Esas No
E. 2024/1402
Karar No
K. 2024/9206
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2024/1402 E.  ,  2024/9206 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1425 Esas -2023/1976 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/130 E., 2021/295 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin

Yozgat İli, Yerköy İlçesi, 680 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonunun davalının bayisi sıfatı ile işletilmesi bakımından 11.07.2014 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, 07.07.2014 tarihli 1098303 numaralı 200.000,00 TL meblağlı, 05.01.2015 tarihli 1159323 numaralı 150.000,00 TL meblağlı ve 05.01.2015 tarihli ... numaralı 250.000,00 TL meblağlı teminat mektuplarını davalıya tevdii ettiğini, bayilik sözleşmesi kapsamında şirketin başkaca firmalardan akaryakıt almasının yasak olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme devam ederken davalı şirketin hiçbir akdi veya kanuni sebebe dayanmaksızın sebepsiz olarak 21.04.2016 tarihli ve 201.121,70 TL meblağlı fatura düzenleyerek müvekkili şirkete gönderildiğini, bu faturanın iade edildiğini, bunun üzerine davalı şirketin ihtarname ile 11.04.2016 ve 11.05.2016 vadeli 3.700,00 TL ve 8.800,00 TL miktarlı senetlerin vadelerinde ödenmediği gerekçesiyle bütün borçlarının muaccel hale geldiğini açıklamak suretiyle 11.07.2014 tarihli bayilik sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini, davacının vadeli olarak almış olduğu akaryakıt bedelinin bir kısmının ödenmesine ve bakiye 140.300,00 TL kalmasına karşın davacı şirketin 07.07.2014 tarihli ... numaralı 200.000,00 TL meblağlı, 05.01.2015 tarihli 1159323 numaralı 150.000,00 TL meblağlı teminat mektuplarını nakde çevirdiğini, bankanın başlattığı yasal takipler neticesinde müvekkili şirketin mahvının söz konusu olduğunu, bu nedenle davalı tarafla yapılan yeni görüşmelerle 11.07.2014 tarihli bayilik sözleşmesinden kaynaklı tüm cezai şartların silineceğine ilişkin yazılı belge vermek suretiyle taahhüt ettiklerini, davalı şirket yetkililerince 11.07.2014 tarihli bayilik sözleşmesine aslı gibidir kaşesi basılarak üzeri davalı firma yetkililerince imzalanmış ve yine bu sözleşmeye istinaden 28.07.2016 tarihinden itibaren mal alımları başlatılmak suretiyle bayilik ilişkisinin yenilendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki devam ederken müvekkilinin davalıdan Garanti Bankası AŞ Dünya Ticaret Merkez Şubesinin 05.01.2015 tarihli 1159318 numaralı 250.000,00 TL meblağlı teminat mektubunun iade istendiğini, davalının ise teminat mektubunu nakde çevirdiğini, müvekkili şirkete iade edilmediğini ileri sürerek nakde çevrilen 3 adet toplam 600.000,00 TL meblağlı teminat mektupları tutarlarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL'sinin davalıya ödeme tarihinden itibaren iskonto faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 16.10.2012 tarihinde 5 yıl süreli akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve protokol imzalandığını, davacıya protokol gereğince 125.000,00 TL + KDV'yi nakit hibe, ve 8 ay ödemesiz dönemden sonra 20 eşit taksitte geri ödemek koşuluyla 250.000,00 TL lik akaryakıtı ise kredi şekilde geri ödenmek üzere verildiğini, Ariyet Sözleşmesi kapsamında malzemeler verildiğini ve istasyona ilişkin kurumsal kimlik uygulaması yapıldığını ve bunun maliyetinin de 99.476,49 TL olduğunu, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini eksik taahhüdünden kaynaklanan cezai şart bedelini ödemesini aksi takdirde sözleşmenin fesih edileceğine ilişkin olarak ihtarname keşide edildiğini, davacı firmanın ihtarnameye cevap olarak 23.10.2015 tarih ve 6249 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini ve bu ihtarnamede ilk yıl için satış taahhüdünü gerçekleştiremediğini, rekabetten etkilendiğini, satış taahhüdünü kısa sürede tamamlayacağını belirttiğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini bunun üzerine ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, davacı ile davalı arasında feshedilen sözleşme sonrasında, 03.06.2016 tarihli yeni bir Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Protokolün imzalandığı ek protokol ile 250.000,00 TL'lik teminat mektubunun Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve ek protokolden doğmuş ve doğacak olan borçların teminatını teşkil etmek üzere şirkette kalacak ve bayilik sözleşmesi boyunca davacı teminat mektubunun süresini uzatacağını, EPDK tarafından bayilik lisansının uzun süre akaryakıt alımında bulunmaması nedeniyle 29.05.2017 tarihinde düşürüldüğünü, lisansı olmayan bir bayinin faaliyette bulunma imkanı olmadığını bu nedenle davalı şirket ile olan bayilik sözleşmesinin süresinden önce haksız bir şekilde sona erdiren tarafın davacının kendisi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında imzalanan, 11.07.2014 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi kapsamında, davacının davalıya toplam 600.000,00 TL bedelli, davaya konu üç adet teminat mektubunu verdiği, davacının işbu sözleşmeden kaynaklanan taahhüdünü yerine getirmediği, 17.05.2016 tarihli ihtarname ile sözleşmenin fesih edildiği ve 07.07.2014 tarihli, 200.000,00 TL ve 05.01.2015 tarihli, 150.000,00 TL bedeli teminat mektuplarının cari hesap ve cezai şart alacaklarına karşılık olarak nakde çevrildiği, taraflar arasında 03.06.2016 tarihli yeni bir Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalandığı, önceki sözleşme kapsamında verilen, 05.01.2015 tarihli, 250.000,00 TL bedelli teminat mektubunun, teminat olarak davalıda kalmasının kararlaştırıldığı ve vadesinin uzatılacağı, uzatılmaması halinde mektubun nakde çevrilerek, sözleşme kapsamında doğacak cezai şart dahil tüm borçların bu teminattan mahsup edileceği hususunda anlaşıldığı, işbu teminat mektubunun süresinin uzatılmaması nedeniyle, davalı tarafından nakde çevrildiği, davacının bayilik lisansının EPDK tarafından uzun süre akaryakıt alımında bulunulmaması nedeniyle, 29.05.2017 tarihinde iptal edildiği ve davalının 14.06.2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi fesih ettiğini ve nakit teminat olarak tutulan bedelden cari hesap ve cezai şart borcunun mahsup edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin, davalı yanca haklı olarak fesih edildiği, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında, davalıya cari hesap borcunun olduğunun tespit edildiği, davalı yanca tahsil edilen cezai şartın, davacı şirketin sermayesinin üçte ikisinin kaybına yol açacağı ve davacı şirketin mahvına sebebiyet vereceği yönünde herhangi bir somut delil de ileri sürülmediğinden, dava konusu cezai şart tazminatının fahiş olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen ilk bayilik sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart için davalıya verilen teminat mektuplarının, sözleşmenin ihlali nedeniyle paraya çevrilmesinden sonra, davalı tarafından verilen ve cezai şartın iadesine ilişkin tarihsiz taahhüt belgesine dayanılarak davacının, taraflar arasında akdedilen ikinci sözleşmenin feshinden sonra ilk sözleşme kapsamında tahsil edilen cezai şartın iadesini isteyip isteyemeyeceği hususlarında toplanmaktadır. Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklanan ve haksız olarak nakde çevrildiği iddia olunan teminat bedellerinin iadesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

