10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/10801 E. , 2025/331 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki davalı Kurum tarafından kesilen sürekli iş göremezlik gelirinin yeniden bağlanmasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde özetle; 10.11.2007 tarihinde geçirdiği iş kazasında SSK tarafından %12 sürekli iş göremezlik derecesi belirlenerek tarafına gelir bağlandığını, ancak bağlanan gelirin kesildiğini beyanla gelirin tekrar tarafına bağlanmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından verilen kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararının hukuka ve usule aykırı olduğunu, ATK maluliyet oranı için rapor düzenlemeden önce muayene olduğunu, ancak muayene ederken koluna bakılmadığını, 2007 ve 2017 tarihlerinde 2 kez iş kazası geçirdiğini, bu dosyanın 2007 tarihinde geçirdiği iş kazasına ilişkin olduğunu, 2007 tarihinde geçirdiği iş kazası sonrasında kolunda bir maluliyet gerçekleşttiğini, dosyaya sunduğu fotoğraflardan maluliyet olduğu sıradan bir insan tarafından dahi anlaşılabileceğini, ATK raporlarının hukuka aykırı olduğunu, kolu muayene edilmeden ATK rapor düzenlendiğini, bu sebeple maluliyetinin 40 olarak bulunduğunu, ATK kolunu muayene etmiş olsa idi maluliyetinin %0 çıkmayacağını, ayrıca davayı adli yardım talepli olarak açtığını, adli yardım talebinin de kabul edildiğini, geçirmiş olduğu iş kazaları sonrasında çalışamaz hale geldiğini, dava adli yardım talepli olarak açılan olmasına karşın mahkemece karşı vekâlet ücretine hükmedildiğini, adli yardım talepli olarak açıları davada karşı vekâlet ücretine hükmederek hak arama özgürlüğünün kısıtlandığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...somut olayda, davacının 10.11.2007 tarihinde ve 18.02.2017 tarihinde geçirdiği iki ayrı iş kazası geçirdiği; 10.11.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle SGK tarafından sürekli iş göremezlik oranının %12 olduğu tespit edilip sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı; dava konusu olmayan 18.02.2017 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğundan iş göremezlik geliri bağlanmadığı anlaşılmaktadır.
Dosyada davalı cevap dilekçesi ekinde sunduğu belgeler arasında Kurum Sağlık Kurulunun 18.03.2019 tarihli kararı ile dava konusu 11.10.2007 tarihli kaza nedeniyle davacının SİD oranının %0 (sıfır) olduğuna karar verildiği; YSK'nın 15.01.2020 tarihli kararında da aynı oranın belirlendiği; kurumun davacıya hitaben yazdığı 21.10.2019 tarihli yazıda SİD %0 belirlendiğinden gelir bağlanmayıp, borç çıkartıldığının belirtildiği görülmüştür.
Kurumun Mahkemeye yazdığı 15.07.2023 tarihli yazıda, davacının iki ayrı kaza geçirdiği 11.10.2007 tarihli iş kazası nedeniyle 19.04.2008 tarihinden 17.07.2019 tarihine kadar %10 SİD üzerinden sürekli iş göremezlik geliri aldığı; 18.02.2017 tarihli ikinci iş kazası ile ilgili Kocaeli 2. İş Mahkemesinin 2022/321-2021/1724 no.lu Mahkeme kararında SİD'nin %10 olduğunun tespitine karar verildiği; kararın kesinleşme tarihi olan 15.12.2022 tarihinden itibaren 18.02.2017 tarihli kaza için %10 sürekli iş göremezlik gelirinin bağlandığının bildirildiği görülmüştür.
Dosyada 24.01.2022 tarihli ATK 3. İhtisas ve 12.01.2023 tarihli ATK Üst Kurul raporlarında 11.10.2007 tarihli iş kazası nedeniyle 19.04.2008 tarihinden itibaren SİD'nin %0 (sıfır) olduğunun belirtildiği; ikinci iş kazası için %10 olarak belirtildiği görülmüştür.
Sonuç itibariyle 5590 sayılı Kanun'un 95. maddesinde sayılı kurumlardan alınan (SGK-YSK-ATK 3. İhtisas Dairesi- ATK Üst Kurulu) karar ve raporlar ile davacının dava konusu 11.10.2007 tarihli kaza için belirlenen maluliyet oranının %0 (sıfır) olduğu kesinleştiğinden, başkaca alt sağlık kurumlarından alınan raporların da bağlayıcılığı olmadığından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda bir hata bulunmamaktadır.
Bu halde davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı Kurum tarafından kesilen sürekli iş göremezlik gelirinin yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 19 ve 95. maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.