Esas No
E. 2025/253
Karar No
K. 2025/429
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/253 Esas

KARAR NO: 2025/429

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/07/2024

NUMARASI: 2024/263 E. - 2024/674 K.

DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Fazlaya İlişkin Hakları Saklı Kalmak kaydı ile ( Talep ve dava hakları saklı kalmak üzere ) davalarının kabulü ile müvekkili davacının Ankara ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki borçlulara hiç bir borcunun olmadığının tespitine, karar verilmesini,(Yani icra dosyasında borçlu olan firmaların davacı müvekkilinde alacaklarının olmadıklarının tespitine ) müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi açısından, müvekkilinin menkul ve gayrimenkul mallarının üzerine konulmuş bulunan hacizlerin göstereceği teminat karşılığı kaldırılmasına ve müvekkilim yönünden davaları kesinleşinceye kadar icranın durdurulmasına ve ayrıca, icra dosyası için icra veznesine yatırılacak olan paralarında ( ayni ve nakti teminatın) davanın sonuçlanıp kesinleşmesine kadar alacaklıya ödenmemesi için acilen ödeme yasağı konulmasına ve ayrıca davalı kötüniyetli olduğundan, dava konusunun %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemenin 16/04/2024 tarihli ara kararıyla, davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının sunulması için 2 haftalık süre verilmesine karar verildiği, ara kararın davacı vekiline 24/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin 08/05/2024 tarihli dilekçesi ile, arabulucuya başvurduklarını, sürecin beklenmesi gerektiğini beyan ettiği, dilekçe ekinde 19/04/2024 tarihli arabuluculuk başvuru formunu ibraz ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2024 tarihli, 2024/263 Esas-2024/674 Karar sayılı kararıyla; "Arabuluculuk dava şartı olup, davanın her aşamasında dikkate alınabileceğinden, iş bu davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin henüz ön inceleme aşamasına gelmeden, arabuluculuk sürecinin tamamlandığını ve arabulucu son tutanağının, 30.05.2024 tarihinde saat:18:17:43 de mahkeme dosyasına sunulduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi dosya No: 2021/321, 2021/797 K. Sayılı Emsal Kararında, dava şartı noksanlığı konusunda mahkemece henüz bir karar verilmeden önce eksiklik tamamlanmışsa, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddedilemeyeceğine karar verildiğini, ayrıca Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2020/3187 E - 2021/762 K sayılı, 04/02/2021 Tarihli emsal kararında da; davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlanması halinde, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilemeyeceğine hükmedildiğini, emsal yüksek mahkeme kararlarında da belirtildiği gibi huzurdaki davada da dosyanın esasına girilmeden, henüz dava şartı noksanlığı ile ilgili bir hüküm kurulmadan tarafımızca arabuluculuk işlemleri tamamlanmış ve arabuluculuk son tutanağının da 30.05.2024 tarihinde UYAP üzerinden dosyaya sunulduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin istinaf dilekçesindeki beyanlarını kabul etmediklerini, davanın ticari dava olup 04/04/2024 tarihinde açıldığını, davacının kendisine mahkeme tarafından yapılan ihtarat üzerine 08/05/2024 tarihli dilekçede, dava açılmadan önce arabulucuya gidilmediğini açıkça ifade ettiğini,

HMK 115. Madde gereğince dava şartı noksanlığının mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceğini, ancak huzurdaki davada esas girilmeden önce arabuluculuk dava şartı noksanlığının fark edilerek, ticari davalarda zorunlu olan arabuluculuk sürecine ilişkin son tutanağın mahkemeye sunulması için davacıya usulüne uygun şekilde süre verildiğini, davacının ise arabuluculuk sürecinin henüz tamamlanmadığını beyan ettiğini, davacının dava açtıktan sonra arabulucuya başvurduğunu, tutanağın sunulmamış olması tamamlanabilir bir eksiklik olarak kabul edilebilirken, arabuluculuğa başvurulmaksızın dava açılmış olmasının tamamlanabilir bir eksiklik olarak kabul edilemeyeceğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Esas: 2021/8174, Karar: 2022/2962,Tarih: 30.03.2022 kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4497 E., 2021/6897 K., 07.12.2021 Tarihli kararlarının aynı yönde olduğunu, yasal mevzuat ve emsal yüksek mahkeme kararları gereğince, ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun davacı tarafından dava açıldıktan sonra yapılması ve mahkemece süre verilmesine rağmen tutanağın dosyaya sunulmaması sonucu,

HMK 115. Madde gereğince mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırması gerektiği; arabuluculuğun davadan önce gerçekleşmesi gerektiğinden ve dava açıldıktan sonra da tamamlanabilecek bir dava şartı olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Üçüncü kişi tarafından,

İİK 89/3 maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesince arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın İİK'nun 89/3 maddesine göre açıldığı, davacının icra takibinde taraf değil üçüncü kişi olduğu,

İİK'nun 89/3 maddesine dayalı davanın koşullarının madde kapsamında düzenlendiği, ancak görevli mahkeme konusunda özel bir düzenlemeye yer verilmediği görevli mahkemenin genel kurallara göre belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nun 2/1 maddesinde mal varlığına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, yine 2/2 maddesi uyarınca HMK'da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli kabul edildiği, 6102 Sayılı TTK'nun 5.maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin ticaret mahkemelerinde görüleceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. 6100 Sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca göreve ilişkin düzenleme kamu düzenine ilişkin olmakla, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. İhtisas mahkemesinde bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekir. Davada takip dosyasında, davalı takip alacaklısı tarafından dava dışı takip borçlusunun borcundan dolayı, davacıya İİK'nun 89/1 ve 89/2 maddeleri uyarınca haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, davacının borçlu olmadığı iddiasıyla İİK'nun 89/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası açtığı, davanın tarafları arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı,

TTK'nın 4.maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari davadan söz edilemeyeceği, davanın HMK'nın 2.maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmakla, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin HMK 355. Madde gereğince resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-3.maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın görevsizlik kararı verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2024 tarih, 2024/263 E. 2024/674 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.