8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/3656 E. , 2025/330 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili, davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Mardin ili Ömerli ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2008 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) değişik 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucunda, 101 ada 2 parsel sayılı 90.921,72 metrekare ve 102 ada 1 parsel sayılı 65.854,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve tescil istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmışlar, bu dava görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve 2011/16 Esasına kaydedilmiştir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, "Dosyanın işlemden kaldırıldığı 15.03.2011 tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde yenileme talebinde bulunulmadığı" gerekçesiyle verilen, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar, davacılar ... ve ...' in temyizi üzerine Dairemizin 07.12.2021 tarihli, 2021/16417 Esas, 2021/12124 Karar sayılı ilamıyla; "... hüküm, davacı ... tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de, yargılama sırasında duruşma gününü bildirir davetiyenin bizzat kendisine tebliğ edildiği, ancak duruşmaya katılmadığı için dosyanın işlemden kaldırıldığı ve davacı tarafından yasal süresinde yenileme talebinde bulunulmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu nedenle davacı ...'in temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerektiği, davacı ...'in temyiz itirazları yönünden ise, mahkemece, davacı ...'e duruşma gününü bildirir davetiye tebliğe edilmediği halde, 15.03.2011 tarihli duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin usul ve kanuna uygun bulunmadığı açıklenerek, davacı ...'e duruşma gün ve saatinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsizliğine ..." değinilerek, davacı ... yönünden bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... 102 ada 1 parsel ile 101 ada 2 parsel numaralı taşınmazlar içinde bulunan ve fen bilirkişi raporu ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi raporlarında (B) ve (C) harfi ile gösterilen alanların orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu .." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve, kısmen reddine, Mardin ili Ömerli ilçesi ... Mahallesi, 102 ada 1 parsel numaralı taşınmazda, fen bilirkişisi ... ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 5.266,78 metrekarelik alanın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile aynı adada son parsel numarasından sonra yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tarla vasfında tapuya kayıt ve tesciline, aynı yer 101 ada 2 parsel numaralı taşınmazda jeodezi ve fotogrametri uzmanı Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 13.05.2022 hakim havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (C) harfi ile gösterilen 5.919,31 metrekarelik alanın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile aynı adada son parsel numarasından sonra yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tarla vasfında tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili, davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun, 2008 yılında, 3402 sayılı Kanun'un değişik 4 üncü maddesi uyarınca yapıldığı anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, 102 ada 1 parsel içinde (B) ile, 101 ada 2 parsel içinde ise (C) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin orman sayılmayan yerler olduğu ve davacı ... lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu, diğer dava konusu bölümlerin ise zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı ve zilyetlik koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; dosya kapsamında bulunan belgeler ile UYAP'tan yapılan araştırmadan anlaşıldığı üzere, davacılar ... ve ... tarafından 101 ada 2 ve 102 ada 1 sayılı orman parsellerinin içindeki taşınmaz bölümlerine yönelik Kadastro Mahkemesine açmış oldukları davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda, 101 ada 2 ve 102 ada 1 parsellere ilişkin tutanaklar dava açılmazdan önce kesinleşmiş olduğundan bahisle Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş olup, Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/16 Esas sırası üzerinden (eldeki davanın bozma öncesi esas numarası) yapılan yargılaması neticesinde, takip edilmediği gerekçesiyle önce dosya işlemden kaldırılmasına ardından da kanundaki yasal süre içinde yenilenmediğinden bahisle 17.06.2011 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bu defa, davacılar ... ve ... 29.07.2011 tarihinde Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesinde; ... Mahallesi 101 ada 2 ve 102 ada 1 parsellerin içinde kalan taşınmaz bölümleri için ayrı bir zilyetliğe dayalı tapu iptal ve tescil davası açmışlar, 2011/94 Esasında yapılan yargılama sonucunda, 3402 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 11 inci maddesine göre hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığından bahisle davanın usulden reddine ilişkin verilen karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2013/9526 Esas, 2014/4985 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş, bozma ilamı sonrası 2014/65 Esas sırasına kaydedilen davanın yapılan yargılaması neticesinde davacıların 101 ada 2 ve 102 ada 1 orman parselleri içinde dava konusu ettikleri taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davalarının reddine karar verilmiş ve iş bu karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/16664 Esas, 2017/4513 Karar sayılı ilamıyla onanmak suretiyle 07.07.2017 tarihinde kesinleşmiştir.
Öte yandan; daha önce Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/16 Esas sayılı dosyasında (eldeki davanın bozma öncesi esas numarası) 17.06.2011 tarihinde verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin gerekçeli kararın taraflara tebliği için davacı ... tarafından 06.03.2017 tarihinde dilekçe verilmiş ve tebliğ işlemleri sonrası bu karar, davacı ... ve ... tarafından 08.03.2017 ve 23.03.2017 tarihlerinde ayrı ayrı temyiz edilmiş ve akabinde yukarıda açıklanan safahat doğrultusunda eldeki temyize konu Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/44 Esaslı dosyası olmuştur.
Hal böyle olunca; anlatılanlar çerçevesinde İlk Derece Mahkemesince öncelikle, Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/65 Esas sayılı dosyasının bu dosya arasına alınmalı, ardından eldeki davada hükme esas alınan fen ve jeodezi bilirkişi raporlarındaki dava konusu yerlere ilişkin krokiler ile yine davacı ...'in 101 ada 2 ve 102 ada 1 orman parselleri içinde dava konusu ettiği ve yargılama neticesinde davanın reddine karar verilerek orman oldukları kesinleşen taşınmaz bölümleri hakkındaki 2014/65 Esaslı dosyada bulunan fen bilirkişi raporundaki kroki çakıştırılarak, 2014/65 Esas sayılı davanın dava konusu olan, fen bilirkişi raporunda 101 ada 2 parsel içinde kaldıkları belirtilerek (A), (A1), (B) harfleriyle gösterilen ve 102 ada 1 parsel içinde kaldıkları belirtilerek (C), (D), (E), (E1) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinden davacı ...'in dava konusu ettikleri belirlenip, eldeki temyize konu davada da aynı yerlerin dava konusu olduğunun tespit edilmesi durumunda, 2014/65 Esas sayılı dava dosyasında verilen hüküm, taraflar arasında kesin hüküm teşkil ettiğinden bu bölümler yönünden davanın reddine karar verilmeli, 2014/65 Esas sayılı dosyada dava konusu olmayıp ta eldeki davada dava konusu olan taşınmaz bölümlerinin bulunması halinde ise, bu bölümler yönünden usulüne uygun şekilde orman ve zilyetlik araştırması yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözden kaçırılarak, yukarıda belirtildiği üzere kesin hüküm durumu araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına ve bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle;
Davacı ... vekili, davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü ile davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.