1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; müvekkil şirketin internet reklamcılığı alanında 9 yıldır faaliyet gösteren, resmi olarak... rozeti olan bir şirket olduğunu, davalı ...'in müvekkil şirketin çalışanı olarak 29.09.2015-07.04.2016 tarihleri arasında çalıştığını, işveren davacı ile davalı arasında çalışma alanının gerekliliğinden dolayı 5 yıl geçerli olmak üzere Rekabet Yasağı Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalı işçi 5 yıl süre ile internet reklamcılığı alanında faaliyet göstermeyeceğini, işveren şirket ile ilgili yapmakta olduğu iş ve işinin konusu ve işleyişi hakkında şirketin çalışma prensipleri ve koşulları hakkında olan konuları özel hayatında kimse ile paylaşmayacağını, aksi taktirde işveren davacı şirketin davalı işçiden tazminat talebinde bulunabileceğini tarafların kararlaştırdığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesi, işçi davalının 07.04.2016 tarihinden itibaren işten ayrılması ile sona erdiğini, davalının yeni çalıştığı işyerinde, önceden çalıştığı müvekkil şirketin müşteri portföyünü müvekkil şirket çalışanı gibi kullanarak aramalar yaptığı, müvekkil şirketin müşterilerinden tahsilatlar yapmaya çalıştığı, hatta defalarca müvekkil şirket çalışanı gibi tahsilatlar yaptığını, davalının çalıştığı işyeri Facebook kayıtlarına göre daha 1 aydır faaliyet gösteren bir işyeri olmasına rağmen müvekkil şirketin müşterilerini referans olarak kullandığı, sanki uzun yıllardır çalışan bir işyeri imajı yaratmaya çalıştığı, müvekkil şirket yetkililerince tespit edildiği, müvekkil şirket, müşterilerine sunmuş olduğu internet reklamcılığı hizmetlerini sunmaya devam ederken, davalı, davacının müşterilerine hizmet süresinin sona erdiğinden bahisle sistemi kapatıp verilen hizmeti durdurmakla tehdit ederek tahsilat yapmaya çalıştığını, müvekkil şirketin müşterilerine ulaşarak müvekkil şirketten arıyormuş gibi tahsilatlar yapmaya çalıştığını, davalının, davacı ile imzalanan rekabet yasağı sözleşmesine rağmen, 5 yıllık süre içerisinde aynı faaliyet alanında çalışan ve aynı işi yapan bir işyerinde çalışması, müvekkil şirketin müşteri portföyünün davalı tarafından bu şekilde davalının yeni çalıştığı şirketten aranması, kullanılması, tarafların arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesini ihlal eder mahiyettedir ve müvekkil şirketi maddi ve manevi olarak zarara uğratması nedeniyle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere arttırılmak üzere şimdilik 2.000 TL maddi zararı ile 20.000 TL manevi zararının davalıdan tazminine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın davasında işçi - işveren arasında imzalanmış olduğunu iddia ettiği bir rekabet yasağı sözleşmesine dayandığını, dava dilekçesinde, taraflar arasındaki ilişkinin işçi-işveren ilişkisi olduğu ve davacı taleplerinin hizmet akdinden kaynaklandığından yetkili görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğundan dosyanın görevsizliğine, davacı tarafın rekabet yasağına dair beyan ve iddiaları her ne kadar soyut, asılsız ve gerçeğe aykırı olduğu taraflar arasında bir rekabet yasağı sözleşmesinin mevcut olduğu varsayılsa bile bu tarz sözleşmelerin geçerliliği için birçok yasal şartın bulunduğu ve bu şartların hiçbiri somut olayda mevcut olmadığı gözönünde tutulmalı ve buna göre değerlendirme yapılması gerektiği, davacının rekabet yasağının konulmasında olmadığı gibi sürdürülmesinde de hukukça korunacak gerçek bir menfaati bulunmadığını, rekabet yasağına dair şartın geçerli olabilmesinin ancak işçinin işverenin gizli bilgilerini, sırlarını öğrenip bunlardan yararlanarak işverene kendisini duyuracak ölçüde zarar verebilecek nitelikte mümkün olduğunu, bu zararın gerçekten ortaya çıkabilecek olması, işverenin bundan kaçınmasına imkan bulunmaması gerektiğini, davalının, davacı şirkette yürüttüğü telefonla satış danışmanlığı hizmeti, sektördeki en alt pozisyonlardan biri olduğunu, yapılan işin niteliği gereği bu pozisyondaki bir kimsenin müşterileri ancak çok sınırlı biçimde tanıyabileceği, şirketin sırlarına vakıf olamayacağı, yetki ve görevi düşünüldüğünde istese dahi şirketle haksız rekabete girişemeyeceğinin açık olduğu, telefonda satış yapan bir çalışanın, gizli kalması gereken bilgilere, ticari sırlara ulaşamayacağı ve nüfuz edemeyeceğini, sadece çalışılan firmaları bilmenin rekabete imkan verecek bir durum olmadığını, zira bunların gizli ve sır niteliğinde olmayıp özellikle sektördeki herkesin kolaylıkla sahip olabileceği bilgiler olduğunu müvekkilinin davacı şirkette