Esas No
E. 2025/237
Karar No
K. 2025/295
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2025/237 - Karar No:2025/295

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/237

KARAR NO: 2025/295

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15.01.2025

NUMARASI : 2025/30 E

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 12/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 12/03/2025

Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talepli davada mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili özetle; müvekkiline ait aracın bakım ve motor revizyonu için 08.11.2023 tarihinde davalıya ait iş yerine bırakıldığını, aracın serviste 1 ay kadar kaldığını, müvekkilinin iş için toplam 40.000 TL ödediğini, ödemelerin 22.500 TL'sini ilgili iş yerinin ortak çalıştıklarını beyan ettikleri ... adlı kişiye elden olmak suretiyle, yine eft yoluyla 09.11.2023 tarihinde 7.500 TL gönderdiğini, geriye kalan 10.000 TL'yi de 16.11.2023 tarihinde eft yoluyla ...'a gönderdiğini, müvekkilince fatura verilmesi talep edilmiş ve bilgilendirme yapmasını istemiş ise de; servisin fatura vermekten imtina ettiğini, ...'a whatsapptan ödemelerle ilgili mesaj atıldığını, ancak bilgi alınamadığını, müvekkilinin aracını teslim aldıktan kısa bir süre sonra araçta sıkıntılar meydana geldiğini, aracın stop ettiğini, motordan ses ve is kokusu geldiğini, yağ damlattığını, hararet yaptığını, müvekkilinin bu sıkıntıları defaatle onarım ve bakımı yapan servise bildirdiğini, ancak servisin sahibi davalı ...'ın her seferinde müvekkilini oyaladığını ve araçla ilgili sorunları bir çözüme ulaştırmadığını, aracın yaptırılamadığını ve müvekkilinin aracı kullanamadığından dolayı mağdur olduğunu, bunun üzerine Ankara 19. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/10 D.İş sayılı dosyasında aracın ayıplı olduğuna, ayıbın niteliğinin ve araç üzerindeki ayıp bedelinin tespitine ve kazanç kaybına ilişkin delil tespiti yaptırılarak bilirkişi raporuna dayanılarak davalı aleyhine Ankara 8. Genel İcra Dairesi'nin 2024/10682 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının icra dosyasına süresi içinde itiraz etmediği ve haczin kesinleştiği takibine istinaden davalı adına kayıtlı olan ... plakalı araçlar üzerine haciz konulduğu, ... plakalı araç hakkında da yakalama çıkartılarak aracın otoparka çekildiği ve satış işlemlerinin başlatıldığı, bu süreç devam ederken davalının Ankara 4. Genel İcra Dairesi 2024/60297 sayılı dosya ile ... plakalı araçlara konulan haciz ve ... plakalı araç hakkında çıkarılan yakalama nedeniyle ticari zarar ve araç mahrumiyetine ilişkin haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını, müvekkili yurt dışında bulunduğundan e-tebliğ ile gönderilen ödeme emrinden haberdar olamadığını ve itirazda bulunamadığını, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını öne sürerek İİK 72/2. maddesi uyarınca davalı tarafça başlatılan Ankara 4. Genel İcra Dairesi 2024/60297 sayılı icra takibinde her türlü icra ve satış işlemlerinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; "İİK’nın 72/3 maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği öngörülmüş olup, somut olayda iş bu menfi tespit davası takipten sonra açılmış olduğundan davacı vekilinin takip işlemlerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar" vermek gerektiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddia ve vakıaları tekrarla, mahkemenin İİK 72/3 madde hükmü gereğince menfi tespit davasının takipten sonra açılmış olmasını gerekçe göstererek ihtiyati tedbir talebini reddettiği, ancak bu kararın hatalı olduğu, davalının kötüniyetli olarak icra takibi başlattığı, bu durumun açıkça hukuki koruma gerektirdiği,

İİK 72/3. maddenin ihtiyati tedbir taleplerine mutlak bir yasak getirmediği, yalnızca belirli koşullarda kısıtlayıcı düzenleme yaptığı, özellikle borçlu tarafından gecikmeden doğacak zararların karşılanması amacıyla uygun bir teminat gösterilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,

HMK 389 ve 390 maddeler gereğince, uyuşmazlık konusu hakkında mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı veya imkansızlaşacağı hallerde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, müvekkilinin aleyhine başlatılan bu icra takibinin durdurulmaması halinde, doğacak zararın telafisinin imkânsız hale geleceği,

HMK 390/1 madde gereğince, tedbir talep eden tarafın dilekçesinde tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmesi, ayrıca davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık ispat etmesi gerektiği, dosyada sunulan deliller ve açıklamalardan bu koşulların karşılandığının görüleceği, mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddiyle müvekkilinin telafisi mümkün olmayan maddi ve manevi zarar görmesine yol açtığı, icra takibi nedeniyle müvekkilinin ekonomik durumunun zarar göreceği ve ayrıca dava süresince oluşacak hak kayıplarının telafisi güç hale geleceği, nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 21.02.2014 tarih, 2013/1 esas sayılı kanun hükmünde kararında; ''Dava; Anayasanın 36 Maddesi ile '' hak arama '' hürriyeti kapsamında herkese tanınmış olan temel bir hukuki koruma ve korunma yöntemidir. Dava yönteminin yasalarla önceden belirlenmiş bir süreci vardır ve bu süreç de ayrıntılı bir incelemeyi gerektirir. Bu süreçlerin tamamlanması aşamasında, hakkın özünün zarar görmemesi için geçici hukuki korumalara hep ihtiyaç duyulmuş ve bu konudaki gereklilik gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bazen geçici tedbir taleplerinin karşılanması, asıl yargılamanın önüne geçmektedir. Bu bağlamda gerek davadan önce gerekse dava sırasındaki geçici hukuki korumalar, kişilerin haklarının korunması bakımından ve özellikle hak arama hürriyetinin etkin olarak gerçekleşmesi bakımından hayati bir misyona sahiptir. Diğer bir ifadeyle, hukuki korunma talebini günümüzde, hak arama hürriyetinin en etkin bir ''unsuru'', ''enstrümanı'' ya da '' ayrılmaz bir parçası olarak tanımlanabilir.'' şeklinde açıklama getirilerek ihtiyati tedbir müessesinin öneminin açık bir şekilde vurgulandığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında ihtiyati tedbire ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.) İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,

2.) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3.) İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog