13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile Davalı-borçlu taraf arasındaki ticari işten dolayı kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı borçlu taraf ile görüşmeler yapılmış ancak borçlu tarafın borcunu ödemekten imtina ettiği, görüşmelere rağmen borcunu ödemeyeceği anlaşılınca, ... İcra Müdürlüğünün 2023/...
E. Sayılı dosyası ile alacağımız için (13 adet fatura bedeli ile noter ihtarnamesi bedeli) İcra takibine geçildiğini, Davalı/ borçlunun takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkillerinin birlikte (ortak şahıs firması) ayakkabı imalatı yaptıklarını, davalı firmaya sipariş etmiş olduğu ürünlerin satışı yapılıp teslim edildiğini, davalı firmanın ödeme yapmaması üzerine 19.10.2023 tarihinde noterden ihtarname gönderiliğini ancak davalı tarafın yine ödeme yapmadığını, yapılan icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini ve arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulüne itirazın iptaline, davalının % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan dava ile; hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; öncelikle davacının dava dilekçesi ile talep ettiği ticari alacakları zamanaşımına uğradığını, bu husus haricinde davacının müvekkilini temerrüde düşürmeden icra takibi ile doğrudan faiz talep etmesinin hukuken mümkün olmayıp, temerrüt tarihinin tespiti ile icra takibinden önce temerrüt gerçekleşmemiş ise, icra takibi ile talep konusu yapılan faiz taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ürün siparişi verildiği ve bu ürünlerin teslim edilmesine rağmen bedellerinin ödenmediği belirtildiğini, ancak dava dilekçesine Ek olarak ibraz edilen faturalar incelendiğinde, faturaların satışı yapılan mala ilişkin olmadığı, tam aksine işçilik ile ilgili olarak hizmet faturası olduğunun görüldüğünü, dolayısıyla da, davacının iddia ettiğinin aksine müvekkili tarafından herhangi bir şekilde mal satın alınmamış olup, bu hususta ispat külfeti de davacının üzerinde olduğunu, ayrıca sunulan hizmet faturaları uyarınca da, davacının bu şekilde bir işçilik hizmeti verdiğini somut deliller ile ispat etmesi gerektiğini, zira; sadece fatura kesilmiş olması, bu faturaların karşı tarafça kabul edilmiş olması durumunda bile, fatura içeriği mal veya hizmetin her bir fatura için ayrı ayrı yerine getirildiğini ispat açısından yeterli olmadığını, davacının fatura içeriğine aykırı şekilde mal teslim edildiğinden bahsetmesi karşısında malın teslimine dair sevk irsaliyelerinin sunulmaması davacının alacağını ispat edemediği sonucunu ortaya çıkardığını, ayrıca dava konusu faturalar incelendiğinde, faturaların tamamının ... adına düzenlendiği ancak, icra takbinin ve davanın ise gerek ... gerekse de ... adına açıldığı görüldüğünü, Faturalarda keşideci olarak yer almayan ...'nin da davacı olarak yer almasının anlaşılamadığını, belirtilen hususlar dikkate alındığında, ... adına açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının huzurdaki davaya ilişkin iddialarının ve malın teslim edildiği veya hizmetin yerine getirildiği hususunun ispatına ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Dava, 3 adet faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklıların ... ve ..., borçlunun ... olduğu, takibin 30.431,00-TL asıl alacak, 716,52-TL ihtarname masrafı ve 305,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.452,52-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının on üç adet fatura olduğu, 01/11/2023 tarihli ödeme emrinin 06/11/2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 06/11/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Mali Müşavir Bilirkişi Ufuk Uysal 05/09/2024 tarihli raporunda özetle;
Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, Davacıların Adi Ortaklık şeklindeki birlikteliği ile Davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarında ticari ilişki içinde olduğu, Davacıların ticari defter ve kayıtlarını sunmadıkları, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını sunduğu, Davacıları adi ortaklık olarak ... ve Ortağı şeklinde İkitelli Vergi Dairesinin ... vergi sicil no ile mükellef kaydı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki de faturaların ... ve Ortağı şeklinde davalı şirket lehine düzenlendiği, ... ve Ortağı olarak düzenlenen faturaların davalı şirket kayıtlarında yer aldığı, faturalara herhangi bir itirazın olmadığı, Davalı şirket tarafından ödemelerinde ... ve Ortağı Banka hesabına yapıldığı, söz konusu fatura ve ödeme dekontlarında taraflar arasında bir farklılık olmadığı, Takip tarihinde davalının sunduğu ... ve Ortağı cari hesabına yine davalının 30.462,41 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, Davacılar tarafından davalı şirket hakkında 19.10.2023 tarihinde davalı şirkete ihtarname keşide edildiği, ancak ihtarname tebliğ şerhi görülmediğinden davalı şirketn temerrüt tarihinin hesaplanamadığı, dolayısıyla takip tarihinden önce faiz hesabının yapılamadığı, Buna göre, davacıların ... İcra Müdürlüğü dosyasında davalıdan 30.431,00 TL asıl alacak ve 716,52 TL ihtar masrafı olmak üzere 31.147,52 TL borcunun tespit edildiği, 30.431,00 TL asıl alacağa takip tarihinden ticari avans faiz oranı üzerinden 716,52 TL'ye ise yasal faiz oranı üzerinden faiz yürütüleceği, Davacıların icra inkar tazminatı talebinin Mahkemenin takdirinde olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi Ufuk Uysal 24/12/2024 tarihli ek raporunda özetle;
Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davalının davalı gerçek kişilerle ilişkisi olmadığı ve Adi Ortaklığa ilişkin itirazların takdiri ve değerlendirilmesi hukuki mahiyette olup Sayın Mahkemenin yetkisinde olduğunu, Davalının ticari defterlerinde dava konusu faturalara herhengi bir itiraz olmadığı ve bu faturalara karşı ödeme yapması ve ticari defterlerine kayıt etmesi hususu gözetildiğinde mal ve hizmet almadığına ilişkin beyanlarının yerinde olmadığı,
Sonuç olarak, kök raporda mali yönden yapılan tespitlerde herhangi bir değişiklik yapılmasını gerektiren ve ilave edilecek bir husus olmadığı tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklıların ... ve ..., borçlunun ... olduğu, takibin 30.431,00-TL asıl alacak, 716,52-TL ihtarname masrafı ve 305,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.452,52-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının on üç adet fatura olduğu, 01/11/2023 tarihli ödeme emrinin 06/11/2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 06/11/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 18/02/2024 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Öncelikle aktif husumete ilişkin itiraz hakkında inceleme ve değerlendirme yapıldığında, davalı vekili adi ortaklığın ayrı bir tüzel kişilik olması nedeniyle husumet itirazında bulunduklarını ve davanın aktif husumet nedeniyle reddini talep etmişse de adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından adi ortaklığın ortaklarının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu değerlendirildiğinden, davalı vekilinin husumet itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında belirlendiği üzere,
Mahkememizce davacıların ... ve Ortağı unvanlı adi ortaklığı için İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğünden celp edilen BA BS formlarına göre adi ortaklığın davalı şirkete ait 2023 yılında 8 adette 187.066,00 TL tutarındaki faturayı BA BS formlarında gösterdiği, davalı için ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden celp edilen BA BS formlarına göre davalı tarafından 2023 yılında düzenlenen KDV hariç 8 adette 187.066,00 TL tutarındaki faturaların Ba - mal alış formunda yer aldığı, davacı ... ve Ortağı (Vergi No ...) tarafından aralarındaki ticari ilişki boyunca davalı adına 14 adet 254.962,41-TL tutarında faturaların düzenlendiği, faturaların e fatura niteliğinde olduğu, davacıların adi ortaklığının incelenen ticari defterlerine göre Vergi Usul Kanunu gereği tutmak zorunda olduğu defterleri e-defter olarak tuttuğu, bu defterlerin noter onayına gerek olmadığı, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kayıtların zamanında işlenerek açılış ve kapanış Beratlarının oluşturulması gerektiği, ancak 2023 yılı Kapanış Beratları ile Envanter Defterinin noter onayının sunulmadığı dolayısıyla ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmadığı ve sahibi lehine delil niteliği taşımadığı belirlenmiş, davalı kayıtları incelendiğinde, davacıların adi ortaklığının davalı adına düzenlediği e faturaların davalı cari hesabına kaydedildiği, aynı zamanda davalının yaptığı ödemelerin de cari hesaba kaydedildiği ve davalının takip tarihi itibariyle davacıların ortaklığına 30.462,41-TL tutarında borçlu olduğu, davacılar tarafından davalı şirkete keşide edilen ....Noterliği 19.10.2023 tarihli ihtarnamesi ile 30.431,00 TL bakiye borcun yedi gün içinde ödenmesinin talep edildiği ancak ihtarnamenin tebliğ şerhi dosyaya sunulmadığı, davacılar vekilinin rapora beyan dilekçesi sunduğu halde dilekçesinde ihtarname tebliğ şerhine değinmediği gibi buna dair herhangi bir belge sunmadığı ve bu hali ile bilirkişi kök ve ek raporundaki kanaatler değişmeyerek bilirkişi tarafından takiple talep edilen işlemiş faiz tutarı yönünden hesaplama yapılamadığı görülmekle, netice olarak davacıların davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu tutarın 30.462,41-TL olduğu hesaplanmış, takip talebinde ise 30.431,00-TL tutarında alacak talebinde bulunulduğu ve tutarın hesaplanandan az olduğu anlaşıldığından asıl alacak kalemi yönünden taleple bağlı kalınarak davalının takibe itirazının 30.431,00-TL asıl alacak ile Noter masraf dekontu ile belgelenen 716,52-TL tutarındaki ihtarname masrafı olmak üzere toplam 31.147,52-TL yönünden iptaline, davacı tarafça gerek dava dilekçesi ve ekinde gerek delil dilekçesi ve ekinde ve gerekse bilirkişi kök raporundaki açık tespite rağmen rapora beyan dilekçesi ve ekinde, dosyaya ihtarname tebliğine dair belge sunulmaması nedeniyle temerrüt tarihi ve talep edilebilecek temerrüt faizi tutarı belirlenemediğinden takiple istenen temerrüt faizi tutarı olan 305,00-TL yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve faturadan kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın Kısmen Kabulüne,
... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 31.147,52-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 30.431,00-TL asıl alacağa yıllık %31,75 avans faizi ve 716,52-TL ihtar masrafına yasal faiz işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine,
2.Alacağın %20'si oranında 6.229,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.127,69-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.700,09-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 3.763,15-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 36,85-TL tutarındaki kısmının ise davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Davacılar tarafından yapılan 192,00-TL tebligat/ posta gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.192,00-TL'nin haklılık durumuna göre 5.141,65-TL tutarındaki kısmı ile 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 6.057,65-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5.Kendini vekille temsil ettiren davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6.Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 305,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
7.Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)