1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/2702 E. , 2025/976 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının 15.10.2022 tarihinde sanık müdafine tebliğ edildiği, sanık müdafinin kararı yasal süresinde temyiz etmediği, bu durumun ceza infaz kurumunda bulunan sanığa 01.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararı da gözetilerek sanık ...'in ceza infaz kurumundan gönderdiği 02.12.2022 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, sanığın 09.12.2022 tarihli eski hale getirme talepli dilekçesinin kabulüne, 05.12.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek inceleme yapılmıştır.
2.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2019/221 Esas, 2021/514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-g,35/2,53,58. maddeleri uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/874 Esas, 2022/1412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; eksik incelemenin bulunduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine, öldürme kastının bulunmadığına, ceza miktarının fazla olduğuna, taksirle yaralama suçunun oluşacağına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın sevk ve idaresindeki araçla uygulama noktasındaki çevirmeden kaçmak amacıyla aracını polis memuru olan katılanın üzerine sürdüğü, katılanın aracın altında kalmamak amacıyla sanığın bulunduğu taraftaki kapıya asılarak elleri ile tutunduğu, bu şekilde sanığın katılanı 226 metre yoğun trafiği bulunan yol içerisinde süreklediği, zikzaklar çizerek ve çift yönlü bölünmemiş yolda bazen ters şeride girerek katılanı araçtan düşürmeye çalıştığı, bu sırada katılanın "dur" şeklinde bağırmasına aldırmayarak eylemine devam ettiği sırada katılanın yere düşmesi sonucu karşı şeritten gelen aracın katılana çarpması neticesinde ... tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda, sanığın yoğun bir yol içerisinde katılanın yola düşmesi durumunda araba çarpacağını ve ağır bir şekilde yaralanacağını bildiği ve neticeyi kabullenerek ve isteyerek hareket ettiği anlaşıldığından eylemini kasti olarak gerçekleştirdiğinin kabulü ile suç vasfının nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/874 Esas, 2022/1412 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY İncelenen davada hukuki uyuşmazlık konusu olan husus sanığın eyleminin nasıl vasıflandırılacağı yolundadır.
Olay tarihinde polis memurlarının çevirme yaptığı noktaya binek otomobili ile gelen sanığın ilk önce durduğu sanığın aracının şoför penceresinin açık olduğu mağdurun sanıktan araçtan inmesini istediği bu sırada sanığın mağdurun olduğu kendi soluna doğru aracı sürmeye başladığı araç hareket edince mağdurun refleks olarak iki eliyle pencereden tuttuğu ve araçta asılı kaldığı sanığın bu şekilde aracını sürmeye devam ederek bölünmemiş yol nitelikli yolda aracı sürmeye devam ettiği nitekim belirli bir mesafe sonra mağdurun artık aracı tutmaktan yorularak yola savrulduğu ve karşıdan gelen ve bu durumu görerek yavaşlayan bir aracın ön kısmına çarparak yaralandığı anlaşılmaktadır.
Gerek izlenen görüntüler gerek dosyadaki toplanan deliller ve oluş birlikte değerlendirildiğinde araç sürücüsü olan sanığın çok aşırı hız yapmadığı zaten şehir içi yol olan yolda hareketlerine devam ettiği sanığın bu sonucu ön gördüğü, istemediği ama hayatın olağan akışına göre kabullendiği açıktır. Sanıkla mağdur arasında herhangi bir husumet yoktur. Aslında kendi aracı ile çarpmadığına göre elverişli bir araçta adam öldürme yönünden kullanmaktadır. Nihai sonuç burada mağdurun yere düşmesi, çarpması ya da sanığın aracından başka bir araç altında kalma olasılığıdır. İşte sanık umursamaz bir duygu durumu ile tüm bu sonuçları kabullenmektedir. Adam öldürmeyi istediği yolunda örneğin asılı kalan sanığı bir başka araca çarptırmak ya da bir duvara sıkıştırmak gibi bir eylemselliği olmamıştır. Bu çerçevede sayın çoğunluğun sanığın kastını doğrudan kast ile adam öldürmeye teşebbüs olarak verilmiş kararın onanması yolundaki görüşüne iştirak etmiyorum. Eylemin olası kast altında işlendiğinin kabulü delil ve oluşa daha uygun düşecektir.