12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/129 E. , 2025/568 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/1-2-4. maddeleri uyarınca 22.750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık ve katılanın temyizi üzerine Dairemizin 28.06.2021 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/1-2-4. maddeleri uyarınca 22.750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz sebepleri; sanık hakkında bilinçli taksir ve olası kast hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; camide düzenlenen yaz dönemi Kuran kursuna katılan öğrencilerin camide görevli hocaları ile birlikte olay günü yüzme havuzuna gittikleri, kurs sorumlusu tarafından öğrenci velilerinden söz konusu etkinliğe katılma izni alındığı, Sarıoğlu ismiyle geçen tesiste; biri çocuklar, diğeri ise yetişkinler için ayrılmış iki havuz bulunduğu, bu iki havuzun birbirinden ayrılmasını sağlayan bir bölmenin mevcut olduğu, olay sırasında 13 yaşında olan ölenin yetişkin havuzuna girdiğini gören kimsenin bulunmadığı, grup arkadaşlarının havuzun dibinde bir çocuğun hareketsiz durduğuna yönelik bağrışmaları üzerine aşamalarda birbiri ile ve sanık ...’nın beyanları ile uyumlu beyanlarından anlaşılacağı üzere; tesiste hem garsonluk hem de yapılan incelemeler neticesinde cankurtaran belgesi olmaksızın sanıkla birlikte cankurtaranlık yapan ... ve bir başka müşteri tarafından havuzdan çıkarılan ...’ın kesin ölüm sebebinin tespiti için aldırılan 14/01/2015 tarihli Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 107 numaralı kararında; küçüğün ölümünün suda boğulma ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, olayın meydana geldiği havuzu fiilen işleten sanığın, olayın meydana geldiği havuzu işletmesini sağlayan kira sözleşmesinin kiralayan tarafının dava dışı oğlu ... olduğunu beyan etmesi üzerine davadışı ...'nın dinlenerek havuzu fiilen işleten olmadığını, o tarihlerde öğrenci olduğunu ve babasının daha önceki mükellefiyetiyle ilgili çeşitli borçlarından dolayı kendisi adına işletildiğini beyan ettiği, sanık savunmalarında kendisini işlettiğinin ikrar ettiği, mahkeme yapılan kolluk araştırmasında da ancak geriye dönük 5 ve 2 yıl üzerinden itibariyle olay tarihi olan 2014 yılında bu havuzda çalışmayan kişilerin beyanlarına başvurulduğu, dolayısıyla suç tarihinde tanık ...'nın bu havuzu fiilen işlettiğine dair kesin bir saptama yapılamadığı anlaşılmakla, suç tarihinde havuzu fiilen işletenin sadece sanık ... olduğu kanaatiyle bir kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılanın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının ve dayanak kanun maddelerinin gösterilmemesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 8.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 1 numaralı paragrafın 3 ve 4.bendinin çıkarılarak yerine "Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine,
TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine;
TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 25 TL olarak hesabıyla 22.750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2025 tarihinde karar verildi.