13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/511 Esas - 2023/284
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
Av. ....
Av. ....
Av. ....
2.....
3.....
4.....
Av. ....
BİRLEŞEN .... ESAS DOSYASI
2.....
Av. ....
2.....
Av. ....
Av. ....
Av. ....
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat davalarında yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarafından ...’ya 2012 ve 2016 yılları arasında TL cinsinden sağlanmış olan finansmana hukuken mümkün olmamasına rağmen faiz yürütülmesi ve böylelikle hatalı bir şekilde gerçekte olduğundan çok yüksek bir miktardaki alacağın şirket kayıtlarına borç olarak yansıtılmasının ...’ya açıkça zarar verdiğini, ...’ın 2012 ve 2014 yılları arasında ...’ya TL cinsinden sağladığı finansmana/fonlamaya ilişkin alacağını 2014 yılı sonunda hissedarlar arasında bir mutabakat olmadan keyfi ve tek yanlı kararına istinaden geriye dönük şekilde işlem tarihindeki kur üzerinden USD para birimine dönerek takip etmeye başlaması ve şirketi gerçekte olduğundan daha fazla borçlu gösteren bu usulsüzlüğe davalılarca engel olunmayıp izin verilmesi şirketi açıkça zarara uğrattığını, tüm bu hukuka aykırı eylem ve işlemler neticesinde şirketin haksız ve hukuka aykırı alacak talepleri ve icra tehdidi ile karşı karşıya bırakıldığını, hissedarlardan ...’ın faiz uygulama hakkı olmadığı bir dönemde faiz uygulamasına ve keza alacaklarını mesnetsiz bir şekilde dövize dönerek takip etmesine izin verilmesinin ...’yı zarara uğrattığı gibi hissedarların faiz uygulama hakkına sahip oldukları 09.06.2016 tarihi sonrasında gerek ...’ın gerekse ...’in hissedarlar sözleşmesi ile kararlaştırılan oranın üzerinde faiz uygulamasına izin verilmesinin de ...’yı zarara uğrattığını, ... ve ...'in 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına aykırı şekilde alacaklarını TL’sına dönmeksizin takip etmekte ve davalılar hissedarların hukuka aykırı bu işlemlerine engel olmamak suretiyle ...’yı zarara uğrattığını, şirket kayıtlarının Vergi Usul Kanunu’na aykırı bir şekilde tutulmuş olmasının da ...’yı zarara uğrattığını, genel kurul kararı olmaksızın ... adına yüksek miktarlarda bağış yapılmasının da şirketi zarara uğrattığını, ...’nın üst düzey yöneticilerine sağlanan fahiş miktardaki menfaatler ve belgesiz yapılan usulsüz harcamalar sebebiyle de ...'nın zarara uğratıldığını, davalılar hissedarları arasında yaşanan uyuşmazlıklar yüzünden yönetim kurulu üyesi oldukları ...’nın değil de temsilcisi oldukları pay gruplarının menfaatleri doğrultusunda hareket ettiklerini ve bu halin şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, davalıların adil piyasa değeri belirleme sürecinin zamanından önce başlatılmasından dolayı sorumlu olduklarını, şirketin gelirini ve karlılığını olumlu şekilde doğrudan etkileyecek kimi faaliyetlerin adil piyasa değerleme sürecinde şirketin değerinin düşük çıkması için sırf hissedarlar arasında devam etmekte olan bir uyuşmazlık bahane edilerek sadece ... ve ...’in menfaatleri öyle gerektirdiğinden geciktirildiğini ve ...'nın böylelikle ciddi şekilde zarara uğratıldığını, davalılar adil piyasa değerleme sürecini hukuka aykırı bir şekilde başlatıp devam ettirip kendilerince finalize ettikten sonra bekletilen bu işlerle ilgili harekete geçildiğini, söz konusu gecikmeler nedeniyle davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumlulukları bulunduğunu, davalıların gerek ...’nın sahip olduğu maden ruhsatlarının içerdiği gerçek maden rezervini ... ile paylaşmadıkları gerekse adil piyasa değeri belirleme sürecinde ...’nin bakır fiyat tahmini yapmasına engel olup kendilerinin keyfi bir şekilde belirledikleri bakır fiyat tahmininin kullanılmasını sağladıklarından sorumlu olduklarını, davalıların ... tarafından izabe, rafinasyon ve nakliye maliyetlerinin ... ile hatalı şekilde paylaşılmasından ve ...’nin bu hatalı kayıtları değerleme raporunda kullanmasına