Esas No
E. 2021/2470
Karar No
K. 2025/1132
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2021/2470 E.  ,  2025/1132 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/102 E., 2020/262 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.02.2020 tarihli kararıyla bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz isteği; Yerel Mahkemenin paraya çevirmeme gerekçesi incelendiğinde bozma kararına konu 03.03.2016 tarihli kararın gerekçesinden hiç farkı olmadığı, karar gerekçesi bu haliyle ilk gerekçenin bir kopyası olup ve yine yasal dayanaktan yoksun olduğuna, bu gerekçenin de mesnetsiz ve çelişkili olduğuna, bir taraftan müvekkil sanık hakkında TCK 62 hükmü ile cezada indirim uygulanırken öte taraftan sanığın dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği ve suça meyilli olduğu kabulü ile TCK 50-51 gibi ceza ertelemesi ve alternatif paraya çevirme v.b. yaptırımların uygulanmamasına karar verilmesine anlam vermenin mümkün olmadığına, olayımızda taksirin ağır hali olan bilinçli taksir dahi bulunmadığına, Yerel Mahkemenin bir önceki kararında sadece ehliyetin geri alınması süresinde değişiklik yaparak aynı gerekçe ile aynı tecziye hükmünü oluşturmuş olduğuna, Yerel Mahkemenin vermiş olduğu 19.10.2020 tarihli tecziye kararının esasen bir direnme kararı niteliği taşıdığına, bozma gerekçesine aykırı şekilde yine aynı hükmün kurulmuş olduğuna, bu itibarla usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 15.00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile Afyon istikametinden Konya istikametine, bölünmüş 7 metre genişliğindeki asfalt kaplama yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiği esnada önünde aynı istikamete sağ şeritte seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki çekici ve arkasına takılı olan yarı römorku sollama yaparak geçmek üzere sağ şeritten sol şeride geçmek istediğinde, aracının sağ ön tarafı ile yarı römorkun sol arka kısımlarına çarpması neticesinde sanığın aracında yolcu olarak bulunan ...'ın ölümüne neden olduğu, mahkemece sanığın tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.02.2020 tarihli ilâmıyla; "...Olay günü saat 15.00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile Afyon istikametinden Konya istikametine, bölünmüş 7 metre genişliğindeki asfalt kaplama yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiği esnada önünde aynı istikamete sağ şeritte seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki çekici ve arkasına takılı olan yarı römorku sollama yaparak geçmek üzere sağ şeritten sol şeride geçmek istediğinde, aracının sağ ön tarafı ile yarı römorkun sol arka kısımlarına çarpması neticesinde bir kişinin ölümü ve şikayeti bulunmayan on sekiz kişinin yaralanmasına neden olduğu, mahkemece sanığın tam kusurlu olduğunun tespit ve kabul edildiği olayda; CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, 18/02/2016 tarihli duruşmada lehe hükümler istemi bulunan sanığın sabıkasının olmaması, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması, iyi hali nedeniyle cezada TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılması, ölenin yakınlarının sanıktan şikayetçi olmaması dikkate alınarak, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle, CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verilerek sanığın savunması alınmış ve sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

TCK’nın 50. ve 51. maddelerinde düzenlenen müsseselerin uygulanıp uygulanmayacağının hakimin takdirinde olup, mahkemece paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin olarak "...Sanığın suçun işlenmesindeki özellikler, meydana gelen zararın ağırlığı, mahkememizde sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığı anlaşılmakla..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması, yasaya aykırı olmakla birlikte ilamda gösterilen esaslara uygun karar verildiği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kadınhanı Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog