Esas No
E. 2024/5232
Karar No
K. 2024/13114
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2024/5232 E.  ,  2024/13114 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/704 E., 2023/247 K.
ŞİKÂYETÇİ: Hakkı Honçe
SUÇ: Mala zarar verme
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20784 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının diğer suçlar yönünden temyiz incelemesine esas olmak üzere Yargıtay'a gönderilmiş olması nedeniyle onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre,

Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından hükmolunan mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 03/05/2023 tarihli ve 2023/1442 esas, 2023/1150 sayılı kararı ile nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçları açısından dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, kesin nitelikteki mala zarar verme suçundan ise inceleme yapılmadığı,

Kayden 15/08/1995 doğumlu suça sürüklenen çocuğun suç tarihi olan 01/12/2010 tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise 29/12/2011 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 21/09/2012 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 29/12/2011 tarihi ile 21/09/2012 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde tanımlanan cezanın türü ve üst sınırına göre, anılan Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımı süresine tabi olduğu, sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı 31/12/2010 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 28/02/2023 tarihine kadar geçen (12 yıl 1 ay 28 gün) süreden dava zaman aşımı nedeniyle duran ( 8 ay 23 gün) süre çıkarıldığında 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınmadan, davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında,

2.Kabule göre,

Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra sırasıyla 5237 sayılı Kanun'un 31/3 ve 62. maddelerinin uygulanması ve sonuç cezanın 1.320,00 Türk lirası adli para ceza olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 61/5. maddesinde belirtilen sıraya uyulmadan yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 5271 sayılı

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29.12.2011 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının 26.04.2022 tarihinde kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 21.09.2012 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;

Suç tarihinde 15-18 yaş kategorisinde bulunan suça sürüklenen çocuk ...'nun inceleme dışı sanık Salih Taban ile birlikte şikâyetçiye ait iş yerinin kapısını zorlayarak içeri girdiği, içeriden bir adet televizyonu çalmak maksadıyla kablolarını kestiği, ancak televizyonu götüremediği ve masanın çekmecesinde bulunan 50,00 TL parayı çaldığı olayda, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1 ve 31/3 maddelerinde düzenlenen mala zarar zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 5 yıl 4 aylık olağan (aslî) zamanaşımı süresinin (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran süre de eklendikten sonra) 16.11.2011 olan inceleme dışı sanık Salih'in sorgu tarihinden 28.02.2023 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli ve 2022/704 Esas, 2023/247 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının, aynı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın kaldırılmasına, (1) numaralı kanun yararına bozma talebinin kabulü sonucu verilen karar itibarıyla (2) numaralı kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.