sebep olmalarından dolayı sorumlu olduklarını, davalılar ... değerleme raporunun hukuka ve hissedarlar sözleşmesi ile eklerine aykırı şekilde tanzim edilmesinden sorumlu olduklarını, davalılar ...’nin taslak raporunun hissedarlar ile paylaşılmasını sağlayamadıklarından sorumlu olduklarını, davalılar ...’nın sahibi olduğu taşınmazların adil piyasa değerinin belirlenmesinde dikkate alınmamasından dolayı sorumlu olduklarını, davalıların davacı şirketin ve onu temsil eden yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma hakkını engellemelerinden ve eşit işlem ilkesine açıkça aykırı davranmalarından dolayı da sorumlu olduklarını, davalıların yönetim kurulunun yetki, görev ve sınırlarını aşan kararlar almış olduklarından sorumlu olduklarını, davalıların şirket çalışanlarının ve B grubu hissedarların basına gerçek dışı beyanda bulunmalarına engel olmamaları sebebiyle de sorumlu olduklarını, davalıların kreditör kuruluşlarla yapılan sözleşmeler kapsamında şirketin üstlendiği edimlerin zamanında yerine getirilmemesinden dolayı şirketi temerrüt tehlikesi ile karşı karşıya bırakıldığını belirterek şimdilik 50.000,00 TL'lık kısmının belirsiz alacak davası tahtında sonradan bedeli artırmaya yönelik hakları ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları ile ek davalar açma hakları saklı kalmak kaydı ile dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte ... A.Ş’ye ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'in yönetim kurulu ise hissedarlar sözleşmesinde düzenlenen hükümlere göre teşekkül ettirildiğini, hissedarlar sözleşmesinde yapılan bu düzenleme aynı şekilde ...'in ana sözleşmesine alındığını, A ve B grubu hissedarlar olan ... ve ...'in gösterdiği adaylar sonucu yönetim kuruluna seçilen kişiler huzurdaki davadaki davalılar olduğunu, huzurdaki davayı açan ... ise diğer dava dışı yönetim kurulu üyelerini temsilen görevlendiren ...'in C grubu hissedarı olduğunu, ... ... A.Ş. tarafından adil piyasa değerinin hesaplanmasının taraflarca kabul, beyan ve taahhüt edildiğini, davacı ... tarafından hukuka aykırı taleplerle açılan özel denetçi atanması davasında mahkeme davacı ... taleplerinin yerinde olmadığına kanaat getirerek davanın reddine kesin olarak karar verildiğini, huzurdaki davada .... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması ve söz konusu davanın işbu davadaki sonuca etki edebilecek mahiyette olması dolayısıyla dava sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının iddiaları ve taleplerinin işbu davada yargılama konusu yapılamayacak nitelikte olduğunu, davacı ... A.Ş.'nin 19.04.2021 tarihli 2020 yılı olağan genel kurul toplantısından önceki tüm mali yıllara yönelik genel kurullarda bilançoları, mali tabloları kabul ettiğini, davalı yönetim kurulu üyelerini ibra ettiğini, bu itibarla zaten 2020 yılı öncesindeki hiçbir hususun yargılama konusu yapılamayacak olduğunu, davacının ileri sürdüğü önceki yıllara yönelik konular ve iddialar bakımından dava şartının noksan olduğunu, davalıların ...'yı zarara uğrattığına yönelik iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının ... tarafından ...'e 2012 ve 2016 yılları arasında TL cinsinden sağlanmış olan finansmana hukuken mümkün olmamasına rağmen faiz yürütüldüğü iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının ...'in 2012 ve 2014 yılları arasındaki ...'ya TL cinsinden sağladığı finansman/fonlamaya ilişkin alacağını 2014 yılı sonunda hissedarlar arasında bir mutabakat olmadan keyfi ve tek yanlı kararına istinaden geriye dönük şekilde işlem tarihindeki kur üzerinden USD para birimine dönerek takip etmeye başladığını, bu durumun şirketi açıkça zarara uğrattığına yönelik iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının ...'de bir zarar doğduğunu iddia etmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı ...'in ...'in davalılar dolayısıyla icra tehdidi ve alacak talepleri ile karşı karşıya bırakıldığına yönelik iddialarının gerçek dışı olduğunu, ...'in şirket borcunun azaltılmaya çalışılmasının ne şekilde şirkete zarar vermekte olduğunun anlaşılamadığını, davacı bu hususta hiçbir somut zararı da ortaya koyamadığını, davacının gerek ... gerekse ...'in hissedarlar sözleşmesi ile kararlaştırılan oranın üzerinde faiz uyguladığına ilişkin iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı ... A.Ş.'nin, ... ve ... tarafından ...'e verilen borçların 85 Sayılı ... Kararnamesi'ne aykırı olarak TL'ye dönülmeden takip edildiği ve bu durumun şirketi zararlandırdığına yönelik iddiası hukukla bağdaşmayan kötüniyetli bir iddia olduğunu, dava harici hissedarların ...'den olan döviz alacaklarının Türk Lirası'na çevrilmesi gibi bir zorunluluk olmadığını, davacı ...'in ...'in şirket kayıtlarının Vergi Usul Kanunu'na aykırı bir şekilde tutulduğunu iddia etmekte ise de bu iddiası gerçek dışı olduğunu, davacı ...'in, genel kurul kararı olmaksızın ... adına yüksek miktarlarda bağış yapılmasının şirketi zarara uğrattığına dair iddiası mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davacı ...'in ...'nın üst düzey yöneticilerine sağlandığını iddia ettiği fahiş miktarlardaki menfaatler ve belgesiz usulsüz harcamalar nedeniyle ...'nın zarar uğratıldığını iddia etmiş ise de bu iddia da diğer tüm iddiaları gibi gerçek dışı ve ispattan yoksun olduğunu, davacının .... esas sayılı dosya bakımından ileri sürdüğü iddialarının da huzurdaki dava konusu ile alakasız olduğunu, davacı ...'in ...'nın gelirini ve karlılığını olumlu şekilde doğrudan etkileyecek kimi faaliyetlerin adil piyasa değerleme sürecinde şirketin değerinin düşük çıkması için sırf hissedarlar arasında devam etmekte olan bir uyuşmazlık bahane edilerek sadece ... ve ...’in menfaatleri öyle gerektirdiğinden geciktirildiğini, ...'nın böylelikle ciddi şekilde zarara uğratıldığını iddia etmiş ise de bu iddialar gerçek dışı olduğunu, davacı ...'in bizzat kendisi adil piyasa değerleme sürecinin kendi menfaati ile alakalı olduğunu ikrar ettiğini, bu açıdan da huzurdaki dava bakımından ...'in zararı doğmadığı gibi davacının bu davayı açmakta hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, davacının ...’nın KDV iadesi alma hakkı hususunda ileri sürdüğü iddiaların mevzuata ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacı şirketin ...'nin şirket değerlemesinde ...'nın petrol arama lisansını dikkate almamasını sağlandığı ve bu sebeple değerin düşük çıktığı iddiasının da gerçek dışı bir iddia olduğunu, davacının davalıların adil piyasa değerinin belirlenmesi sürecinde ...'ı yanılttığını ve bakır fiyat tahminini keyfi olarak bildirdiklerini iddia etmekte olduğunu, bu iddianın kötüniyetli bir iddia olduğunu, davacı ...'in ...'nın sahip olduğu taşınmazların adil piyasa değerinin belirlenmesinde dikkate alınmadığını iddia etmiş ise de bu iddia somut gerçeklikle uyuşmadığını, davacı ...'in davalıların bilgi alma hakkını engellediklerini ve eşit işlem ilkesine aykırı davrandıklarını iddia etmiş ise de, bu iddia kötüniyetli ve gerçeklikle uzaktan yakından alakası bulunmayan bir iddia olduğunu, davacı şirketin davalıların yetki ve görev sınırlarını aşan kararlar aldıklarını iddia etmiş ise de bu iddianın gerçek dışı olduğunu, davacı şirketin huzurdaki davayı kötüniyetli olarak açtığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA; Birleşen .... davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ve ... (A ve B grubu hissedarlar) ile dava harici ... A.Ş (C Grubu Hissedar) arasında 09.06.2016 tarihli hissedarlar sözleşmesi bulunduğunu, aynı taraflar arasında söz konusu hissedarlar sözleşmesine ek olarak ve hissedarlar sözleşmesi dogrultusunda 10.06.2016 tarihinde ek sözleşme imzalandığını, buna müteakip 07.06.2018 tarihinde hissedarlar sözleşmesine ek olmak üzere 2. ek sözleşme imzalandığını, sonrasında ...'de şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiğini ve 09.10.2018 tarihli ek sözleşme imzalandığını, şirket sermayesinin 2.000.000TL'den 25.500.000 USD'ye çıkartılmasına ve sermaye artırımına bunun şartlarına karar verildğini ve ...'de sermaye artışı sağlanırken mevcut ortaklık pay oranlarının bozulmaması için şirket sermayesine aktarılması amacıyla ... ve ..., ayrı ayrı 5.000.000 USD olmak üzere toplam 10.000.000 USD tutarında dava harici ... Madencilik A.Ş'ye ("..." veya " ... Madencilik") borç verildiğini, söz konusu işlem sonrasında 26.10.2018 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, şirket sermayesi her biri 1.000 TL değerde olmak üzere 149.606.000-TL'ye yükseltildiği ve ortaklarının pay oranı değişmeyecek şekilde şirketteki sermaye dağılımı şu sekilde düzenlendiğini. 44.882 adet hisse ile sermayenin %30'unu temsil eden A Grubu hissedar olarak ..., 44.882 adet hisse ile sermayenin %30'unu temsil eden B Grubu hissedar olarak ... San. ve Tic. A.S. ve 59.842 adet hisse ile sermayenin %40'unu temsil eden C Grubu hissedar olarak dava harici ... A.Ş. olacak şekilde toplam 149.606 adet paya ayrıldığını, ... buna müteakip yine sermaye artışı yapma kararı alarak 13.12.2019 tarihli ek sözleşme imzaladığını, işbu sözleşmede ...’in 149.606.000 TL ödenmiş sermayesinin 390.000.000 TL’ye çıkartılmasına ve sermaye artırımına bunun şartlarına karar verildiğini, ...'de sermaye artışı yapılırken ortaklık pay oranlarının bozulmaması adına ... A.S. 8.300.000 USD ve ... ise 8.300.000 USD tutarında dava harici ...’e, ...'e ortak borcu olarak borç verilmesine ve davacı ...'in 16.600.000 USD’yi aynı gün ...'de sermayeye çevrilmek üzere aktarmasına karar verildiğini, bu ek sözleşmenin gerekliliklerini yerine getirmek amacıyla yapılan şirketin 24.12.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirket sermayesi her biri 1.000 TL değerde olmak üzere 390.000.000 TL’ye arttırıldığını ve şirket sermayesi bu günkü değerine ulaştığını, ...'in yönetim kurulunun ise hissedarlar sözleşmesinde düzenlenen hükümlere göre teşekkül ettirildiğini, hissedarlar sözleşmesinde yapılan bu düzenleme aynı şekilde ...'in ana sözleşmesine alındığını, ... ... A.Ş. tarafından adil piyasa değerinin hesaplanmasının taraflarca kabul beyan ve taahhüt edildiğini, davalıların beyanları incelendiğinde kredi borçlarının refinansman ile kapatılmasının ... lehine olduğunu, ...’ya olan sadakat ve özen borcu gereğince ve onun zarara uğratılmaması adına kredinin kapatılması gerektiğini ve bunun bilincinde olduklarını, bu kapsamda 123.254.000,00 USD bakımından onaylarının olduğu kendi açık beyanlarıyla davalılar tarafından ikrar edildiğini, kredi borçlarının refinansman ile kapatılmasının ... lehine olduğunu, ...’ya olan sadakat ve özen borcu gereğince ve onun zarara uğratılmaması adına kredinin kapatılması gerektiğini ve bunun bilincinde olduklarını, bu kapsamda 120.000.000 USD bakımından kredi kullanımına onaylarının olduğunu, şirketin kreditörlere olan borcunun refinansman süreci ile kapatılmasına imkan tanımak istediğini ifade ettiklerini, çözüm önerilerinden birisinin kabulü halinde konuya ilişkin hissedarlar arasında bir sorun kalmayacağının belirtmesine karşın davalıların kabul ettikleri 120.000.000 USD refinansman kredisi bakımından da gerekli yönetim kurulu kararı altına imza atmadığını ve bu yönde olumlu oy kullanmadıklarını belirterek ... İşletmeleri A.Ş.’de yönetim kurulu üyeliği görevlerini sürdüren davalılar sadakat ve özen yükümlülükleri başta olmak üzere T.T.K kapsamında yönetim kurulu üyelerinin uymakla mükellef oldukları yükümlülükleri yerine getirmediğinden T.T.K’ya ve şirket menfaatine aykırı kusurlu davranarak ... İşletmeleri A.Ş.’yi zarara uğrattıklarından söz konusu zararların ticari avans faizi ile birlikte davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ... İşletmeleri A.Ş‘ye edilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ...
İşletmeleri A.Ş.’nin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 19 Nisan 2021 tarihinde icra edildiğini, söz konusu toplantıda A ve B grubu hissedar olan davacıların davalıları ibra etmediklerini, aynı toplantıda C grubu hissedar olan ... A.Ş.'de A ve B grubu hissedarları temsil eden yönetim kurulu üyelerini ibra etmediklerini ve kendileri hakkındaki sorumluluk davasının yasal süresi içinde .... Mahkemesi nezdinde açıldığını, hal böyleyken davacıların davalıları ibra etmedikleri, 19 Nisan 2021 tarihinden itibaren 6 aylık süre geçtikten çok sonra bu davanın açıldığının sabit olduğunu, bu sebeple huzurda ikame edilen davanın TTK 558/II hükmünde öngörülen özel zamanaşımı süresi yönünden usulden reddi gerektiğini, davalıların ... İşletmeleri A.Ş.’ni zarara uğratan en ufak bir eylem ve işlemleri olmaması sebebiyle davanın esastan da bütünüyle reddinin gerektiği, davalıların ...
İşletmeleri A.Ş.’nin C grubu yönetim kurulu üyeleri olarak davacıların iddialarının aksine temsilcisi oldukları pay grubunu değil sadece ve sadece yönetim kurulu üyesi oldukları ...
İşletmeleri A.Ş.’nin menfaatlerini düşünerek hareket ettiklerini, özen ve sadakat yükümlülüklerine uygun şekilde davranarak ...’yı zarara uğratan eylem ve işlemler hakkında hem diğer yönetim kurulu üyelerini hem de bütün hissedarları e-mail, ihtarname ve kimi zaman da yönetim kurulu kararlarına koydukları şerhler ile uyardıklarını, temsilcisi olan yönetim kurulu üyeleri aracılığı ile şirketi zarara uğratanın da bizzat davacıların kendi kusurlu eylem ve işlemleri olduğunu, davacılar ve onların kontrolü altındaki ... yönetiminin A ve B grubu hissedarları temsil eden yönetim kurulu üyelerinin davalıların bütün iyiniyetli uyarılarına rağmen şirketin faaliyetlerini hissedarlar sözleşmesi ile eklerine TTK başta olmak üzere kanunlara ve hukuka aykırı şekilde yürüttüklerini, davacıları temsil eden yönetim kurulu üyeleri sahip oldukları temsil ve ilzam yetkisini kötüye ve ...’nın aleyhine olacak şekilde kullanıp kredi sözleşmelerini de davalıların tüm iyiniyetli itirazlarına rağmen imzaladıklarını, davalıların sormuş olmalarına rağmen söz konusu kredi görüşmelerinin akıbetinin dahi haber verilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Taraf delilleri toplanmış, ... İşletmeleri A.Ş'nin sicil özeti ile sicil dosyası örneği temin edilmiş, tüm dosya kapsamı ile ... İşletmeleri A.Ş'nin defter kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi yapılarak kök ve ek rapor dosya kapsamına sunulmuştur.
Yargılama safahatında asıl davada davacı vekilinin uyap sisteminden sunulan 12.04.2023 tarihli dilekçesi ile asıl davadan feragat ettiklerini bildirdiği, birleşen davada davacılar vekilininde uyap sisteminden sunulan 12.04.2023 tarihli dilekçesi ile birleşen davadan feragat ettiklerini beyan ettiği, asıl davada davacı vekilinin ve birleşen davada davacılar vekilinin vekaletnamelerinin tetkikinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla HMK 307,309 maddeleri uyarınca feragat davaya son veren taraf işlemi olduğundan asıl ve birleşen davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1.Asıl ve birleşen davanın vaki feragat nedeniyle reddine,
2.Asıl davada alınması gereken 119,93 TL harcın peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubu ile 733,95 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Birleşen davada alınması gereken 119,93 TL harcın peşin alınan 467.414,60 TL harçtan mahsubu ile 467.294,67 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
4.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin asıl davada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin birleşen davada davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
6.Asıl ve birleşen davada taraflarca yargılama gideri, vekalet ücreti talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
7.Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvurusu yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi. 04.05.2023 Başkan .... Üye .... Üye .... Katip ....