Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/51
Karar No
K. 2022/51
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/51 Esas - 2023/587

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ANKARA

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/51 Esas
KARAR NO: 2023/587
DAVACI: .....
VEKİLİ: Av. .....
DAVALI: .....
VEKİLİ: Av. .....
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/01/2022
KARAR TARİHİ: 26/09/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 08/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... sınırları dahilinde bulunan müvekkiline ait kırma eleme tesisinde davalı elemanları tarafından müvekkilinin bilgisi ve muvafakati olmaksızın 21/06/2021 günü elektrik panosunun bulunduğu konteyner ve müştemilatın yanlış müdahale sonucunda yanarak kullanılmaz hale getirildiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında bir bağlantı olmadığını, olay öncesinde de elektrik tesisatında bir arıza olmadığını, davalı şirket çalışanlarının ağır kusuru sonucunda meydana gelen hasarda müvekkilinin maddi kayıplara uğradığını, ..... D.İş. sayılı dosyasından yapılan hesaplamada elektrik, makine ve inşaat yönünden 128.823,00 TL hasara uğradığının ortaya çıktığını, müvekkilinin davalıya maddi zarar ile iş gücü kaybının tazmini için başvuru yapılmış ise de sonuçsuz kaldığını belirterek şimdilik, maddi zarar karşılığı olarak belirsiz alacak davası olarak 10.000,00 TL, eski hale getirilmesi için geçen süreye karşılık olmak üzere iş gücü kaybı olarak belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL olmak üzere toplam 11.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği görülmüştür.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket elemanları tarafından davacıya ait panoya bir müdahalede bulunulmadığı, davacı şirkete giden havai hatta yapılan onarımın yangına sebep olduğunu gösteren bir delilin mevcut olmadığı, havai hatta onarım yapıldığı zaman diliminde bölgede elektrik kesintisi bulunduğu, çıkan yangında davacının da gerekli önlemleri almadığının ceza soruşturma dosyasından alınan raporlardan anlaşıldığı, meydana gelen olayda müvekkiline atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davalının haksız eylemi dolayısıyla davacının uğradığı maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Taraflarca dayanılan deliller toplanmış, ..... sayılı soruşturma dosyası, ..... D.İş. sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, ... kayıtları, ... A.Ş.'den elektrik kesintilerine dair bilgiler, trafik tescil kayıtları celp edilerek incelenmiş, uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.

Davaya konu yangın vakıasına dair yürütülen ceza soruşturmasına ilişkin ..... sayılı dosyasının incelenmesinden; yürütülen soruşturma neticesinde, "soruşturma kapsamında suça konu yerde keşif-bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişice sunulan raporda; "Söz konusu yangının meydana geldiği, ..... için; gerek dosyadaki bilgi ve belgeler üzerinde ve gerekse olay yerinde yaptığım incelemeler neticesinde yukarıda yapılan detaylı açıklamalar ile olay yerinde çektiğim resimlerin altında yapılan açıklamalarda da görüleceği üzere, bahse konu yangında; herhangi bir kasıt, dikkatsizlik ve ihmal olmaksızın tamamen ön görülemeyen detaylı teknik eksikliklerden çıktığı ve ön görülemeyen bir kaza olduğu kanaatine varıldığından herhangi bir kusur oranının belirlenmesi değerlendirilmesi yapılmamıştır" hususlarının belirtildiği, hal böyleyken şüphelilerin atılı suçu işlediklerine dair dosyada dava açmaya yeter bir delilin bulunmadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair 05/11/2021 tarihli kararın verildiği ve bu kararın,.....'nin 20/01/2022 tarih ve ..... D.İş. sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce dosya, makine mühendisi, inşaat mühendisi, elektrik mühendisi, mali müşavir ve maden mühendisi bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş olup bilirkişi heyetince düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporları ile özetle; "davaya konu yangının ve yangın zararların meydana gelmesinde davacı ve davalı tarafların herbirinin %50 (Yüzde Elli) oranında kusurlarının bulunduğu, .....

