ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, .....tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ve dava dışı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracın müvekkiline ait .....plaka sayılı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkiline ait araçta meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında orijinal olmayan parçalarla ve yetkili servis dışında onarım ve parça değişimi yapılarak giderildiğini, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta oluşan hasara bağlı yapılan parça değişimi ve onarım nedeniyle araçta değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca müvekkiline ait aracın hasar onarımı yetkili serviste gerçekleştirilmediği gibi onarımı aşamasında orijinal parça kullanılmadığını, zararın aynen ve orijinal parça ile giderilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı aracın onarımı aşamasında orijinal parça yerine muadil parça kullanılmış olması nedeniyle şimdilik 10,00 TL hasar bedeli ile 10,00 TL değer kaybının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....UYAP havale tarihli ıslah dilekçesi ile değer kaybı yönünden talep sonucunu 20.000,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, .....plaka sayılı aracın kaza tarihinde müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, kaza sonrası yapılan ihbar üzerine müvekkili sigorta şirketi tarafından alınan eksper raporuna davacıya .....tarihinde 71.500,00 TL değer kaybı ödendiği, ayrıca hasara ilişkin alınan eksper raporuna istinaden davacı asilin hesabına 79.743,86 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerle birlikte müvekkili sigorta şirketi tarafından poliçeden kaynaklanan yükümlülüğünün yerine getirildiğini, davacıya ait aracın onarımı gerçekleştirildiğinden bakiye tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur durumunun tespiti gerektiğini, değer kaybının ZMMS genel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası, poliçe kapsamında yapılan ödemelere dair belgeler ve davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, uyuşmazlığın çözümü bakımından makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş değer kaybı ile aracın yetkili servis dışında onarılması nedeniyle orijinal parça yerine muadil parça kullanıldığından bahisle orijinal parça ile muadil parça bedelleri arasındaki fiyat farkı istemine ilişkindir. .....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde .....-.....arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası ZMMS sigorta poliçesi kapsamında açılan hasar dosyası kapsamında düzenlenen ekspertiz raporuna göre davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV dahil 79.743,86 TL olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeline ilişkin olarak 79.743,86 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça değer kaybının ödenmesine yönelik yapılan başvuru üzerine .....tarihinde 71.500,00 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ile davacıya ait aracın hasar onarımı aşamasında orijinal parça yerine muadil parça kullunılıp kullanılmadığı, kullanıldığının kabulü halinde orijinal parça ile muadil parça arasında fiyat farkı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, her ne kadar dosyaya sunulan poliçede araç başına maddi tazminat üst limiti 120.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de, kaza 2024 yılında gerçekleşmiş olup, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24/1.maddesinde, bu yönetmelik ile belirlenen teminat tutarlarının yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanacağı belirtilmiştir.
İnternet üzerinden yapılan sorgulamada, araç başı maddi tazminat klozu yönünden .....tarihinden itibaren uygulanacak asgari sigorta teminatının 200.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Bu halde, poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kaza yeri krokisi ile tutanakta yer alan sürücü beyanlarından; .....tarihinde saat .....civarlarında davacıya ait .....sevk ve idaresinde Diyarbakır İli Yenişehir İlçesi .....Sokakta seyir halinde iken aracın sağ yan kısımlarına, tali yoldan sokağa giriş yapan .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce, davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve kazanın meydana gelmesinde tali soldan ana yola giriş yaparken geçiş üstünlüğüne uymayan davalı sigortalı araç sürücüsü .....kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
1.Aracın onarımı esnasında orijinal parça kullanılmadığından bahisle talep edilen hasar bedeline ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2.1 maddesinde; "Hasar halinde, hasar gören orijinal parça, onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Ancak, hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilir. Bu fıkra kapsamında hak sahibinden onay alındığını veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkan olmadığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu fıkranın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez. " şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan düzenleme gereğince hasar onarım aşamasında öncelikle hasar gören parçanın onarımı gerektiği, hasar gören parçanın onarımının mümkün olmaması halinde çıkma veya eşdeğer parça kullanılması için hak sahibinin muvafakati veya orijinal parça ile değiştirilme olanağının bulunmaması gerekir.
Davacı tarafça aracın onarımı aşamasında orijinal yedek parça kullanılmadığı ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamında makine mühendisinden alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait aracın onarımı aşamasında değişimi yapılan tüm yedek parçaların orijinal olduğu belirtilmiştir. Bu halde davacının hasar bedeli isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Değer kaybına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. () Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta 92.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği mütalaa edilmiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından .....tarihinde 71.500,00 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Davalı sigorta şirketi, poliçe limiti sınırlı olmak üzere sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü %100 kusurlu ve bakiye değer kaybı alacağı 20.500,00 TL olup, bakiye poliçe limiti ise 48.756,14 TL'dir.
Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile poliçe limiti dahilinde kalan 20.500,00 TL talep edildiğinden davacı tarafından bakiye değer kaybı istemine ilişkin açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak; Davalı sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu halde davacının talep edebileceği faiz yasal faizdir.
Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine .....tarihinde gönderilen mail yoluyla başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır. 2918 KTK.'nın 97. maddesinde 8 iş günü olarak belirtilen süre sonunda davalının temerrüde düşeceği gözetildiğinde, davalı sigorta şirketinin .....tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davacı tarafından hasar bedeline ilişkin açılan davanın REDDİNE,
2.Davacı tarafından değer kaybına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 20.500,00 TL değer kaybının davalının temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.400,35 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 360,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 612,75 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 360,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.215,20 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından 163,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.663,50 TL yargılama giderinin kabul/red oranı dikkate alınarak, 2.662,19 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 20.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8.Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.598,20 TL'lik kısmının davalıdan, bakiye kalan 1,80 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9.Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
Katip Hakim