13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirkete mirasen hissedar olduğunu şirketin küçük mirasçıyı TTK 596 maddesini işleterek limited ortaklığa kabul etmediğini ve 03.09.2020 tarihinde hisse devrinini tespiti davasını ikame ettiğini, gelinen süreçte ...'nin kesin nitelikteki 08.12.2021 tarihindeki ... karar sayılı kararıyla davacının davalı şirketteki miras hissesinin gerçek değerinin şirketin 31.08.2020 tarihli mizanına göre hesaplanarak TTK 597 maddesi uyarınca tespit edildiğini, tespit edilen hisse bedelinin mahkeme karar tarihi olan 08.12.2021 tarihinden hesap edilmek kaydıyla temerrüt faizi işleterek ödendiğini, ancak anılan mahkeme kararında da işlendiği üzere 28.08.2020 tarihli hak kullanımının hissedara 03.09.2020 tarihli dava ile alım talebi bildirilmiş olduğundan dava tarihine göre veya bu tarihe en yakın tarihe göre çıkma payının tespiti gerektiğinin kabul edildiği şeklinde olduğunu, 03.09.2020 itibariyle muaccel olan hisse bedelinin bu tarihten itibaren yıllık temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini, 03.09.2020 ile 08.12.2021 arası hesap edilen faiz tutarının 1.506.359,92 TL olduğunu, bu alacağa ilişkin ... esas sayılı dosyasıyla başlattıkları takibe davalı borçlu şirketin haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya intikal eden hisselerin davalı şirket tarafından değil davalı şirket ortakları tarafında alındığından davacı hisse bedellerinin ödenmesinde davalı şirketin temerrüde düşmesinin söz konusu olmadığını, alacağa temerrüt faizi istenebilmesinin TBK 117/1 maddesi uyarınca ayrılan ortağın ihtarıyla ortaklığın temerrüde düşürülmesine bağlı olduğunu, davalı şirketin ihtarla temerrüde düşürülmesi söz konusu olmadığı gibi davalının ortaklığa kabul edilmemesine ilişkin 28.08.2022 tarihli genel kurulda alınan karar gereği hisseleri almakla yükümlü olanın şirket ortakları olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, ... Mahkemesinde davalı şirket açısından bir karar verilmediğini, davacıya ait hisseleri devralacak olanın şirket olmadığını, ... esas sayılı davada hatalı bir karar verilmesi sebebiyle davalı şirket ortaklarının davacıya 3.5000,00 TL'nin üstünde hak etmediği bir para ödemek zorunda kalındığını, karara karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoluna gidildiğini, davacıya şirket hissesinin murisinin vefat tarihi olan 12.06.2020 tarihinde geçtiğini ve red kararı ile birlikte 12.06.2020 tarihi itibariyle ortaklık ilişkisinin sona erdiğini, ...esas sayılı dosyasında verilen kararın açıkça kanuna aykırı olup fazla ödeme yapılması sonucunu doğurduğunu, mahkeme kararı ile tespit edilen hissi bedelinin 10.01.2022 tarihinde davacı vekiline ait hesaba 6.852.851,02 TL olarak davalı şirket ortakları tarafından şahsen ödendiğini, her ne kadar temerrüt oluşmada iyi niyet göstergesi olarak 08.12.2021 - 11.01.2022 arasındaki dönemle ilgili 116.022,57 TL temerrüt faizininde aynı hesaba ödendiğini, 2021 kasım ayındaki güncel değerlere göre hisse bedeli tespiti yapılırken 03.09.2020'den itibaren temerrüt faizi ödenmesi talebinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraf delilleri toplanmış, ... esas sayılı takip dosyası örneğinin uyap sisteminden temini ile incelenmesinde alacaklı ... tarafından borçlu ... hakkında 6.851.852,02 TL hisse bedeline 03.09.2020 ile 08.12.2021 tarihleri arası işlemiş temerrüt faizi talebi ile 1.506.359,92 TL alacak için ilamsız takip başlatıldığı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. ... sayılı dosya aslının celbi ile incelenmesinde davacılar ... ve ... tarafından davalı ... hakkında TTK 596/2 ve 597 maddeleri kapsamında davalının şirket hissesinin gerçek değerinin tespiti talebi ile açılan davanın yargılaması sonucunda talebin kabulü ile davalı ...'in davacı ... Şirketindeki 6125 hisse payının 6.852.851,02 TL olduğunun tespitine ve bu bedel üzerinden davacılar tarafından alınarak 2.79744'ünün ... adına, 1.37017'sinin şirket ortağı ... adına, 1.95739'unun şirket ortağı ... adına ticaret sicilinde kayıt ve tesciline kesin olmak üzere karar verildiği, kararın istinaf edilmesi nedeniyle ... karar sayılı ilamında ilk derece mahkemesi kararı TTK 597/2 maddesi gereğince kesin olduğundan istinaf başvurusunun usulden reddine kesin olmak üzere karar verilmiş olduğu görülmüştür. ... davacının davalı şirketteki paylarının devrine ilişkin belgelerden birer örnek getirtilmiş,... tereke esasına kayıtlı terekenin tespitine ilişkin dosya örneği mahkemesinden temin edilmiş, ara karar gereğince davalı vekili tarafından şirket ortaklarının pay bedeli ödemelerine ilişkin dekont örnekleri dilekçe ekinde sunulmuştur.
Dava; TTK 596/2 ve 597 maddeleri kapsamında mahkeme kararı ile davacıya ait şirket hissesinin değeri tespiti yapılarak ödenen hisse bedelinin 03.09.2022 ile 08.12.2021 tarihleri arasındaki döneme ilişkin temerrüt faizi talebiyle şirket hakkında başlatılan ilamsız takibe itizarın iptali talebine ilişkindir.
Şirket ortağının vefatı nedeniyle miras yolu ile davacıya intikal eden şirket hissesine ilişkin TTK 596/2 maddesi kapsamında şirkete tanınan iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde ve payların gerçek değeri üzerinden kendi veya ortağı yada bir üçüncü kişi hesabına devralmayı iktisap eden kişiye önermek kaydıyla esas sermaye payının devrini onaylamaktan daha doğru bir deyimle bu kişiyi ortak olarak kabul etmekten kaçınabileceğine ilişkin yasal ön alım hakkının kullanılması suretiyle şirket yanında hisseyi devralacak diğer ortakların da davacı sıfatıyla yer aldığı ... sayılı ilamı ile TTK 597 maddesi gereğince ...'e miras yolu ile intikal eden hisselerin değerinin tespiti yapılarak tespit edilen bu bedel üzerinden hisselerin davacı şirket ortakları ..., ... ve ... adına ticaret siciline kayıt ve tesciline kesin olarak karar verilmiş olduğu verilen karar gereğince hisse bedellerinin hisseleri devralan şirket ortakları tarafından banka havalesiyle ...'e ödendiği, .... Noterliğinin 14 Şubat 2022 tarih ... yev nolu genel kurul toplantı tutanağında mahkeme kararı gereğince ...'e ait hisse bedellerinin şirket ortakları tarafından hisseleri oranında ödendiği belirtilerek yeni sermaye paylarının belirlendiği görülmüştür.
İşbu davada davacı yan, davalı şirket hakkında mahkeme kararı ile belirlenen hisse bedeline 03.09.2020 dava tarihinden 08.12.2021 karar tarihine kadara geçen döneme ilişkin temerrüt faizi talebi ile ilamsız takip başlatarak itirazın iptali talebinde bulunmuş ise de TTK 596/2 maddesi kapsamında şirket tarafından yasal ön alım hakkı kullanılırken kendisi, ortakları yada bir üçüncü kişi hesabına tek yanlı bir kurucu yenilik doğuran hakkı kullanmakta olduğundan, yasanın alım hakkını şirkete tanımış olması sermaye payının şirkete değilde bir ortağa yada bir üçüncü kişi hesabına alınması durumunda asıl hak sahibi alıcı ortak yada üçüncü kişi olacağından şirketin burada sadece aracı yada temsilci olduğu söylenebilecektir. Zira şirket, yasanın bu konuda kendisine tanıdığı yetkiyi kullanırken aynı zamanda bir görevi de yerine getirmektedir.
Öte yandan davacı yan faiz talebi ile itirazın iptali talebinde bulunmakla davanın niteliği gereği tahsil talebini de içerdiğinden ancak davacı hisselerini devir alan ve mahkeme kararı gereğince hisse bedeline ilişkin davacıya ödemede bulunan diğer şirket ortaları ..., ..., ...'ya yönelik talepte bulunabilecek olup davalı şirketin,
TTK 597 maddesi gereğince değer tespitinin şirket tarafından mahkemeden istenmesine ilişkin aracı yada temsilci olarak yasa gereği tanınan bir yetkiyi kullanması söz konusu olduğundan hisse devri yapılarak diğer ortaklar tarafından mahkemece belirlenen pay değerinin davacıya ödenmesinden sonra faiz talebinin davalı şirkete değil pay bedelini ödeyerek payı devir alanlara yöneltilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla şirkete yönelik davanın pasif husumete ilişkin sıfat yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın sıfat yokluğundan (pasif husumetten) usulden reddine,
2.Alınması gereken 179,90 TL harcın peşin alınan 18.193,07 TL harçtan mahsubu ile 18.013,17 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca takdiren 9.200,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıYA verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27/04/2023 Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 23.05.2023 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...