12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/79
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/10/2021
NUMARASI: 2019/685 Esas - 2021/784 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ...'ın sürücüsü olduğu, davalı ...'a ait halk otobüsünün 19.11.2015 tarihinde yaya haldeki müvekkiline çarptığını, müvekkilinin kafatasında kırık oluştuğunu, yüz kemiği ve dişlerinin kırıldığını, komaya girmesi nedeniyle 9 gün hastanede yattığını, tedavi gördüğü Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda %5 oranında maluliyeti bulunduğunun tespit edildiğini, sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, ceza yargılaması sırasında davalı sürücünün kusurlu olduğu tespit edilmekle birlikte tali kusurlu olduğuna yönelik tespiti kabul etmediklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalma kaydı ile, 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 17.09.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 20.738,02-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; otobüs sürücüsü olan müvekkili ...'un kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağında davacının tamamen kusurlu olduğunun belirlendiğini, davacının iş ve geliri ile tedavisinin tamamlanıp tamamlanmadığının tespiti gerektiğini, müvekkillerinin davacıyı hastanede ziyaret ettiklerini, kazanın taşıt yolunda meydana geldiğini, istenilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, tazminatlara avans faizi isteminin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davacının, davaya konu kaza sebebiyle maluliyetinin %5, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu, kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının %75, davalı ...'un % 25 oranında kusurlu olduğu, davalı tarafın kusur oranı üzerinden hesaplamaya göre rücuya tabi ödeme düşüldükten sonra davacının 630,85 TL geçici iş göremezlik, 20.107,17 TL daimi iş göremezlik tazminatına hak kazandığı, mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporunun aynı doğrultuda olduğu, davalıların, davacının maddi zararından sorumlu oldukları, davacının davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen maluliyetinden duyduğu elem ve keder, olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerektiği kanaati ile; "1-Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE; 630,85 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 20.107,17 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20.738,02 TL tazminatın davalı ... Sigorta AŞ yönünden poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydı davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, kabulüne karar verilen tazminata davalı ... Sigorta Aş yönünden 26/04/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 19/11/2015 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, 2-Davacının manevi tazminata ilişkin talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi lie birlikte davalılar ... ve...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri; kaza tespit tutanağında müvekkili ...'un kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunun belirlendiği, kaza mahallinde trafik ışığı ve iki farklı yaya geçidi bulunduğu, kazanın, yolun taşıtlara ayrılmış kısmında meydana geldiği, davacının birden yola atlaması nedeniyle asli kusurlu olduğu, çalışma gücünün kaybına dair zararlardan ve sağlık giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğu, geçici iş göremezlik zararının müvekkillerine yüklenemeyeceği, takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, avans faizi işletilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosya kapsamına, kazanın oluş biçimine uygun, ceza yargılamasında alınan kusur raporu ile uyumlu, ayrıntılı, gerekçeli, açıklayıcı ve denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, çalışma gücünün kaybından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararının bedensel zarar niteliğinde ve davalıların sorumluluğunda olmasına, kazaya karışan aracın ticari nitelikteki otobüs olması nedeniyle tazminata avans faiz işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, davacının kaza sonrası yaralanmasının niteliği (hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığına neden olacak şekilde), kaza tarihi (2015 yılı), kaza tarihinde paranın alım gücü, tarafların sosyo ekonomik durumları, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olmamasına göre davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.