Temmuz 2013 - Nisan 2016 arasında toplam 33 ay çalışmış ve 04.04.2016 tarihinde keşide ettiği bir ihtarname ile, iş akdini emeklilik için gerekli şartları doldurmuş olmasından ötürü feshettiğini, aynı ihtarnamede, davacı şirketten kıdem tazminatının ve diğer yasal haklarının ödenmesini talep ettiğini, ancak, davacı şirket ihtarnameyi tebliğ aldıktan sonra müvekkiline herhangi bir tazminat ödemesi yapmadığı gibi; davalının davacı şirkette sadece 29.09.2015 - 07.04.2016 tarihleri arasında sadece 6 ay kadar bir süreyle sigortalı olarak gösterildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafın işbu davayı açmakta maddi bir dayanağı olmadığı gibi, bir hukuki yararı da olmadığını, işverenin işbu davayı, kendisine karşı açılabilecek bir tespit ya da alacak davasına engel olmak, an işe iade davasında bir savunma dayanağı ya da delil olarak kullanmak, mesnetsiz de olsa yeni bir davayla işçiyi maddi ve manevi olarak zora koşmak, mümkünse haklı taleplerinden vazgeçirmek vb. maksatlarla açmış olabileceğinden haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti; Taraflar arasında rekabet yasağı sözleşmesinin olup olmadığı, sözleşme var ise davalının sözleşmeye aykırı davranarak davacı şirketle aynı faaliyet alanında bulunan ... adlı bir işyerinde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise davacı şirketi maddi ve manevi anlamda zarara uğratıp uğratmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava, Rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık nedeniyle 2.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi zararın istemine ilişkindir. Davalının ... ve Tasarım Hizmetleri Ltd.Şti'inde çalışmadığı, ... .. Ltd.Şti'nin 17.08.2017 tarihli cevabından ve SGK kayıtlarından anlaşılmıştır.
Taraflar arasında tarihsiz olarak imzalanan Rekabet Yasağı Sözleşmesinin 2.maddesinde ; "... İşçinin işten ayrılması durumunda 5 yıl süreyle sınırlı olmak ve Ege Bölgesi sınırlarında geçerli olmak üzere, işveren şirketin faaliyet gösterdiği reklamcılığı sektöründe çalışmayacağını taahhüt eder...." şeklinde düzenlemenin bulunduğu görülmüştür. Davalının, davacı şirketle olan iş akdini 04.04.2016 tarihinde feshettiği tarafların kabulündedir.
Davacı ile davalı arasında belirsiz iş sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile davalı hakkında rekabet yasağının ön görüldüğü, 04.04.2016 tarihinde davacı şirketteki çalışması sona eren davalının davacı tarafın iddia ettiği gibi dava dış... Web Tasarım Hizmetleri Ltd.Şti. firmasında çalışmaya başladığının kanıtlanamadığı, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 2 ve3. maddeleri uyarınca süresi dolmadan sözleşmenin işçi tarafından feshedilmesi halinde miktar belirtilmeden tazminatın ödeneceğinin, ayrıca davalı, davacı şirketten ayrıldıktan sonra aynı iş kolunda (5) üç yıl süreyle görev alamayacağının kararlaştırıldığı, bu düzenlemenin TBK'nun 455. Maddesinde belirtilen 2 yıllık süreye aykırı olduğu, ayrıca TBK'nun 420/1. Maddesi gereğince hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan cezai şartın geçerli olmadığı, bu haliyle sözleşmedeki hükümlerin davalının iktisadi geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde güçleştirdiği, dolayısıyla taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki rekabet yasağı şartının geçerli olmadığı, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafın talepte bulunamayacağı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Yargıtay Yüksek ... Hukuk Dairesinin 30.06.2015 tarih... karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.
1.Davacı tarafından açılan ;
a)Maddi tazminat davasının REDDİNE,
b)Manevi tazminat davasının REDDİNE,
2.Davacı taraftan peşin yatırılan 375,71 TL harcın alınması gerekli maktu 35,90 TL harca mahsubu ile artan 339,81 TL harcın karar kesinleştikten sonra istemi halinde davacıya ödenmesine ,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Maddi tazminat yönünden davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. Maddesine göre nisbi 2.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5.Manevi tazminat yönünden davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu nisbi 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6.Kararın kesinleşmesinden sonra kalan avansın davacı tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekilleri hazır olduğu halde verilen kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf - temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi .. 20/03/2018 Katip ... E imza Hakim ...
(e-imzalıdır)