D. İş sayılı dosyasında alınan

09.07.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirlenen hasar bedellerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu değerlendirmesine katılmakta olup, davacı hasar zararlarının; 5.425,00 TL makine hasarı zararı,

89.850,79 TL elektrik hasarı zararı,

21.548,00 TL inşaat hasar zararı olmak üzere toplam 116.643,79 TL olduğu, davacının da zararın meydana gelmesinde müterafık kusurlu olduğunun kabulü halinde davacı şirketin davalı şirketten 58.321,90 TL hasar bedeli talep edebileceği, davacı alacağının, hasar bedeline hasar tarihi olan 21.06.2021 tarihinden itibaren ticari faiz talep edebileceği, davacının iş gücü kaybının Mayıs-Ağustos 2021 dönemleri incelenmesi ve yanan elektrik panolarının 2 ay sonra değişmiş olması bu süre içerisinde de çalışma ve mesai ödemelerinin devam ettiği de dikkate alındığında davacının iş gücü kaybı olmadığı, ancak yüce mahkeme tarafından yangın günü elektriğe bağımlı çalışan bölümlerin iş gücü kaybının takdir edilmesi durumunda davacının yangın günü elektriğe bağımlı çalışan işçilerinin maliyetinin 3.240,48 TL olduğu" yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda davacı vekili, 21/06/2021 günü, ..... davacıya ait kırma eleme tesisindeki elektrik direğine bağlı telin, ... plakalı kamyonun geçişi esnasında damperinin açılması sonucunda koparak zarar gördüğü, bu nedenle elektriğin de kesilmesi üzerine çağrılan elektrik teknikerinin işlemleri sırasında davalının çalışanlarının habersiz olarak elektrik tesisatına müdahalesi neticesinde çıkan yangın sonrasında müvekkilinin maddi hasara uğradığı iddia edilmiş; davalı vekilince ise, ... plakalı aracın müvekkiline ait olmadığı, müvekkili şirket çalışanları tarafından elektrik hattına müdahale edilmediği savunulmuş, davanın reddi istenmiştir. ... plakalı aracın celp edilen trafik tescil kayıtlarının incelenmesinden, ilgili aracın olay tarihinde dava dışı ... isimli kişiye ait olduğu, araç sürücüsü ...'nin ceza soruşturma dosyasından alınan ifadesinde, aracı ...'in ricası üzerine bir günlüğüne kullandığını beyan ettiği, tüm dosya kapsamında yer alan kayıt ve belgelerden ise ...'in dışarıdan taşımacılık hizmeti verdiği, mahkememizce taraf beyanlarına göre HMK'nın 31. maddesi kapsamında verilen süre içerisinde davalı vekili tarafından ... ile davalı arasında yazılı bir sözleşmenin olmadığı, ...'in olay günü dava dışı ... Ltd. Şti.'nin yükünü taşıdığı bildirilerek adı geçen şirket ile ... arasında düzenlenen bir nakliye faturasının sunulduğu anlaşılmıştır.

