3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davalı yan, 11.02.2016 tarihinde, ...
8.icra müdürlüğü'nün ... e. sayılı dosyası ile kambiyo senedine özgü icra takibi başlatmıştır.borcun doğumundan itibaren davacı/borçlu ile davalı/alacaklı arasında borcun tahsili hususlarında müzakereler yapılmıştır. aşağıda detaylı olarak anlatıldığı ve ispat edildiği üzere, borcun bir kısmı davacı/borçlu tarafından davalı/alacaklıya işbu bahsi geçen takip başlatılmadan önce tapuda taşınmaz devri yapılmak suretiyle ödenmiş ve taşınmazın bedeline karşılık gelen kambiyo senedi borçlu davacıya teslim edilmemiştir.davacıya ait aşağıdaki bilgisi verilen taşınmaz 07/09/2015 tarihinde davalı/alacaklıya olan bahsi geçen senet borcuna istinaden güngören tapu müdürlüğü'nde bedelsiz devir işlemi yapılmıştır. kötü niyetli davalı/alacaklı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. davalı/alacaklıya takipten önce, borç tutarına mahsuben bir takım ödemeler yapılmıştır. fakat, davalı/alacaklı tarafından, işbu takipten önce davacı/borçlu tarafından borcun bir kısmı ödendiği halde borcun toplam miktarı üzerinden takip yapılması ve buna müteakip bilerek ve isteyerek cebri icra yoluyla takibe devam edilmesi davalı/alacaklının kötü niyetli olduğunu göstermektedir. ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce 6102 sayılı ttk 5/a maddesi gereğince arabuluculuğa gidilmesi zorunlu değildir.
teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilerek, ...
8.icra müdürlüğü'nün ... e. sayılı dosyasındaki takibin durdurulmasına, davamızın kabulü ile, davacı/borçlu tarafından, söz konusu ...
8.icra müdürlüğü'nün ... e. sayılı dosyasındaki borca istinaden, davalı/alacaklıya takipten önce yapılan ödemenin dolar cinsinden tespitine ve bu ödeme miktarı kadar icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zarardan dolayı, yasa gereği alacağın %20'inden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının, kötü niyetli davalıdan alınarak, davacıya verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "somut olay bakımından davacı taraf taşınmaz satışının borçtan düşülmesini ve taşınmaz bedeli kadar borçtan sorumlu olmadığını talep etmektedir. bu nedenle eğer mahkemece kabul görmesi hailnde menfi tespiti sağlayacak husus taşınmazın borca mahsubudur. bu nedenle huzurdaki davanın temeli bedelsiz olarak borca mahsuben satıldığı iddia edilen taşınmazın borçtan mahsup edilip edilmeyeceğidir. netice itibariyle yargılaması yapılacak hususu taşınmaz bir malvarlığı bedelinin borca mahsup edilip edilmeyeceğine ilişkin olduğundan huzurdaki davada hmk m. 2 gereği asliye hukuk mahkemeleridir. dava görevsiz mahkemede açılmıştır. her ne kadar davacı taraf "bono" vurgusu yaparak davasını asliye ticaret mahkemesinde açmış olsa da; taraflar tacir değildir. ayrıca müvekkil tarafından davacıya verilen borç ticari amaçla verilmemiş olup sadece davacının paraya sıkışık olması sebebiyle durumunu toparlayabilmesi için verilmiştir. son olarak yukarıda açıkça belirttiğimiz gibi davanın temeli taşınmaz bir malvarlığının borca mahsup edilip edilmeyeceğine ilişkin olduğundan huzurdaki davada ticaret mahkemelerinin görev alanına giren bir husus olmayıp asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. menfi tespit davası kısmi dava olarak açılamaz. bu nedenle davacı tarafından eksik harıcn tamamlatılmasını, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ederiz. davacı, tafarlar arasında yapılan 12.09.2017 tarihli protokol gereği borcu kabul etmiştir. bu nedenle huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. davacı taraf güngören' de bulunan taşınmazın müvekkile bedelsiz devredildiğini bu nedenle bu taşınmaz değeri kadar olan senedin bedelsiz olduğunu iddia etmektedir. bu iddiasını yazılı delile ispat etme yükümlülüğü davacıya aittir. davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi hukuka uygundur.davacının takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini..." talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ...
8.İcra Müdürlüğü'ne ait...E.sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... Tapu Müdürlüğünde 07/09/2015 tarihinde davacı üzerinden davalı üzerine olmak üzere yapılan devir işlemine ilişkin kayıtların mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Dava değeri olan 18.832,70 tl'nin %15 oranında teminat ile bu miktar kadar icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde İİK 72/3 mad. Gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi, takibin durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 08/03/2023 tarihli ara kararı ile davalı vekilinin vermiş olduğu dilekçe yasal süresi içinde ise davalının cevap süresinin HMK.m.317/2 hükmü gereğince cevap süresinin bitiminden itibaren iki hafta uzatılmasına, ara kararın talep eden vekiline tebliğine karar verilmiştir.
Dosyanın bilirkişiye tevdi ile güngören mahallesi iki pafta 12594 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazda dava değerinin tespiti amacıyla inceleme yapılmasına, dosyanın 1 fen ve bir inşaat mühendisi heyetine tevdine, bilirkişi heyetine yerinde inceleme yetkisi verilmesine, bilirkişi heyetinin taşınmazın hem satış tarihi hemde dava tarihi itibariyle bedel tespiti konusunda bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 28/09/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir; "Emsallerin değerlendirilmesinde; emsaller ile dava konusu taşınmaz arasında şerefiye farkına esas olan konumu, ulaşım imkanları, alanı, parsel geometrisi, bina yaşı, kullanım alanları ve cephe özellikleri gibi unsurlar yönünden kıyaslama yapılmıştır. İncelenen emsallerin değeri satıcı tarafından belirlenmiş olup satışın gerçekleşmesi durumunda alıcı tarafından talep edilecek pazarlık payı değerlendirilmiş, mevcut piyasa koşullarındaki durağanlık da dikkate alınarak ortalama 945 pazarlık payının uygulanabileceği kanaatine varılmıştır. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 12594 parsel sayılı 422,00 m alanlı arsa vasıflı taşınmazın bulunduğu semt, mevkii, alanı, kullanım şekli, cephe ölçüleri, önünün açıklığı, bölgede eski ve yeni binalara olan talep durumu, belediye ve altyapı hizmetlerinden yararlanma durumu, bu bölgede bu türden gayrimenkullerin emsal satış değerleri, kentsel dönüşüm faaliyetlerinde görülen artış, değerleme tarihindeki piyasa koşulları ve değerine tesir eden tüm etkenler hep birlikte değerlendirilerek müşterek mülkiyetli binada 25/430 hisse karşılığı kullanılan 9 nolu dairenin değerinin; * 10.02.2023 Dava Tarihi İtibariyle 1.900.000,00 TL, * 07.09.2015 Devir Tarihi İtibariyle 170.000,00 TL, olabileceği..." rapor edilmiştir.
Davacı vekiline delil listesinde dayanmış oldukları yemin delilini kullanıp kullanmayacağı, yemin delilini kullanacak ise yemin metnini hazırlayıp mahkememize sunmak ve davalı vekiline tebliğini sağlamak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir. Ara kararın ikmalinden sonra davacı vekili tarafından yemin metni sunulması halinde davalı asile yemin metninin meşruhatlı davetiye ile tebliğine karar verilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinin ikinci sayfasında davaya konu taşınmazın 300.000,00TL (98.729,68USD) konusunda anlaşma sağlandığı ve devrin bu miktar üzerinden yapıldığı yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmakla 31.499,82TL eksik harcı gelecek celseye kadar tamamlamak üzere kesin süre verilmesine; aksi takdirde Harçlar Kanunu m.28 ve HMK.m.150 hükmü uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ... 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasındaki kısmen borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
HMK'nın 150. Maddesi, "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır...İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır..." şeklindeki hükümleri amirdir. Ayrıca 492 sayılı Harçlar Kanununun “Harcı Ödenmeyen İşlemler” başlığını taşıyan 32.maddesinde “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz." hükmü getirilmiştir.
Davacı, gerçek kişi olup, Harçlar Kanunu'na göre harçtan muaf olan kişi ve kurumlardan değildir. Nispi karar ve ilam harcına tabi davalarda, dava değeri üzerinden peşin nispi ilâm harcının alınması zorunludur. Uyarıya rağmen yatırılmaması halinde Harçlar Kanunu'nun 32.maddesine göre müteakip işlemler yapılamayacağından dava dosyasının işlemden kaldırılması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.12.2013 gün ... Esas, ... Karar sayılı ilâmı ve yüksek yargı uygulamaları bu yöndedir.)
Yukarıda yazılı kanun maddesi bağlamında yapılan inceleme neticesinde;
11/06/2024 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı gereğince davacı taraf dava dilekçesinin ikinci sayfasında davaya konu taşınmazın 300.000,00TL (98.729,68USD) konusunda anlaşma sağlandığı ve devrin bu miktar üzerinden yapıldığı yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmakla 31.499,82TL eksik harcı gelecek celseye kadar tamamlamak üzere kesin süre verilmesine; aksi takdirde Harçlar Kanunu m.28 ve HMK.m.150 hükmü uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına karar verildiği, davacı vekilinin duruşmada hazır bulunduğu, ihtaratın yapıldığı, davacı tarafça eksik harcın ikmal edilmediği, 24/12/2024 tarihli duruşmada verilen karar uyarınca önceki 1 nolu ara karar gereği harç ikmalinin yapılmamış olması nedeni ile Harçlar Kanunu m.30 hükmü ve HMK.m.150 hükmü uyarınca harç tamamlanıncaya kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, anılan yasal düzenleme doğrultusunda ve dosyanın takip edilmemesi nedeni ile 3 ay süre ile işlemden kaldırıldığı ancak üç aylık süre içerisinde harcın yatırılmadığı anlaşıldığından, davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince yasal sürenin dolduğu gün itibari ile açılmamış sayılmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın, HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca ve 25/03/2025 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2.Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
3.Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 321,62TL harcın mahsup edilerek bakiye 293,78TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-7) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7.Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/03/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)