Esas No
E. 2023/10420
Karar No
K. 2024/21339
Karar Tarihi
Karar Sonucu
DÜŞÜRÜLMESİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı
Aramaya Dön
YARGITAY

2. Ceza Dairesi

E. 2023/10420 K. 2024/21339 T.
Karar Sonucu DÜŞÜRÜLMESİNE
Resmî Atıf Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/10420, K. 2024/21339, T. 25.12.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/10420
Karar No
2024/21339
Karar Tarihi
25.12.2024
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı
Karar Sonucu
DÜŞÜRÜLMESİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

2. Ceza Dairesi         2023/10420 E.  ,  2024/21339 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2012/566 E., 2013/216 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇLAR: Hırsızlık, silahla tehdit
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme

Sanığın 24.07.2012 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, müdafi istemediğini belirttiği ve müdafii bulunmaksızın ifadesinin alındığı gibi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığı, yokluğunda verilen kararın sanığa bizzat tebliğ edilmesinin gerektiği hâlde sanığa tebliğ edilmediği, bunun yerine sanığa soruşturma aşamasında tutukluluk sorgusu sırasında müdafii olarak görevlendirilen Av. Ali Rıza Irmak'a gerekçeli kararın tebliğ edildiği ve müdafii tarafından temyiz edilmeyince kararın kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, anılan müdafiinin kovuşturma aşamasında herhangi bir görev ve yetkisinin bulunmadığı, müdafie yapılan karar tebliği işleminin geçersiz olduğu belirlendiğinden, sanığın 26.10.2020 tarihli eski hale getirme ve temyiz mahiyetli isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca ve yukarıda belirtilen gerekçeyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın yargılama konusu eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e (2 kez) ve 106/2-a maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 18.04.2013 tarihli mahkûmiyet tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog