Esas No
E. 2025/244
Karar No
K. 2025/365
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/244 Esas

KARAR NO: 2025/365

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 29/01/2025

NUMARASI: 2024/944 Esas

DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ: 06/03/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacılar hakkında İİK 287. Madde uyarınca geçici mühlet kararı verilmesini, şartlar oluştuğu takdirde kesin mühleti kararı verilmesini ve akabinde konkordatonun tasdikini talep etmiştir.

Davacı vekili 11.01.2025 tarihli dilekçesi ile müvekkili şirketler tarafından bankalara tahsil için ve/veya teminat olarak bırakılan çeklerin şirkete iade edilmesi, vadesi gelmiş ve tahsil edilmiş ise çek bedellerinin müvekkilinin konkordato komiser nezaretinden açılan hesaplarına yatırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 29.01.2025 tarihli ara kararı ile; talebe konu çeklerin teminat çeki olarak verildiği hususunun ispat edilemediğinden borçlular vekilinin tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Ara karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; çeklerin bankaya teminat çeki olarak verilmesinin Türk Bankacılık uygulamasının ve mevzuatın bir gereği olduğunu, çekin bankaya rehin cirosu ile devrinin mümkün olmadığını, bu nedenle bankaya ancak tahsil ve temlik cirosu ile verilebileceğini, Mahkeme tarafından ispat yükünün taraflarınca yerine getirilmediği gerekçesi ile taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, bankalara gönderilen ihtarnameler ile çeklerin bankaya tevdi edilmesine ilişkin bilgi ve belgelerin talep edildiğini, bu belgelerin bankalar tarafından ibraz edilmesi gerektiğini, bu belgeler ibraz edilmeden taraflarınca ispat yükünün yerine getirilmediği gerekçesi ile verilen red kararının hatalı olduğunu,çeklerin temlik cirosu ile verilmesi halinde dahi İİK 294/6 hükmüne müstakbel alacağın temlik olduğu için çeklerin yine de iadesinin gerektiğini, komiser heyeti görüşü ile çeklerin teminat amaçlı olarak bankalara verildiğinin ispat edildiğini, karine olarak bankanın ileri tarihli çekleri kredi borcuna teminat olarak aldığının kabulü gerektiğini, konkordatoya başvurulduğunda bu çeklerin bankalarca ilgili müşterinin hesabından çıkarılarak kendi hesaplarında tahsil edildiğini ve daha sonra nemalandırılmayarak kendilerine çıkar sağladıklarını, bu durumun nakit akışı bozulmuş olan konkordatoya başvuran şirketlerin durumunu daha da kötüye sokarak konkordatonun amacı ile bağdaşmadığını, bankaların müvekkilinin konkordato başvurusundan istifade ederek müvekkilinin verdiği daha önce kredi teminatına aldıkları çekleri, temlik cirosu ile devir aldıklarını savunduğunu, ancak çekin devrine ilişkin herhangi bir hukuki ilişkiyi ileri sürmediklerini belirterek ilk derece Mahkemesi ara kararının kaldırılarak bankalara verilen müşteri çeklerinin veya bu çeklerin bedellerinin müvekkillerine iadesi yönünde ara karar oluşturulmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava,

İİK 285 vd maddelerinde düzenlenen konkordato talebidir. İhtiyati tedbirin reddine ilişkin ara karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun onuncu kısım, birinci bölümünde, "Geçici Hukuki Korumalar" üst başlığı altında, ihtiyati tedbirin şartlarını düzenleyen 389 vd maddelerde yer almıştır.

HMK 389. maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği ve ya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hallerde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Mahkemece, gecikme nedeniyle bir sakınca ya da ciddi bir zararın doğacağı konusunda talepte bulunanın haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi halinde sakınca veya zararı ortadan kaldıracak şekilde tedbire karar verilebilir.

İİK 287/1. fıkrada, 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hallerde dahil olmak üzere, mahkemenin, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı belirtilmiştir. Bu hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere, malvarlığının muhafazası için alınabilecek tedbirler sınırlı değildir. Konkordato talebi üzerine kanunda öngörülmeyen muhafaza tedbirleri dışında, mahkemece verilebilecek İhtiyati tedbirlerin amacı, konkordato talep eden borçlunun malvarlığı veya işletmesinin bütünlüğünün korunması ve konkordatonun amacına ulaşmasının sağlanmasıdır. Ancak, yasanın açık düzenlemelerine aykırı düşecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi de kabul edilemeyecektir. Konkordato komiser heyeti sunmuş olduğu 28/01/2025 tarihli görüş yazısında özetle ; Geçici mühletin ilan edildiği 28.11.2024 gününden önce ileri tarihli olarak keşide edilen ve keşide tarihi 28.11.2024 tarihinden sonra olan çeklerin rehin ve diğer imtiyazlı alacaklar dışında banka kredi borçlarına mahsup edilmeyeceği, geçici mühletin ilan edildiği 28.11.2024 gününden önce ileri tarihli olarak keşide edilen ve keşide tarihi 28.11.2024 tarihinden sonra olan çeklerden tahsil edilip kredi borcuna mahsup edilen veya ayrı hesaplarda tutulan çek bedellerinin bankalar tarafından komiser denetiminde kullanılmak üzere borçlu şirkete ödenmesi gerektiği, geçici mühletin ilan edildiği 28.11.2024 gününden önce keşide edilen ileri tarihli ve keşide tarihi 28.11.2024 tarihinden sonra olan çeklerden tahsil edilmeyenlerin borçluya iade edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Somut olayda, davacı talebinin, maddi hukuk alanında sonuçlar doğuran ve borçlu konkordato talep eden şirkete nazaran üçüncü kişi konumunda olanların maddi hukuktan doğan talep ve def-i haklarını etkileyen tedbirler olarak değerlendirilebilir. Konkordato talebinde, gerek geçici mühlet ve gerekse kesin mühlet süresi içerisinde, üçüncü kişilerin sahip oldukları hakları ve yüklendiği borçları etkileyeceğinden bu konuda tedbir kararı verilemez.Açıklanan nedenlerle ve özellikle davacı borçlu şirketlerin ihtiyati tedbir talepleri, konkordato ile ilgili İİK 285 vd maddelerde ki açık düzenlemelerine uygun düşmediğinden ve bu anlamda ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılarak istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/944 Esas ve 29/01/2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİİK’nun 293/2. maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.06/03/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.