6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/301 Esas - 2024/544
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Banka Alacakları İcra Dairesinin .... ... ... esas sayılı dosyası kapsamında davacının davalıya bir borcu olmadığının tespitine, takibe konu senedin iptaline, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın haksız ve hukuken kabul edilebilir bir yönü bulunmadığını, davacı-borçluların takibi sürüncemede bırakmak amacıyla açmış olduğu davanın reddi gerektiğini beyanla davanın reddine, davacı hakkında takip tutarının %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ilk olarak ..... .... .... E. Sayılı dosyasının Uyap üzerinden incelenmesinde; dosya kapsamında 30/05/2024 tarihinde haricen tahsil bildiriminde bulunulduğu, tahsil harcının ödendiği, 31/05/2024 tarihli karar/tensibi ile dosyanın "Haricen Tahsil ile işlemden kaldırılmasına," dair karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 29/05/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle teminat mektubunun davalı bankaya iade edildiği beyan edilmiş, yine davacı vekili 08/10/2024 tarihli duruşmada özetle; " Dava dilekçemizi tekrar ederiz, eksik hususların giderilerek dosyanın bilirkişiye tevdiini talep ederiz, müvekkil ödeme yapmış ise de bu ödeme aleyhine haciz işlemi yapılmaması içindir." hususlarını belirtmiştir.
Davalı vekili 08/10/2024 tarihli duruşmada özetle; "3. Şahıs davacı tarafın borcunu ödemiştir, haricen tahsil bildirimi üzerine icra dosyası kapatılmıştır, borç davadan sonra ödenmiş, dava konusuz kalmıştır fakat davadan sonra ödendiği için yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz bulunmaktadır, karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasına talep ederiz. " hususlarını belirtmiştir. Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı yan özetle davaya konu icra takibine dayanak gösterilen kambiyo senedinin esasen davacının sahibi olduğu dava dışı şirket lehine verilen teminat mektubuna istinaden tanzim edildiğini ileri sürerek davaya konu takibin iptalini talep etmiştir.
Davaya konu icra takibinin dava dışı 3. Kişi tarafından ödenmesine bağlı olarak haricen tahsil suretiyle infaz edilmesi ve davacının iddiasına konu banka teminat mektubunun bankaya iade edilmesi karşısında eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir.
Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun veya Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 331. Maddesi uyarınca davanın konusuz kalması nedeniyle esastan karar verilmeyen hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edileceği düzenlenmiştir.
Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay ele alındığında; davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
Yargılama giderleri bakımından ise; davaya konu takibin dayanağı senette davalının şeklen yetkili hamil olduğu, davacının senedin ön yüzünde borçlu başlığı altında isim ve imzasının yer aldığı, imza inkarının söz konusu olmadığı, senedin teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmadığı, aksine nakden kaydı (bedel kaydı) içerdiği, bedel kaydının bu yönde karine teşkil edeceği, kambiyo evrakının illetten mücerret olması ve senedin dava dışı şirketin teminat mektubu hesabı için teminat olarak alındığı hususunda kanıt bulunmadığı gözetilerek dava açıldığı tarihte davalı banka haklı görülmekle, harç ve diğer yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmış ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
1.Dava konusuz kaldığından Esas Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
6.Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/10/2024