10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2012/3437 E. , 2012/10852 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :1096-23
Davacı Kurum, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelirler ile yapılan ödemelerin 5510 sayılı Yasanın 21 ve 23. maddeleri uyarınca tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davalı asil davayı kabul etmiş olmakla, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; 29.12.2009 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalı ...’un hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelirler ile yapılan ödemelerin 5510 sayılı Yasanın 21 ve 23. maddeleri uyarınca tahsili istemine ilişkin olup; davalı 17.01.2012 tarihli celsede alınan beyanında; davayı ve kusur oranını kabul ettiğini, bu beyanına göre davanın sonuçlandırılmasını istediğini, ancak bu parayı ödeyecek gücü bulunmadığını, iş kazası geçirenin damadı olduğunu bildirmiş olması karşısında Mahkemece, uyuşmazlığı 6100 sayılı HMK’nın “kabul beyanı”na ilişkin düzenlemeleri doğrultusunda sonlandırmak gerekir. Zira, anılan Kanunun “Davaya Son Veren Taraf İşlemleri” başlıklı “Üçüncü Bölüm’ünde yer alan “Davayı Kabul”e ilişkin 308. Maddesindeki; “ (1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. (2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.“ şeklindeki hükümler karşısında davalının “kabul beyanı” çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.