2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2024/3244 E. , 2024/19063 K.
"İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMES :Asliye Ceza Mahkemesi
I. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adlî para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 23.01.2019 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 19.03.2020 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın gece vakti bir süre arkadaşlık sürdürdüğü katılanın evine balkondan girip, daha sonra katılanı telefon ile arayıp ölüm ile tehdit etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/4 ve 106/1. maddelerinde belirtilen konut dokunulmazlığının ihlâli ve tehdit suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımının, 26.05.2010 olan sorgu tarihi ile 20.04.2022 olan mahkûmiyet tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.