Esas No
E. 2023/4145
Karar No
K. 2025/411
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

1. Ceza Dairesi         2023/4145 E.  ,  2025/411 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/309 E., 2023/416 K.
SUÇ: Kasten öldürme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddikararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması,kısmi bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/307 Esas, 2022/628 Karar sayılı kararı ile;

a)Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,

b)Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.02.2023 tarihli ve 2023/309 Esas, 2023/416 Karar sayılı kararı ile;

a)Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine,

b)Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca tekerrür uygulaması yapılan bendin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıkların kasten öldürme suçunu birlikte ve planlı şekilde işledikleri sabit olduğu halde sanık ... hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi ve sanık ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,

2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte sanığın öldürme kastının bulunmadığına, suç vasfının hatalı belirlendiğine, haksız tahrik indiriminin alt hadden uygulanmasının, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmama gerekçesinin açıklanmamamasının, teşdiden ceza tayininin ve sanık lehine yasa hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birliktegerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği ve sanık lehine uygulanabilecek başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ...

Hakkında Verilen Hüküm Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ve sanık ...'in eylemine müşterek fail ya da yardım eden olarak iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünün (A) ve (B) paragraflarında açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.02.2023 tarihli ve 2023/309 Esas, 2023/416 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, sanık ... hakkındaki hüküm yönünden oy birliğiyle, sanık ... hakkındaki hüküm yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,

Sanıkların anneannesi ...'ın maktul ile uzun yıllar önce tanıştıkları, bir süre sonra aralarında gönül ilişkisi oluştuğu ve cinsel ilişkiye girmeye başladıkları, bu ilişkiyi ...'ın akrabalarının da öğrendikleri ancak sanıkların bunu kabullenemedikleri, olay günü anneannelerinin evine giden sanıkların ...'ı evde bulamayınca nerede olduğunu araştırdıkları ancak bulamadıkları, maktul ile birlikte olduğundan şüphelendikleri ve araba ile onları aradıkları yolda görmeleri üzerine dönüp maktulün aracının peşine takıldıkları, selektör yaparak durmasını istedikleri, durmayınca araçlarının önüne kırıp durdurdukları ve maktulü araçtan indirdikleri, sanık ...'in maktulü darp etmeye başladığı, ...'ın ve sanık ...'in ...'e "yapma" demelerine rağmen ...'in maktule vurmaya devam ettiği, maktulün henüz darp eylemi başlamadan önce ...'e "dinle beni ..." demesine rağmen sanık ...'in "seni eniştem bildim, seni cümle aleme rezil edeceğim, karına rezil edeceğim" diyerek vurduğu, maktulün de sanık ...'e "anneannene sahip çıksaydın" dediği, buna öfkelenen sanığın araçtan aldığı av tüfeği ile maktule ateş ederek ölümüne neden olduğu sübut bulmuştur.

Her ne kadar sayın çoğunluk sanık ... hakkında haksız tahrik uygulanmasına ilişkin hükmün onanmasına karar vermiş ise de bu görüşe katılmıyoruz şöyle ki; maktulün sanığa hakaret ettiğine ilişkin olarak karşı tarafta yer alan sanık ... ve beraat eden diğer sanık ...'in anlatımları dışında delil bulunmamaktadır. Tanık ... maktulün herhangi bir hakaret cümlesi kullandığından bahsetmediği gibi sanıklar ... ve ...'in olayı haber verdikleri aile bireylerinin hiçbirisine maktulün ...'e hakaretinden söz etmedikleri anlaşılmaktadır. Öte yandan maktulün sanığa "karı kılıklı anneannene sahip çıksaydın" dediği kabul edilse bile maktul ile ...'ın yetişkin bireyler olduğu ve uzun süreden beri ilişkilerinin devam ettiği, bütün aile bireylerinin durumdan haberdar oldukları, maktulün ...'a yönelik tehdit, cebir veya kandırmaya yönelik bir tutumunun bulunmadığı, sanık ...'in bu ilişkiye karşı çıkması ve engellemeye yönelik tutumunun hukuken korunmasının mümkün olmadığı, sanıkların normal yolunda seyir halinde olan maktulü takip ederek herhangi bir hakka dayanmaksızın aracın önünü keserek durdurdukları ve maktulü zorla araçtan indirdikleri, maktulün "beni dinle" demesine rağmen sanığın maktule "seni rezil edeceğim" diyerek maktule vurmaya başladığı hususları nazara alındığında maktulün bu sırada sarf ettiği iddia edilen hakaret içeren sözlerin etki-tepki dengesini bozmadığı, ilk haksız hareketlerin sanıklardan kaynaklandığı bu nedenlerle sanık ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle kararın bu nedenle bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun tahrik hükümlerinin uygulanmasına ve hükmün onanmasına ilişkin görüşüne muhalefet ediyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.