3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan ... E.sayılı dosyasının 05/02/2019 tarihli celsesinde tefrik kararı verilerek Mahkememizin ... E. Sayısına kaydı yapılan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememiz ... E.sayılı dosyasına sunulan 09/05/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle ; Davalı tarafın müvekkili hakkında girişmiş olduğu İzmir .... İcra Müdürlüğü' nün ...
E. Sayılı dosyasına konu faturalar ve İzmir ....
İcra Müdürlüğü' nün ...
E. Sayılı takip dosyasına konu senetlerin hiç bir ticari ilişki olmaksızın düzenlediğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin davalıya şimdilik 14.782,34 TL-borçlu olmadığının tespiti ile; İcra takiplerinin teminatsız olarak durdurulmasını, davalının haksız ve kötü niyetli takibinden dolayı % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, davalı tarafın taşınır ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından Mahkememiz ... E.sayılı dosyasına sunulan 13/06/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; süresi içerisinde açılmayan davanın usulden reddini gerektiğini, davacının her ne kadar dava dilekçesinde borçlu olmadığını iddia etse de borcun bir kısmına yönelik olarak müvekkiline 28/04/2017 tarihinde 1.000,00-TL ödeme yaptığını, ... ' nın davacının temsilcisi olduğunu, yaptığı iş ve eylemleri davacının bilgisi dahilinde gerçekleştirdiğini, ... hakkında da suç duyurusunda bulunduklarını, icra takiplerine konu borcun ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklandığını, kaldı ki davacı tarafından keşide edilip lehdar olarak müvekkiline verilen icra takibine konu senetlerin kambiyo senetlerinden bono vasfına haiz olduklarını, senetlerin neden verilmiş olduklarının önem arzetmediğini beyanla haksız ve kötü niyetle açılan davanın usulden ve esastan reddine ve alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere haksız olarak itiraz eden davacı-borçlu aleyhine tazminata, %10 oranında para cezasına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların dava açıldığı tarihte tacir olup olmadığının tespiti için mahkememizce araştırma yapılmış, İzmir Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 02.11.2018 tarihli yazı cevabına göre davalının bilanço usulüne göre defter tuttuğu belirtilmiş, davacı için Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazıda davacının tacir kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce davacı için Manisa Mesir Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının hangi usulde defter tutmakla yükümlü olduğu ve dava açılmadan önceki dönemdeki yıllık gayri safi gelirinin bildirilmesi istenilmiş, gelen cevabi yazıda davalının İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği, yıllık gayrisafi gelirlerini gösterir 2017 yılı Gelir Vergisi Beyannamesine göre kazancının mevcut olmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan inceleme sonunda iddia, savunma, deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
TTK nın 5/1 maddesinde:"Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
TTK nın 4. Maddesinde de ticari davaların neler olduğu ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. İş bu dosyamızda dava konusu; İzmir .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına konu faturalar nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespitidir.
Tüm bu bilgiler ışığında; somut olayımıza baktığımızda; her ne kadar mahkememize dava açılmış ise de; mahkememizce yapılan araştırmada her ne kadar davalı tacir ise de; davacının dava açıldığı tarihte tacir olmadığı, dava konusu alacağın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir alacak olmadığı, davanın mutlak ticari davalardan da olmaması nedeniyle, iş bu davaya bakmakta mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu vicdani kanaatine varılmakla davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(1) HMK m. 115(2) hükmü uyarınca davanın usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE (2) Görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, (3) HMK m. 20(1) hükmü uyarınca, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu ve talebi halinde dosyanın görevli İzmir Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, (4) Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde dosyanın görevli İzmir Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde HMK m. 20(1) hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara ihtarına, (5) HMK nın 331/2 maddesi gereğince dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde, yargılama giderleri hususunda görevli mahkemece karar verilmesine; aksi durumda talep üzerine dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/03/2019 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)