 115. maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya...Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar ... mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, ... Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir.
Eldeki davanın incelenmesinde; mahkememizce davalı hakkında yapılan tacir araştırmasında ,...'ne yazı cevabında 31/12/2017 tarihinde terk olduğu, ... yazı cevabında gerçek kişi işletme kaydının olmadığı, yine eldeki davaya konu talebe ilişkin Türk Ticaret Kanunu'nda veya diğer kanunlarda asliye ticaret mahkemesinin görevli olacağına dair düzenlemenin mevcut olmadığı anlaşıldığından, davanın genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1.Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2.HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3.HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4.Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28/04/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.