Esas No
E. 2023/5570
Karar No
K. 2024/8879
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/5570 E.  ,  2024/8879 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/314 Esas, 2023/1081 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2013/224 Esas, 2017/977 Karar

Taraflar arasındaki asıl ve karşı dava ile birleşen dava alacak istemlerine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı-karşı davada davalı ...Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.12.2024 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Avukat Emre Çetiner ile davalı-karşı davacılar vekilleri Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA 1.Asıl ve birleşen davada davacı- karşı davada davalı vekili; asıl davada özetle davalı şirket ile müvekkili arasında 23.11.2007 tarihinde daha sonra akdedilecek bayilik sözleşmesi ile ilgili tamamlayıcı nitelikte bir kısım ek yükümlülük ve hakların tesisine yönelik ve ileride akdedilecek bayilik sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olmak üzere protokol imzalandığını, davalı şirketin mülkiyetinde bulunan taşınmaz üzerine müvekkili lehine 15 yıl süre ile intifaya karşılık kendisine bayilik hizmet bedeli ödemesinin kararlaştırıldığını, 26.01.2009 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, bayilik hizmet bedeline mahsuben davalıya ödemeler yapıldığını, Rekabet Kurulu'nun 05.03.2009 tarihli kararı ile intifa sözleşmelerinin rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağı ve bu tür anlaşmaların 5 yıldan daha uzun olamayacağının karar altına alındığını, sözleşmeleri Rekabet Kurulu kararlarına uyarlamak gayesiyle 07.09.2010 tarihli yeni bir protokol yapıldığını, bu protokol ile davalı şirketin önceki protokol gereğince müvekkilinden aldığı 1.180.000,00 USD Bayilik Hizmet Bedelinin 551.000,00 USD+KDV tutarındaki bakiye bayilik hizmet bedeli alacağını talep etmemeyi ve akaryakıt istasyonunun bulunduğu taşınmaz üzerine ... lehine 5 yıl süreli intifa hakkı tesis etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı şirketin ortaklarından davalı ...'ın kefalet sözleşmesiyle davalı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarının 600.000,00 USD tutarına kadar kısmına müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla kefil olduğunu, bayilik sözleşmesinin öngörülen zamandan önce 20.11.2012 tarihinde neticelendirilmesi sonucunda 07.09.2010-07.09.2015 tarihleri arasını kapsayan 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi dönemi için davalı şirket uhdesinde bulunan 529.820,00 USD bayilik hizmet bedelinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla bayilik sözleşmesinin geçersiz kalan 20.11.2012-07.09.2015 tarihleri arasındaki süreye tekabül eden 296.222,00 USD bayilik hizmet bedelinin iadesinin gerektiğini belirterek 296.222,00 USD'nin davalı şirkete bayilik hizmet bedelinin ödemesini yapıldığı 21.11.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının ABD Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte ve davalı ...'ın sorumluluğu 600.000,00 USD ve faizi ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/490 E. sayılı dosyasında davacı ...Ş. vekili; davalının 07.09.2010-20.11.2012 tarihleri arası gerçekleşmeyen taahhüt miktarı üzerinden müvekkilinin cezai şart alacağının oluştuğunu, müvekkilinin kâr mahrumiyetine uğramış olduğunun sabit olduğunu belirterek satış taahhüdünün yerine getirilmemesi nedeniyle 222.160,00 USD'nin dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarının ABD Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 3.Karşı davada davacı vekili, davalı ...Ş ile yapılan protokol gereğince ödenmesi gereken ve fakat ödenmeyen intifa bedeli ve cari hesap alacağını talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davaların ayrı ayrı reddini savunmuştur. 2.Karşı davada davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin iade etmesi gereken bayilik hizmet bedelinin 38.499,75 USD olduğu, davacının davalı ... temerrüde düşürmemesi nedeniyle dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, karşı dava yönünden, intifa sözleşmesinde, 23.11.2007 tarihli protokol ve 26.01.2009 tarihli bayilik sözleşmesinde davalı şirkete intifa bedeli ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, bu nedenle intifa bedeline ilişkin talebin yerinde olmadığı, davacı-karşı davalının ticari defterlerine göre dava tarihi itibariyle davalı-karşı davacı şirkete 10.649,21 TL borçlu olduğundan davalı-karşı davacı şirketin cari hesaba ilişkin 10.000,00 TL alacak talebinin yerinde olduğu, birleşen dava yönünden, davalı şirketin imzaladığı 07.09.2010 tarihli satış taahhütnamesine göre davalı şirketin asgari 7.500 m3 beyaz ürünü davacıdan satın almayı taahhüt ettiği, davalı şirketin asgari alım taahhüdüne uymadığı, ancak davacının itirazi kayıt koymadan davalı şirkete ürün tedarik etmeye devam ettiği, böylelikle önceki döneme ait cezai şart talebinden zımnen vazgeçtiği gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 38.499,75 USD'nin 05.04.2013 dava tarihinden işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankaları tarafından dolar ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden karşı davacının intifa bedeli talebinin reddine,10.000,00 TL cari hesap alacağının 21.05.2013 karşı dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte ... Petrol Dağıtım A.Ş.'den tahsiline, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar asıl ve birleşen davada davacı-karşı davada davalı ...Ş vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, bayilik sözleşmesi çerçevesinde ödenen bayilik hizmet bedelinin kullanılmayan kısmına isabet eden miktarının davalılardan tahsili, karşı dava intifa bedeli ve cari hesap alacağının tahsili, birleşen dava bayilik sözleşmesi gereğince cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 18, 125, 158 ve devamı maddeleri

3.Değerlendirme (1) Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince asıl davaya yönelik verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. (2) Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre temyiz isteminde bulunan karşı davada davalı ...Ş aleyhine hükmedilen tutar 10.000,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2023 yılı itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığından karşı davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. (3) Birleşen davada davacı, asgari alım taahhüdünün ihlali nedeniyle cezai şart talep etmiş olup mahkemece davalı şirketin asgari alım taahhüdüne uymadığı tespit edildikten sonra, davacının itirazi kayıt koymadan davalı şirkete ürün tedarik etmeye devam ettiği, böylelikle önceki döneme ait cezai şart talebinden zımnen vazgeçtiği gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece isabetli olarak birleşen davada davalı şirketin sözleşmede öngörülen asgari alım taahhüdüne uymadığı tespit edilmiş ancak sözleşme hükümleri hatalı yorumlanarak sonuca ulaşılmıştır. Zira, taraflar arasındaki 07.09.2010 tarihli satış taahhütnamesinde "... yıllık olarak 1.500 m3 beyaz ürünü ...'den satın almadığı taktirde, ...'nin o yıla ait cezai şartı talep edebileceği gibi, sözleşme süresi bitimi itibari ile gerçekleşen cezai şartı toplu olarak da talep edebileceğini,... kabul ve taahhüt etmiştir." demek suretiyle, davacı ...Ş'nin ihtirazi kayıt koymasa dahi o yıla ait cezai şart talep edebileceği gibi sözleşme sonunda gerçekleşen cezai şartı toplu olarak da isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. O halde, mahkemece birleşen davaya yönelik olarak davacının cezai şart talep hakkı bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı ...Ş. vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karşı davada davalı ...Ş. vekilinin karşı davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı ...Ş. vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl dava yönünden; asıl davada davacıdan alınarak davalılara verilmesine, birleşen dava yönünden; davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog