4. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/3943
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/03/2023
NUMARASI: 2021/796 Esas - 2023/274 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava dışı ...'un 15/04/2022 günü elektrik akımına maruz kalması sebebi ile uğramış olduğu zarara ilişkin açılan davada müvekilleri ile birlikte davalınına müşterek müteselsil olarak tazminat ödemesine hükmedildiği, çıkan borcun müvekillerince ödendiğini belirterek ödenen bedelin kusur oranı dikkate alınarak ...'a ödenen bedelden şimdilik 330.762.10 TL'nin ödeme tarihi olan 28.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ...'a ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekillerinin belirtilen olaydaki kusurunun daha az olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "158.298,44 TL alacağın 28/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkilinin kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu oranın üstünde yapılan ödemeden kusuru oranında davalının sorumlu olduğunu, ödemenin 2013 te yapıldığını faizin bu tarihten başlatılması gerektiğini, müvekkilinin kusur oranının %60 olduğunu bu oranın dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylem sebebiyle ödenen tazminatın , iç ilişkide rücusu davasıdır. 6098 sayılı yasanın 167/2. maddesi gereğince kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Yasanın 168. maddesine göre de; Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Haksız fiilde borç 6098 sayılı yasanın 117/2. maddesine göre olay tarihinde muaccel olur. Buna göre davacının selefi ... icra dosyasına borcun tamamını ödediği 21.11.2014 tarihinde davalının payına düşen miktarı davalıdan talep etme hakkına sahip iken devir sözleşmesi gereğince tazminattan davacının sorumlu olduğundan bahisle davacıya karşı dava açmış ve bu dava neticesinde davacının tazminattan sorumlu olduğuna karar verilmiş, davacı da bu karar neticesinde ferileri ile beraber ...'a toplam 497.415,11 TL ödemiş ve bu ödemenin 330.762,10 TL sini ...'a yapılan ödeme tarihi olan 28.10.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı dava dilekçesinin istem sonucunda 28.10.2020 tarihinden itibaren faiz talep etmiştir. Taleple bağlılık kuralı gereğince mahkemenin bu tarihten itibaren faize hükmetmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacının ve selefi ...'ın paylarından fazla ödedikleri tazminatın rücusunu davalıdan ödeme yapılan 21.11.2014 tarihinde talep etme hakları varken kendi aralarındaki devri sözleşmesi gereğince sorumluluğun kime ait olduğu yönündeki çekişmenin külfetinden hukuken davalı sorumlu değildir. Bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Kesinleşen mahkeme kararına göre davalının kusur oranı %60 kabul edilip davacının ödediği tazminatın %60'ını davalıdan talep edebileceği belirtilmiş ise de yapılan hesap metodunda zarar görene ait %15 oranındaki kusur davacının üzerinde kalmış olup hesaplama bu yönüyle hatalıdır. Dosya kapsamından; İşbu davaya dayanak teşkil eden Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/125 E.-2013/345 K. sayılı kararında yer aldığı üzere zarar gören ... %15, ...' %25, ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.' de %60 oranında kusurludur. Bu durumda meydana gelen zararın %15'lik kısmı zarar görenin tazminatından indirilecektir. Zarar görene davacının selefi tarafından yapılan ödeme 263.830,74 TL toplam tazminatın %85'lik kısmıdır. Toplam Tazminat = 263.830,74 /0.85 = 310.388,47 TL dır. Toplam tazminattan davacının sorumlu olduğu miktar 310.388,47×0.25=77.597,12 TL, davalının sorumlu olduğu miktar ise 310.388,47×0.60=186.232,98 TL dır. Davacı (selefi ...) ödeme tarihinde kendi kusuruna isabet eden 77.597,12 TL yerine teselsül hükümleri gereğince dış ilişkide zarar görene 263.830,74 TL ödemiş olup davalının kusuruna isabet eden 186.232,98 TL yi davalıdan talep edebilecektir.
Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerindedir. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 186.232,98 TL alacağın istemle bağlı kalınarak 28/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.