2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
...
Av. ... ..
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/05/2018 tarihinde sürücü ... idaresindeki... plakalı araç ile seyir halinde iken ... sulama kanalı köprüsünde önünde giden plakası ve markası tespit edilemeyen bir aracın ani fren yapması neticesinde bu araca çarpmamak için kendisinin de ani fren yaptığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek köprü bariyerlerine çarptığı sırada sürücü ... idaresindeki... plakalı araç ile çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ... plakalı aracın davalı ... tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı ... şirketine 05/04/2019 tarihinde başvuruda bulunduklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL geçici, 100 TL sürekli işgücü kaybından ve 100 TL bakıcı giderinden kaynaklanan 300 TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihini müteakip 8. İş gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 07/09/2022 havale tarihli dilekçesinde, tarafların sulh olduğunu, birbirlerini ibra ettiklerini, sulh protokolü uyarınca karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili 07/03/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, davacının kazanın meydana gelmesindeki ve kendi yaralanmasındaki müterafik kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, tarafların kusur oranlarının ve davacının maluliyetinin tayini için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacı yanın faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin sulhe ilişkin dilekçesinin bir sureti davalıya tebliğ edilerek iki hafta içerisinde beyanda bulunulması istenmiş ve beyanda bulunulmaması halinde aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedileceği sonucuna varılarak karar verileceği ihtar olunmuş ancak herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.
Davalı vekili tarafından 18/10/2022 tarihli dilekçe ile davacı ile sulh olduklarını herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettikleri görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davacı vekilinin 07/09/2022 havale tarihli dilekçesinde, tarafların sulh olduğunu, birbirlerini ibra ettiklerini, sulh protokolü uyarınca karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi sonucunda; Davanın açılmasından sonra tarafların işgücü kaybından ileri gelen tazminat ve miktarı konusunda anlaştıkları, bu anlaşma gereğince davacıya ödeme yapıldığı, davacı vekilinin sulh dilekçesi ile davalı ... ile tazminat miktarı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda uzlaştıklarından davanın konusuz kaldığı belirtildiğinden, davanın konusu kalmadığından konusu kalmayan davanın esası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek HMK'nın 320/1 md. gereğince; basit yargılama usûlüne tabi davalarda, mümkün olan hâllerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşıldığından mahkememizce başkaca bir delil araştırılması cihetine gidilmemiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davanın sulh nedeniyle konusuz kaldığı gözetilerek esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2.Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasında yer olmadığına,
3.Davacının yapmış olduğu 897,68 TL yargılama gideri ile peşin alınan 80,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4.Tarafların birbirinden vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL Arabuluculuk Ücretinin 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda 6763 sayılı yasa ile değişik 6100 sayılı yasanın 341.md gereğince miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2022 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)