10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/11938 E. , 2025/259 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Mayıs 2016 tarihinde tür değişikliği yaptığını, Limited Şirket iken Anonim Şirkete dönüştüğünü, davacı müvekkilinin geçmişte davalı şirkete ait Üçkuyular Mağazasında çalıştığını, daha sonrasında işten çıkarılmış olduğunu, 2012 yılının Eylül ayında yeniden davalı şirketin Narlıdere Mağazası’nda çalışmaya başladığını, 10 Ocak 2017 tarihinde iş akdine son verildiğini, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerindeki çalışması ile ilgili olarak işe giriş bildirgesinin kuruma verilmemiş olduğunu, davacının bu davaya esas çalışma süresinin tamamının davalı şirketin Narlıdere Şubesinde geçtiğini, davacı müvekkilinin iş akdine davalı işvereni tarafından son verilmiş olması sebebiyle İş Kanunu ve sözleşmeden doğan her türlü haklarını saklı tutarak 2012 Eylül ayı ile 10.01.2017 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia edildiği gibi Narlıdere Şubesinde çalışmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında bir iş ilişkisi bulunmadığını, davacının emekli olduğunu, emekli olduktan sonra çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çalışma iddiasını ispat yükünün davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait Kurum kayıtları üzerinde yapılan araştırmada davacının iddia ettiği dönemlere dair sigortalı çalışmalarına ilişkin bilgi ve belge bulunamadığını, bu tür tespit davalarında 5 yıllık hak düşürücü sürenin göz önünde bulundurulması gerektiğini, kamu düzenini ilgilendiren bu davada da çalışma ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.07.2018 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının 1628283,35 sicil no.lu işyerinde 30.09.2012 - 10.01.2017 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden ve asgari ücretle 1451 gün çalıştığının, çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 12.07.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2020 tarihli kararı ile İzmir 14. İş Mahkemesinin 12.07.2018 tarih, 2017/51 Esas ve 2018/260 Karar sayılı kararına yönelik davalı Öz Şanal Züccaciye ve Dayanaklı Tüketim Malları San. ve Tic. A.Ş. vekili ile fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... somut davada tespiti talep edilen dönemde, davacının sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma hakkı bulunduğu sabittir. Ancak davacının talebinin açık ve belirgin olmadığı anlaşılmakla; mahkemece öncelikle davacının davalı kurumda bulunan tahsis dosyası celp edilerek dava ile ilgili talebi net bir şekilde açıklattırılmalı, isteminin, 506 sayılı Yasa’nın 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi, yoksa, 63/B kapsamında Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu aydınlatılmalıdır. Mahkemece yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca yapılacak değerlendirme sonucu hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2.6100 sayılı HMK 119/1-e maddesi gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, 194. maddesi gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK 31 maddesi gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim,
HMK 31. maddesi ve 119/1-e maddesi gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığı altında; talep ve kabul edilen süre gözetilerek, davacıya, davasını somutlaştırması adına, mahkemece öncelikle tam olarak talebi açıklattırılmalı, çalışmasının niteliği, süresi ile çalışmanın geçtiği yer davacıya sorularak açıklığa kavuşturulmalı, davacının kim tarafından işe alındığı, çalışırken kimden emir ve talimat aldığı, iş yerinde hangi işlerde çalıştığı, çalışma arkadaşlarının kimler olduğu, ücretini nasıl aldığı, çalışma şeklinin nasıl olduğu hususlarında beyanı alınarak ve eksik hususlar davacıya açıklattırılarak dava konusu somutlaştırılmalı, çalışmasının şekli eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulacak şekilde davacıya açıklattırılarak talebi somutlaştırılmalıdır.
Bunun yanında, dava konusu dönemde davalı şirketin kurum ve vergi kayıtları ile ticari faaliyetleri araştırılmalı, işyerinin kapasitesi ve iş yoğunluğu belirlenmeli, ayrıca davacının çalışmasının bulunduğunu iddia ettiği Narlıdere Şubesi adına tüm dönem bordroları getirtilip dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurulmalı, tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde bu çelişki giderilmeli, davalı işyerinin yoğunluğu ve kapasitesi nazara alınmak suretiyle davalı şirkete ait her bir şubede geciken tahsilatlarla ilgili ne kadar süre ile kaç sigortalı çalıştırılması gerektiği de araştırılmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
3.Yargılama aşamasında davacı vekili tarafından, geciken tahsilatların borçlularından tahsili amacıyla düzenlenen ve şirket alacaklarına ait sözleşme bilgilerinin yer aldığı 12/05/2016 tarihli 2 adet, 08/06/2015 tarihli 2 adet, 08/09/2016 tarihli, 09/05/2016 tarihli 2 adet, 11/08/2015 tarihli, 13/04/2016 tarihli tutanakların dosyaya ibraz edildiği anlaşılmakla söz konusu tutanaklarda imzası bulunan şirket avukatlarının ve tahsille görevli diğer elemanlarının tespit olunarak, beyanlarının alınmasından sonra, varılacak sonuca göre ve yukarıdaki eksiklikler tamamlandıktan sonra fiili çalışma olgusunun varlığı hakkında bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, fer’i müdahil Kurumda 1418762.35 sicil numaralı dosyada işlem gören davalı Özşanal Perakende Mağazacılık Anonim Şirketine ait “Dayanıklı Tüketim Malları Ticareti” mahiyet kodlu işyerinin Narlıdere Şubesinde Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi olarak 30.09.2012-17.01.2017 tarihleri arasında asgari ücretle sürekli ve kesintisiz olarak 1458 gün çalıştığı, 1458 günlük çalışmasının fer’ i müdahil Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; kararın soyut ve husumetli tanık beyanları üzerine kurulduğunu, tanık ifadelerinin yetersiz olduğunu, davacının emekli olduğunu, yaşlılık aylığı almasına rağmen destek primi ödemeden çalışmasının hayatın olağan akışına ve SGK mevzuatına aykırı olduğunu, davacı Eylülden itibaren talepte bulunmuş ise de Mahkemece 30 Eylül tarihinden itibaren hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın tanık beyanlarıyla dahi ispatlanamadığını, beyanlar arasında çelişki bulunduğunu, iddianın ispatlanamadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 2012 Eylül ayı ile 10.01.2017 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı şirket vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.