12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirketin sigortalısı olan ... San.ve Tic.ltd.şti'ye "...l adresindeki taşınmaz ... numaralı işyerim garantide Kasko Poliçesi ile sigortalandığı, 05.11.2021 tarihinde saat 04:00 sıralarında işyeri kapalıyken görülen dumanlar üzerine çevredekiler tarafından bilgi verilmesi üzerine işyerine gittikleri ve sigortalı işyerinin yanmakta olduğu, itfaiye müdahalesinin olduğu görüldüğü bilgisi alındığı, müvekkil şirket eksperinin yerinde yapmış olduğu incelemelerde, “...” tabela ismiyle cafe/pastane olarak faaliyet göstermekte olan yaklaşık 38 kişi kapasiteli işyerinin, giriş bölümünde bulunan soğutucu dolabın motoru bölümünde yangın emareleri olduğu görüldüğü, hadisenin başladığı bölgede su tesisatı boruları bulunduğu, sıcaklığa bağlı olarak patlaması sonucu itfaiye görevi gördüğü ve alevlerin ilerlemesini engellediği tespit edildiği, çevredekiler tarafından dumanların fark edilmesi üzerine itfaiyeye haber verildiği, itfaiye ekiplerinin olay yerine geldiğinde kapalı olan kepengi kırarak müdahale ettiği ve alevlerin etrafa sirayet edecek kadar büyümeden engellendiği bilgisi alındığı, yaşanan alevli yangın hadisesi sebebiyle “Bina”, “Makine”, “Demirbaş” ve “Emtia” kıymetlerinde hasarlar meydana geldiği tespit edildiği, sigortalı söz konusu hasarlar için toplam 99.850,32 TL talep etmiş olup talep detayları incelendiğinde tutarın KDV dahil olduğu anlaşıldığı, bu bağlamda sigortalının talebi KDV hariç 85.844,50 TL olarak dikkate alındığı, yapmış olduğumuz değerlendirmeler neticesinde söz konusu hasarlar için tespit etmiş olduğumuz rayiç hasar tutarı 69.538,82 TL olup hasar hesaplaması yapıldığı, yukarıda detaylı şekilde arz ve izah etmiş olduğumuz sebeplerden dolayı; fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile, davamızın kabulüne ve davalı/borçlunun .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalının borcu olmadığına dair icra dosyasına herhangi bir delil ibraz etmemiş olması sebebi ile davalı tarafça haksız ve kötü niyetle yapılmış olan itiraza karşılık, davalı aleyhine hükmolunan meblağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,Yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafından sigortalı işyerinde meydana gelen yangın hadisesi nedeniyle meydana gelen zararın rücuen tazmini için müvekkile husumet yöneltildiği, yangın hadisesinin çıkış sebebi olarak da müvekkil tarafından satıldığı iddia edilen soğutma dolabı gösterildiği, ancak müvekkil tarafından davacının sigortalısına herhangi bir soğutma dolabı satışı olmadığı, bahsi geçen soğutma dolabıyla müvekkilin herhangi bir ilgi ve alakası bulunmadığı, davacı, sigortalısının işyerinde meydana gelen yangın hadisesinin soğutma dolabı kaynaklı olduğu ve dolabın da sigortalısına müvekkil tarafından satıldığını iddia ettiği, itfaiye raporunda yangının çıkış nedeni olarak soğutma dolabı motorunda ki herhangi bir arıza olarak gösterilmiş, ekspertiz raporunda da itfaiye raporuna atıf yapıldığı, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının sigortalısı tarafından bahsi geçen soğutma dolabıyla ilgili hiçbir şekilde rutin bakım, onarım, gözetim veyahut kontrol yapılmadığı, 2018 yılında satın alındığı iddia edilen bir soğutma dolabıyla ilgili kanuni sürelerde herhangi bir ayıp ihbarı, bakım, gözetim veya kontrol yapılmaksızın dava konusu talepte bulunulması hukuken mümkün olmadığı, söz konusu soğutma dolabı kanuni sürelerde herhangi bir ihbara konu edilmeksizin kullanılmış ve kabul edildiği, davacı taraf itfaiye raporundan bahisle üretim hatası olduğu iddiasında olduğu, ancak itfaiye raporunda buzdolabı motorundaki herhangi bir arızanın yangına sebebiyet verdiği belirtildiği, itfaiye raporunda görüldüğü üzere yangının net çıkış sebebi belirlenememiş, herhangi bir arıza denilerek genel bir tahmine yer verildiği, yangının soğutma dolabının motorundan kaynaklandığı tam olarak tespit edilmediği, söz konusu yangın elektrik hatlarında ki başka bir arızadan, aşırı elektrik yükünden ya da başkaca bir sebeple de çıkmış olabileceği, kaldı ki davacının herhangi bir şekilde bakım ve gözetim yaptırmadığı, süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı dikkate alındığında, müvekkilin herhangi bir kusurunun ve sorumluluğunun olmadığı aşikar olduğu, yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen gözetilecek nedenlerden ötürü davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davacı hakkında % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yangın sebebiyle dava dışı sigortalıya ait iş yerinde meydana gelen hasar sebebiyle dava dışı sigortalıya ödenen bedelin davalı beyaz eşya satıcısından tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 46.689,35-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İddia, savunma, toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 02/12/2024 tarihli raporunda özetle; "a)Davalı ...'nin 2018 Yılında İşletme Esasına tabi 2. Sınıf Tacir olduğu, 2018 yılı İşletme defterini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri doğrultusunda zamanında tasdik ettirdiği, İşletme defterine yapılan kayıtların mevzuata uygun bir şekilde zamanında yapıldığı,