Taraflar arasındaki 11.07.2014 tarihli ilk bayilik sözleşmesi uyarınca davalıya, 07.07.2014 tarihli ve 200.000,00 TL bedelli, 05.01.2015 tarihli ve 150.00,00 TL bedelli, 05.01.2015 tarihli ve 250.000,00 TL bedelli olmak üzere davacı tarafından üç adet teminat mektubu verilmiştir. Taraflar arasında 03.06.2016 tarihli ikinci bayilik sözleşmesi akdedilirken davalı tarafından, 11.07.2014 tarihli sözleşme ve protokolden kaynaklı cezai şartın, tarafların mutabakatıyla yeni sözleşmenin yürürlüğe girmesi ile silineceği ibaresini içeren davalı şirket kaşe ve imzalı taahhüt belgesi düzenlendiği, bu tarihsiz belgede davalı tarafından ilk sözleşmeden doğan cezai şartın iade edileceğinin açıkça belirtildiği anlaşılmaktadır.

Davalı tarafından tek yanlı olarak verilen bu yazılı belge inkâr edilmediği gibi bu taahhüttün değiştirildiği hususu da yazılı olarak ispat edilmediğine göre, mahkemece ilk sözleşme kapsamındaki cezanın kısmi faturalandırılmış olması ve yeni sözleşme döneminde, önceki sözleşme döneminden kalan bakiye cezanın davacıya yansıtılmamış olması nedeniyle zaten uygulanmış olduğu sonucuna varılarak önceki sözleşmeden kalan 250.000,00 TL tutarlı teminat mektubu dışındaki iki adet teminat mektubunun cezai şart nedeniyle nakde çevrildiğinin kabulü doğru görülmemiştir. Zira ikinci sözleşmede davalı tarihsiz taahhütten açıkça vazgeçtiğini belirtmediği gibi ilk sözleşme kapsamında tahsil edilen cezai şartı iade etmeyeceğini de belirtmemiştir. Hal böyle olunca, 03.06.2016 tarihli yeni bayilik sözleşmesinde, bu sözleşmeyle sadece daha önce verilen 05.01.2015 tarihli ve 250.000,00 TL bedelli teminat mektubundan kaynaklanan hak saklı tutulduğundan, ilk sözleşme kapsamında nakde çevrilen teminat mektuplarından taahhüt belgesi uyarınca iadesi gereken tutar belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
KALDIRILMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ceza Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog