21. Hukuk Dairesi
T. C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1551 Esas 2025/224 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/06/2022
NUMARASI : 2021/359 Esas 2022/422 Karar
GEREKÇELİ KARARIN
Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli, şirkete kayyım atanması ve tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin oğulları olan iki kardeş ... ve ... arasındaki ihtilafı çözebilmek için devreye girdiğini, yapılan anlaşma sonrasında da aralarında ki ihtilafın büyümemesi için müvekkilinin dava dışı ...’ın .... Ltd. Şti'ndeki % 50 hissesini devraldığını, diğer oğlu olan davalı ile ortak olduğunu, ortaklığa devam eden davalının hiçbir şekilde hesap vermediğini, kar dağıtımı yapmadığını, kardeşine söz verdiği hisse bedellerini de ödemediğini, usulsüz işlemler yaptığını, ortaklığı sadece kendisine çıkar sağlayarak devam ettirdiğini, davacının dönem dönem şirketin mali durumundan şüphelendiğini, bilgi alma hakkını kullanarak inceleme istediğini, şirketin kötü yönetiminden ötürü tedirgin olarak şirketin feshi için dava açtığını, açılan davanın usuli eksikliklerden dolayı reddedildiğini, davalının şirketi tek ortak gibi yönettiğini ve yönetmeye devam ettiğini, defterlerde usulsüzlükler yapılmasına sebep olduğunu, yargılanmaya dahi sebep olabilecek fatura işlemleri yapıldığını, davalının müdürü olduğu şirketin yaptığı işleri, kendisinin sahibi olduğu diğer şirketi olan ... Yurtdışı Eğitim Danışmanlık şirketine aktardığını, eskiden kar eden bir şirketten bunca yıl boyunca hiçbir gelir gelmediğini, söz verilen borçların eski ortağa ödenmediği, müvekkilinin iki kez bilgi alma hakkını kullanarak inceleme yaptırdığını, yapılan incelemelerde usulsüzlükler tespit edildiğini, tüm uyarılara rağmen davalının hiçbir şekilde harekete geçmediğini, davalının müdürlük görevinin gereğini yerine getirmediğini, 2016 yılından bu yana hiç genel kurul yapılmadığını, davacının ısrarı üzerine 02/07/2021 tarihine gün verildiğini, şirketten avans olarak usule aykırı pek çok parayı uhdesine aldığını, şirket karlarının sonradan düştüğünü, şirketin elde ettiği gelirleri davalının hep kendi şirketi olan ...’e aktardığını, davalının sorumluluğunu yerine getirmediğini, özen ve bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağının ihlal edildiğini, davalının tek sahibi olduğu şahıs şirketi olan ... – ... Yurtdışı Eğitim Danışmanlık Turizm Seyahat Bilişim'in ortak olduğu ... ile aynı faaliyet konusunda çalıştığını, eski ortak ... zamanında söz konusu şirketin gayrifaal olarak durduğunu, ortaklık yapısının değişmesi sonrasında 08.02.2017 tarihli karar ile iştigal konusunda bilgisayar danışmanlık faaliyetleri olarak değişiklik yaptığını belirterek davalının şirket müdürlüğünden azledilmesine, şirkete kayyım atanmasına, davalının sebep olduğu şirket zararının tespit edilerek müvekkilinin ortağı olduğu ... ... Ltd. Şti. hesabına aktarılmak üzere maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında tazminat talebini toplam 365.269,83 TL olarak artırmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkiline yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin kardeşinin ortağı olunan dava dışı ... Ltd. Şti'nden haksız kazanç sağlamak amacıyla ayrıldığını, hisselerini babaları olan davacıya devrettiğini, sonrasında doğrudan rakip şirket kurarak eski ortağı olduğu şirket ile doğrudan rekabet etmeye başladığını, davacının aldığı hisse bedelini kendisinin ödemesi gerektiğini, müvekkilinden hisse bedelini ödemesinin beklenemeyeceğini, müvekkilinin şirket müdürlüğü uyarınca yönetim ve temsile ilişkin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, genel kurul toplantısının yapıldığını, şirket karının arttığını, uzun yıllar ... firmasıyla ticari faaliyet gerçekleştirdiğini, bu süre içerisinde şirketin hiçbir zarara uğramadığını, eski ortağın şirketten aldığı avansı iade etmediğini, davacının ortağı olduğu şirketin özel bilgilerine vakıf olmaya çalıştığını, asıl amacının şirkete ilişkin firmaları, fatura bilgilerini, fiyatlandırma bilgilerini hisseyi devreden oğluyla paylaşarak haksız kazanç için zemin hazırlamak olduğunu, davacının şirkete hiçbir katkısı bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, tarafların, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin %50'şer hissesine sahip ortak oldukları, davalının şirketin müdürü olduğu, davalı her ne kadar davanın şirkete yöneltilmesi gerektiğini bu sebeple davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuş ise de, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre davanın şirket müdürüne yöneltilmesi gerektiği, davacının bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına ilişkin keşide ettiği ihtarname üzerine davalının şirket kayıtlarını incelediği, davacının, davalının işleri sahibi olduğu diğer şirket olan ... Yurt dışı Eğitim Danışmanlık şirketine aktardığı iddiasına yönelik, bilirkişi incelemesine göre önceki unvanı ....Ltd.Şti. olan şirketin, tek ortaklı olduğu, ortağın ve müdürün ... olup, 2019 yılında pay devri nedeniyle tek ortak ve müdürün ... olduğu, 2021 yılında da unvan değiştirerek ... Otomasyon Danışmanlık ... Ltd. Şti. unvanını aldığı, dolayısıyla davalının bu şirketin ortağı olmadığı, davalının gelen işleri bu şirkete aktardığı iddiasının ispatlanamadığı, davacı her ne kadar davalının şirketi kötü yönettiğini iddia etmiş ise de, bilirkişi incelemesinde yapılan tespitlere göre şirketin öz kaynaklarının erimediği, karlılık oranında artış kaydedildiği, borca batıklığın söz konusu olmadığının anlaşıldığı, davacının iddialarından sadece davalının aldığı iş avansını kapatmadığı, böylelikle şirketin zararının oluştuğu iddiası ispatlanmışsa da, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, ortakların iş avansı adı altında 2019-2020 yıllarında işletmeden aldıkları ve uzun süreli kapatmadıkları toplam rakamın 3.434.580,33 TL olduğu ve 7.607.264,17 TL olan aktif toplamının %45'ini meydana getirdiği davalının almış olduğu avans miktarının 2.962.573,36 TL olduğu, 30.09.2021 tarihi itibariyle davalının almış olduğu avansları kapattığı, iş avansları hesabına göre hissesini davacıya devreden önceki ortak ...'ın 283.006,97 TL, davacının 107.000,00 TL, davalı ... 39.592,29 TL olmak üzere toplam 429.599,26 TL şirkete iade edilmeyen avans olduğu, verilen iş avanslarına göre önceki ortak ...'ın 82.000,00 TL şirkete borçlu bulunduğu, şirket ortaklarının kullanmış oldukları avansların ortaklar üzerinde uzun süreli kalması dolayısı ile herhangi bir adatlandırma ile faiz hesaplanması yapılmadığının görüldüğü, buna göre davalı şirket müdürü kullandığı avans nedeniyle şirketin faiz getiri kaybına uğramasına sebebiyet vermişse de, davacı ortak ve önceki ortağın da kapatmadığı avanslar dikkate alındığında, bu durumun tek başına özen ve bağlılık yükümü ile kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal sonucunu doğurmadığı, müdürün azli ile kayyum atanması şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının sonunda sadece davalının iş avansını kapatmadığını, böylelikle şirketin zararının oluştuğu iddiasının ispatlandığını, hüküm başlıklı bölümden hemen önce ki paragrafta da davalı şirket müdürü ortağın, kullandığı avans nedeni ile şirketin faiz getiri kaybına uğramasına sebebiyet vermişse de şeklinde tespitlerle aslında davalının müdürü olduğu şirketi zarara uğrattığının ispatlandığının açıkça belirtildiğini, bu durumun bilirkişi raporunda ki rakamlarla da zaten açıkça belli olduğunu, mahkemenin bunları gözardı ettiğini, zararın tazmini taleplerinin dahi reddedildiğini, buna gerekçe olarak diğer ortakların da avanslarını kapatmadığını ileri sürmüşse de neticede davalı şirket müdürünün somut durumda görevini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkilinin kullandığı bir avans bulunmadığını, davalının müvekkilinin kredi kartını iş için kullandığını, bu kartın ödemelerini de avans olarak yaptığını, müvekkilinin eline geçen bir para bulunmadığını, bu iddianın mahkemece araştırılmadığı gibi, davalı tarafça da bu iddianın reddedilmediğini, gerekçeli kararda yer dahi verilmediğini, haksız rekabet yönünden hiçbir inceleme yapılmadığı gibi defalarca belirtilmesine rağmen şirketlerin karıştırıldığını, gerekçeli kararda haksız rekabet ve ... Yurtdışı Eğitim Danışmanlık Şirketinden bahsedilirken eski unvanı ... olan şirketten bahsedildiğini, ortak değişimleri sanki aynı şirket gibi anlatıldığını, oysa ki duruşmada da anlatıldığı gibi iki şirketin farklı olduğunu, bu hususun mahkemece tam açıklığa kavuşturulmadığını, ... - ... Yurt Dışı Eğt. Dan. Turz. Sey. Bilgisayar (Tic. Sic No: ...) şirketinin davalının çok eskiden kurduğu bir şahıs şirketi olduğunu, müvekkilinin hisseleri devralmadan dahi davalının bu şirketi bulunduğunu, o dönem şirket incelendiğinde eski iştigal konusu pakette hamburger ve kebap satışı iken 2017 sonrası yani ortak değişimi sonrası bilgisayar danışmanlık faaliyetleri ve ürün temini olduğunu, mahkeme kararında geçen ... Otomasyon Danışmanlık Bilişim San. ve Tic. Ltd. Şti. ise tamamen başka bir şirket olduğunu, bu şirketin işbu dava açıldıktan sonra davalının kendi şirketi üzerinden yaptığı işleri durdurması sonrasında bulduğu çözüm olarak yakın arkadaşının şirketinin unvanını değiştirdiğini, yanında SGK'lı çalışan kardeşi ... üzerine devrettirdiğini, bunların hepsinin tesadüf olmasının mümkün olmadığını,
TTK'nun 230. maddesi doğrultusunda haksız rekabete konu olan şirket şahıs şirketi olan ... - ... Yurtdışı Eğitim Dan. Turz. Sey. Bilgisayar firması olduğunu, davalının ... şirketinin müdürü olmasına rağmen, kanuna aykırı olarak aynı sektörde başka bir şirkette de müdürlük yaptığını, bu iki şirket arasında davalının iş yaptığını belirtmelerine rağmen mahkemece bu hususun incelenmediğini, 2018 ve 2019 yıllarında davalının şahıs şirketi olan ... Eğitim ile davaya konu ... Bilgisayarın 1 milyon TL üzerinde borç-alacak kaydı olduğunun belirtildiğini, davalı kendi şirketinden bilişim faaliyetinde işlem yaptığını, ...'dan ürün alıp ...'ın müşterilerine sattığını, durumların tespiti için ilgili firmalara müzekkere yazılarak, ..., ... - ... Eğitim Ve ... Otomasyon şirketi ile cari ilişkilerinin sorulması gerektiğini, şirketler arasındaki tablo bu kadar net iken gerek vergi dairesinden gerek ticaret sicil müdürlüklerinden bilgiler istenebilecekken mahkemenin eksik inceleme ile haksız rekabet iddiasının ispatlanamadığını belirttiğini, bilirkişilerin raporlarında pek çok tespit yapmış olmalarına rağmen ve hatta maddi olarak 365.269,89 TL zarar olmasına rağmen tüm bunları azil için yeterli görmedikleri yönünde subjektif yorum yaptıklarını, davalı müdürün müvekkilinin ortak olduğu 2017 yılından bu yana hiç genel kurul yapmadığını, şirket kar etmesine rağmen hiç bir kar payı dağıtımı yapmadığını, ortakların avans kullanmaları mümkün olmadığı halde davalı müdürün oldukça yüksek bir avans kullandığını, kullandığı avansın dikkat çekmemesi ve adatlandırmaya gerek olmaması için iş avansları hesabında gösterdiğini, avansların faizlendirilmesini yapmayarak şirketi gelir kaybına uğrattığını, müvekkiline avans verilmiş gibi göstermesine rağmen aslında müvekkilinin kredi kartı ile şirkete mal aldığını, yapılan usulsüzlükleri defterlere farklı şekillerde kaydederek VUK'na aykırı davrandığını, gerçeğe aykırı usulle fatura tedariği yaptığını, davalı devir tarihinden sonra kendisinin tek yetkili olduğu ve iştigal konuları şahıs şirketi ile piyasada iş yapmaya başladığını, ...'ın çalıştığı firmalarda bu şahıs şirketine cari kayıtlar açtırdığını, ...'ı kendi şahıs şirketine borçlandırıldığını, sonrasında dava açılması ile birlikte şahıs şirketinden devam edemeyince, bu kez daha önce arkadaşına kurdurduğu ...'i yanında sigortalı çalışan kardeşinin üzerine, kendi firması ile aynı ticari unvanla (...) devrettirdiğini, bu kez müvekkilinin ortak olduğu ... ile aynı piyasada aynı müşteri ve tedarikçilerle çalışmalarına buradan devam ettiğini, davaya konu ...'ın faaliyetlerini 2021 yılı ağustos ayı itibari ile tamamen durma noktasına getirdiğini, diğer şirketleri üzerine kaydırmaya başladığını, şirketten hiç maaş almadığını, başka kazancı olmadığını iddia eden davalıya şirkete olan 2 milyon TL üzerindeki borcunu nasıl kapattığını isticvap yolu ile sorulmasının talep edildiğini, bu konuda mahkemece bir karar verilmediğini, davalı bir kısım nakit yatırıp sonrasında şirketin borçlarını bu şekilde ödediğini, gerek hesap kapama yapılan şirketler gerekse davalının maddi durumu karşısında söz konusu avans kapamalarınınn kanuna ve usule aykırı olarak fatura tedariği yöntemi ile kapattığını, dava tarihinden sonra da defter üzerinde usulsüzlükler yapılmaya devam ettiğini, ancak buna rağmen mahkemece bir karar verilmediğini, defter kayıtlarında ki usulsüzlük olduğu belirtilmesine rağmen bu hususta hiçbir inceleme yapılmadığını, müvekkiline ödendiği iddia edilen avansların aslında hiç ödenmediği hususunun incelenmediğini, müvekkiline ödendiği iddia edilen avansın davalının kullanımındaki kredi kartına ödendiğini, davalının müdür olarak burada da kanuna ve muhasebesel usullere aykırı davranarak usulsüz kayıt oluşturduğunu, yapılan harcamaların elektronik ve bilişim firmalarından yapıldığını, bu nedenle de söz konusu kartın davalının kullanımında olduğunu, müvekkilinin 70 yaşında olup, kendisinin bu kadar bilişim malzemesi almasının mümkün olmadığını, tüm bu ekstreler karşısında davalının yine usulüne aykırı hareket etmek suretiyle söz konusu kredi kartı ödemelerini sanki müvekkiline avans göndermiş gibi gösterdiğini, kayıtların gerçekleri yansıtmadığını, şirket ortaklarının cari hesapları avans hesaplarında değil, ortaklar cari hesabında tutulması gerektiğini, VUK’na uygun olarak adatlandırma işlemine tabi tutularak şirketin, paranın zaman değerinden kaynaklanan zararının önüne geçilmesi gerektiğini, bilirkişinin bu konuya raporunda kısmen değinmiş olmakla beraber kayıtlardaki usul hataları, şekil şartları konularında eleştiri getirmediğini, davalı müdürün hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde kullandığı avansların aşırılığından ve hukuka aykırılığından hiç bahsedilmediğini, avansların dava tarihinden sonra kapatılmasına rağmen bilirkişilerin bu durumu da göz ardı ettiğini, hukuk usulüne aykırı inceleme yapıldığını, dava açılmadan önce davalıya ve şirkete ihtarname gönderildiğini, söz konusu hususların kapatılması için süre verilmiş olmasına rağmen davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; limited şirket müdürünün haklı nedenle azli, şirkete kayyım atanması, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Anayasanın 141,III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HMK'nun 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır.
Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür.
Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesindeki yargılamayı tekrarlamak ve esas hakkında karar vermek yetkisine sahiptir. Ancak ilk derece mahkemesi yargılaması usul hukukuna uygun yürütülüp karar da gerekçesi yazıldığında iki dereceli yargılama sistemi uygulanmış olacaktır. Diğer bir anlatımla ilk derece mahkemesi yargılamasının tekrarlanması gereken ağır bir usul hatası varsa HMK'nun 353. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerekir.
Yukarıda anılan Anayasa ve yasa hükümleri ile yapılan açıklamalar karşısında istinafa konu mahkeme kararı incelendiğinde; davacı yan dava dilekçesinde limited şirket müdürünün haklı nedenle azli ve şirkete kayyım atanması ve şirket müdürünün sorumluluğunun kaynaklanan tazminat isteminde de bulunmuştur. Anılan şirket müdürünün haklı nedenle azli isteminin dayanağı olarak da davalı şirket müdürünün şirket defterlerinde usulsüzlük yaptığı, şirketi kötü yönettiği, kar payı dağıtımı yapılmadığı, genel kurul toplantısını yapmadığı, şirketin gelirlerini uhdesine geçirdiği iddialarının yanı sıra davalı şirket müdürünün sahibi olduğu ... Yurt Dışı Eğitim Danışmanlık şahıs şirketinin davalının müdürü, davacının ortağı olduğu ... ... Ltd. Şti. ile aynı iştigal alanında bulunduğunu, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür.
Mahkeme karar gerekçesinde ... Yurt Dışı Eğitim Danışmanlık şirketinin önceki unvanının ... ... Ltd. Şti olduğu, daha sonra unvan değiştirerek ... Otomasyan ... Ltd. Şti. Unvanını aldığı, davalının ise bu şirketin ortağı olmadığı, davalının gelen işleri bu şirkete aktardığının ispatlanamadığı belirtilmiş ise de, davacı iddiasında yer alan şirketin karar gerekçesinde belirtilen limited şirket olmayıp, davalının tek ortağı ve yetkilisi bulunduğu ...-... Yurt Dışı Eğitim Danışmanlık Şirketi isimli şahıs şirketidir. Davalı şirket müdürünün anılan şahıs şirketi sahibi olmasının haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, bu durumun şirket müdürünün azli için haklı sebep oluşturup oluşturmadığına ilişkin herhangi bir delil tartışılmamış ve gerekçe yazılmamıştır.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı limited şirket müdürünün haklı nedenle azli iddiasına dayanak olarak ileri sürülen haksız rekabete ilişkin gerekçe bulunmadığından esastan incelenmeksizin kaldırılarak takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a.6. ve 355. maddeleri gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2.Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2022 tarih 2021/359 Esas 2022/422 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4.Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5.Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6.İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a.6 ve 362/1-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/03/2025 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.