b)Gerek 2018 yılı işletme defterindeki kayıtlarda, gerekse 2018 yılı içinde düzenlediği fatura ve sevk irsaliyelerinde davacının sigortalısı dava dışı ... San.ve Tic. Ltd. Şti.'ne satılan buzdolabı veya herhangi bir emtiaya rastlanmadığı, " şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda özetle; "V - SONUÇ : Dava dosyası içeriğinin incelenmesi sonrasında; İnceleme ve Değerlendirme başlıklarında belirtilen maddeler nedeni ile aşağıda belirtilen sonuçlara ulaşılmıştır. İnceleme esnasında dava konusu buzdolabı ile ilgili herhangi bir irsaliye veya fatura görülmemiştir. İnceleme yapılan buzdolabının üzerinde üretici etiket bilgileri bulunmamaktadır. Sadece soğutma ünitesinin bulunduğu bölümde kabartma olarak yazılmış ... yazısı bulunmaktadır. Üretici etiketi olmadığından dolayı buzdolabının marka, model ve seri numarası tespit edilememiştir. Dava konusu buzdolabının Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi sigortalısı dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ... adresinde bulunan ... isimli işletmede çalışır durumda olduğu görülmüştür. Dava konusu yangının buzdolabının motor ünitesinden çıkabileceği düşünülmektedir. Dosya da mübrez kaza tarihini kapsayan ... nolu poliçe incelendiğinde; yaşanan alevli yangın sebebiyle "Bina" "Makine" "Demirbaş" ve " Emtia" ve "Enkaz kaldırma" teminatlarının bulunduğu; Dosya da mübrez evraklar incelendiğinde; hesaplama ve tenzillerde de sigorta teamüllerine bir aykırılık olmadığı;" şeklinde görüş bildirilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. ve devamında yer alan esaslar uygulanır. Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğini, bu haksız fiile bağlı olarak zarar oluştuğunu, haksız fiil failini ve zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; hukukumuzda kesin deliller sınırlı olup, bunlar; ikrar (HMK madde 188), senet (HMK madde 193), yemin (HMK madde 228) ve kesin hükümdür (HMK madde 303).
Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür.
HMK'nın 190.maddesinde de; ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu vurgulanmıştır. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporuna göre davalı beyaz eşya satıcısının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda, dava dışı sigortalı şirket adına bir kayıt/fatura bulunmadığı, ayrıca ilgili buzdolabında seri numarası bulunmadığı bu hali ile yangına sebebiyet verildiği iddia edilen buzdolabının davalı tarafından dava dışı sigortalıya satıldığı yani davalının haksız fiilin faili olduğu hususunun ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça ispatlanamadığı ve haksız fiilden sorumluluğun şartlarının oluşmadığı, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Ayrıca, 28.07.2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunun 27. fıkrası ile eklenen HMK’nin 305/A fıkrasının; "Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlemesini içerdiği ve mahkememizce verilen kısa kararda hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen; davalının kötü niyet tazminatı talebine ilişkin hüküm kurulmadığı, somut olay bakımından sorumluluğun tespiti yargılamayı gerektirdiğinden yapılan takibin kötü niyetli olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmakla; mahkememiz kararının (2) nolu hüküm fıkrasına; "Şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine." şeklindeki hükmün eklenmesi ile, hükmün HMK 305/A maddesi uyarınca bu şekilde tamamlanmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1.Davanın REDDİNE,
2.Şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine.
3.Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 563,89 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 51,51-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4.Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
5.Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
6.Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 30.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
7.1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)