Davacı tarafından davalı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında, bu şirketin ortaklarının davalı şirket ortaklarından birinin çocukları olduğu, savcılık soruşturma dosyalarındaki ifadelerden de iki şirketin aynı olduğunun anlaşıldığından bahisle, organik bağ bulunduğu iddia edilmiş, davalı tarafından bu iddia reddedilmiştir. Davacının organik bağ iddiası yönünden her iki şirketin getirtilen ticaret sicil kayıtlarının tetkikinden, faaliyet merkezlerinin ve ortaklarının birbirinden farklı olduğu, şirketlerin faaliyet konularının benzer olmasının yada davacının iddiası kapsamında akrabalık bağının varlığının organik bağın kabulü için tek başına yeterli olmadığı (Benzer şekilde: ......'nin 01/04/2021 tarih ve .....), sonuç olarak davacının organik bağın varlığı iddiasının sunulan deliller ile celp olunan kayıt ve belgeler kapsamında kabulüne olanak bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Eldeki teknik bulgulara göre hakim, kusur oranını kendisi belirleyebilir (Emsal: ....'nin 15/02/2021 tarih ve ..... sayılı ilamı). Bu bağlamda, gerek mahkememiz dosyasına gerek ceza soruşturma dosyasına mübrez kayıt ve belgeler ile getirtilen ... kayıtlarından davalı ile dava dışı araç maliki ... ve sürücüsü ... arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığının, olay anındaki taşıma faaliyetinin ... tarafından dışarıdan verilen taşımacılık hizmeti kapsamında gerçekleştirildiğinin anlaşılmasına göre, yükün davalıya ait olduğunun kabulü ihtimalinde dahi davalı şirketin ... plakalı aracın elektrik telini koparması sonucunda oluşan zarardan sorumlu tutulabilmesi için TBK'nın 66. maddesinde öngörülen işçi-işveren arasındaki tabiiyet ilişkisi oluşturacak şekilde davalıya denetim ve gözetim yetkisi verilmiş olması gerekir (Bu hususta: ....'nin 18/04/2005 tarih ve ..... sayılı ilamı, ....'nin 01/12/2016 tarih ve ..... sayılı ilamı, ....'nin 09/04/2014 tarih ve .....sayılı ilamı, ......'nin 30/09/2004 tarih ve ..... sayılı ilamı). Ancak ... plakalı araç ile yapılan taşıma faaliyeti bakımından davalı şirketin araç maliki veya sürücüsü üzerinde TBK'nın 66. maddesinde öngörülen işçi-işveren arasındaki tabiiyet ilişkisi oluşturacak şekilde denetim ve gözetim yetkisini haiz olduğunun dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile dayanılan deliller kapsamında kesin olarak kabulüne olanak bulunmadığı anlaşılmış, bu bağlamda ... plakalı araç ile gerçekleştirilen zarardan doğan talebin davalıya yöneltilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Kopan tele davalı çalışanları tarafından habersiz olarak yapılan müdahale sonucunda çıkan yangın sebebiyle oluşan zararın tazmini talebi bakımından ise; somut olayın bir bütün olarak incelenmesinden, kopan telin tamiri için dışarıdan hizmet verdiği anlaşılan elektrik teknikeri ... tarafından yapılan işlemler sırasında davacı tarafından davalı şirket çalışanı olduğu iddia edilen kimselerce şalterin açılması sonrasında oluşan kısa devre sonucunda elektrik panosunda çıkan yangın neticesinde davacıya ait emtianın zarar gördüğü anlaşılmıştır. İlk olarak dava dışı ... ile davanın tarafları arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığı sabit olup bu nedenle kural olarak adı geçenin eylemlerinden davalı şirketin sorumlu tutulmasına olanak bulunmamaktadır. Bunun yanında mahkememizce celp olunan davalı şirketin ticaret sicil kayıtları ile ... kayıtlarının tetkikinden, ...'un soruşturma dosyasında alınan ifadesinde adı geçen ve soruşturma kapsamında ifadeleri alınan kişilerin olay tarihinde davalı şirketin yetkilisi veya çalışanı olduğuna dair bir kaydın da bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafından davalı şirket çalışanlarının kimseye haber vermeden elektrik tesisatına müdahale ettikleri ileri sürülmüş ise de, çalışmanın davacı şirketin işyerinde, yani kendi riziko alanında gerçekleştiği, bu nedenle yapılan çalışmalardan davacının haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, soruşturma aşamasında alınan ifadelerden davacı şirket çalışanlarının da yapılan çalışmalara şahit olduklarının anlaşıldığı, çalışmalar sırasında davalı şirket çalışanlarının habersizce trafo odasına girerek şalteri açmaları suretiyle kısa devre oluşmasına ve yangına sebebiyet verdiklerine dair iddia bakımından da aynı gerekçelerle birlikte söz konusu eylemin davalı şirket çalışanları tarafından gerçekleştirildiği iddiasının tüm dosya kapsamı çerçevesinde soyut mahiyette kaldığı ve mevcut hukuki durum karşısında davalı şirketin sorumluluğunun varlığının kesin olarak kabulüne olanak bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davacı şirketin maruz kaldığı maddi zarardan davalı şirketin %50 oranında sorumlu olduğuna dair bilirkişi raporunda yapılan tespite mahkememizce itibar edilmesine olanak bulunmamıştır.

Son tahlilde; tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; bilindiği üzere, kural olarak bir hakkı dava etme yetkisi o hakkın sahibine ait olup, buna aktif husumet, bir hakkın kendisinden istenebilecek durumunda olan yani hakka uymakla yükümlü kişi ise borçlu kişi olup, buna da pasif husumet denilmekte olup bir davada gerek aktif ve gerekse pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece re'sen gözetilecek hususlardan olduğu ve şayet husumet ehliyeti yok ise, davanın bu sebep ile reddedileceği tabii olup yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı şirketin davaya konu yangın sebebiyle oluşan zarardan, haksız eyleme katılan, istihdam eden ve diğer sebeplerle sorumlu olduğunun kanıtlanamamış olmasına göre davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş, son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın pasif husumet yokluğundan reddine,

2.Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 187,86 TL ve 865,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.052,86‬ TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 783,01 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/09/2023 Katip .....

(e-imzalıdır)

Hakim .....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog