Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/476
Karar No
K. 2024/1251
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/476 Esas
KARAR NO: 2024/1251
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/07/2017
KARAR TARİHİ: 17/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, dava dışı .... Group Tur San. A.Ş aleyhine Bursa .... İcra Müdürlüğü'nde ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, icra dosyasında alınan talimat gereğince İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Tal. Sayılı dosyasında, borçlu sıfatı bulunmayan müvekkilinin iş yerinde yapılan hukuki itirazlara rağmen 21/11/2016 tarihinde uzun süre haciz uygulandığını, haciz esnasında müvekkil şirket yetkilileri tarafından, borçlu ile herhangi bir organik bağlantı bulunmadığı, sadece ticari ilişkiden kaynaklı cari hesabın söz konusu olduğunun beyan edilmesine ve icra müdürlğünce yapılan araştırmada herhangi bir evraka rastlanmamasına, sadece taraflar arasındaki et alım satımından kaynaklanan cari hesap ekstrelerine rastlanmasına rağmen, haksız haczin sürdürüldüğünü, davalının, borçlu şirketin eski yetkilisine ait şirketin internet sitesinde yayınlanan bilgilerden yola çıkarak haksız haczin sürdürdüğünü, ticari şirketlerin tüzel kişilerinin bulunması nedeniyle şirket yetkililerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, internet sitesinin borçlu ile ilgisinin olmadığını, www...com internet adresinin ... Gıda Ltd. Şti. Ne ait olmasına rağmen borçlunun .... A.Ş olduğunu, ancak haciz sırasında alacaklı vekilince ''borçlu firma yetkilisinin sahip olduğu marka bilgilerinde üretim adresinin istihkak iddiasında bulunan firmanını adresi ile aynıdır... Bununla birlikte ito kayıtlarını dosyaya sunuyorum, kısa süre önce firmadan ayrılan ..... yıl boyunca müteselsil sorumluluğu devam etmektedir.'' ifadelerini yazdırarak, borçlu şirketin eski yetkilisinin borçtan şahsen sorumlu olduğunu iddia ettiğini ancak .... inde dosyanın borçlusu olmadığını, şirket ortaklarının da şirketin borcundan şahsi sorumluluklarının bulunmadığını, haczedilen mallar için açılan istihkak davası sonucu Bursa .... İcra Hukuk Mah. ... esas sayılı dosyası ile müvekkilinin haklı bulunarak haczin kaldırıldığını, ancak dava süresince davacının bu kez de çekten kaynaklanan alacağı sebebiyle borçlu aleyhine Bursa ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında başlattığı takibe ilişkin ödeme emrinin müvekkilinin adresine gönderildiğini, tebligatın şerh konularak iade edildiğini, borçlu şirketin ticaret sicilindeki adresinin farklı olmasına rağmen müvekkilinin muamele merkezinde tebligat yapılmasının usulsüz olduğunu, davalının cebri icra organlarını kullanarak müvekkilini mağdur ettiğini, dava dışı şirketten olan alacağını, müvekkilinden tahsile çalıştıklarını, haksız haciz nedeniyle müvekkilinin bir kısım resmi mercilere şikayette bulanarak dava açtığını, yapılan işlemler için giderler yapıldığını, haksız haciz sırasında haciz süresince müvekkilinin bilgisayar ve kasa ekipmanlarının haciz edilmesi nedeniyle yaklaşık 5 saat satış yapılamadığını, bunun yanı sıra müvekkilinin de manevi zararının da oluştuğunu ileri sürerek toplam 2.641,00TL maddi 50.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; haciz adresi borçlu firmanın kurucusu adına kayıtlı olan markanın üretim yeri olarak gösterildiğini, borçlunun kurucu ortağı ... in kullandığı ... markasının tanıtımının yapıldığı internet sitesinde üretim yeri olarak davacıya ait olduğu belirtilen ve istihkak iddiasında bulunulan adres olduğunu, ayrıca davacı şirkete ait işletme onay belgeleri sertifika ve hizmet yeterlilik belgeleri de borçlu şirketin kurucusuna ait olan ... markasının internet sitesinde yayınlandığı, borçlu firmanın kurucusunun kullandığı internet sitesinde üretim yeri olarak haciz adresinin belirtilmesi ve davacıya ait şahsi evrak niteliğindeki işletme onay ve kalite belgelerinin de borçlu şirket tarafından kullanılan marka altında ilan edilmesi karşısında borçlu firmanın kurucu ortağı ... ile davacı şirketin aynı iş kolunda ''....'' markası adı altında birlikte ticari faaliyet göstermeleri nedeniyle haciz uygulandığını, ayrıca haciz adresinde borçlu şirket ve kurucusuna ait belgelerin bulunduğunu, davacı tarafından .... ve şirketine gönderilen 23/11/2016 tarihli ihtarın haciz tarihi olan 21/11/2016 tarihinden sonra gönderilmesinin de tarafların mal kaçırmak amacıyla hareket ettiklerinin kanıtı olduğunu, haciz sonrası Bursa .... İcra Müdürlünün ... esas sayılı dosyasında borçluya çıkarılan tebligatın davalı çalışan .... tarafından tebliğ alındıktan sonra, tebligatın iade edildiğini, ancak tebligatın başlangıçta kabul edildikten sonra iade edilmesinin organik bağ bulunduğunun gösterdiğini, davacının şikayeti üzerine Bursa Barosunca yapılan araştırmada kanun ve meslek ilkelerine aykırı yön bulunmadığını belirlendiğini, davacı tarafından borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin hacizden sonra olduğunu, yapılan evrak araştırmasında borçlu şirketin eski ortağı ... 'in ad soyad ve imzasının bulunduğu faturaların bulunması nedeniyle İİK'nın 97/A maddeleri gereğince haciz yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığını, istihkak davasının kabul edilmesinin haksız haciz nedeniyle tazminatı gerektirmediğini, müvekkilinin hak arama özgürlüğü çerçevesinde haciz yaptığını, bu nedenle maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; haksız hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu nedenle de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz.

Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esasında açılan davada verilen 26.02.2018 tarihli görevsizlik kararı üzerine, dosya mahkememize gelmiştir.

Mahkememizce, yapılan haciz sırasında borçlu şirketin eski yöneticisine ait fatura ve cari hesap ekstresinin bulunması, borçlu şirketin eski yetkilisi tarafından kullanılan markanın tanıtımında üretim adresi olarak haciz yapılan adresin gösterilmesi ve davacıya ait bir kısım üretim ve kalite bilgilerinin borçlu şirketin eski ortağı olan .... 'ye ait markanın tanıtıldığı internet sitesinde yayınlanmış olması nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin alacaklı lehine olduğu, bu kapsamda haciz yapılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, yasada düzenlenen ve alacaklının alacağına kavuşmasını sağlayan haciz ve cebri icra işlemlerinin kasten zarar verme amacıyla yapıldığının kabulü halinde haksız fiili sayılacağı, yukarıda yapılan tespitler ışığında yapılan haczin kasten davacıya zarar verme amacı taşımadığı, istihkak iddiasının davacı lehine sonuçlanmasının haczin haksız ve kötü niyetli olduğuna karine olmayacağı, bu durumda yasalarca tanınan zor kullanma hakkının alacaklı tarafından alacağının tahsili amacıyla kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkememizce verilen bu karar İBAM ... HD. ..... Esas ve .... Karar sayılı ilamı doğrultusunda "Somut olayda, yapılan haciz işleminin haksız haciz olarak değerlendirilemeyeceği, maddi bir zarar oluşmadığından bu kapsamda maddi tazminat şartlarının oluşmadığı, manevi tazminat talebi yönünden ise davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olmadığı ve ağır bir zarar da doğmadığı" gerekçesiyle esastan reddedilmiştir.

İşbu karar Yargıtay .... HD. .... Esas ve .... Karar sayılı ilamıyla; davalı tarafından yalnızca borçlu olan şirketin kurucu ortağına ait olan markanın internet sitesinde yer alan ve davacının haberdar olmadığı bir kısım bilgilerden yola çıkılarak davacının adresinde fiili haciz işlemi uygulanmış olup davacı şirketin yetkilisinin beyanlarına, haciz mahallinde ticaret hayatı içerisinde bulunması olağan olan cari hesap ekstresi ve faturalar dışında borçlu şirkete ait belge bulunamamasına rağmen hacze devam edilmiş olması dikkate alındığında yapılan haczin haksız ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim davacı şirket tarafından açılan istihkak davası sonucunda Bursa .... İcra Hukuk Mahkemesinin 25.04.2017 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, Bursa ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında davaya konu mallar üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Davacı tarafından dava dilekçesinde yaklaşık 5 saat süren haciz işlemleri sırasında satış yapılamaması nedeniyle kâr kaybına uğranıldığı iddia edilerek maddi tazminat istenilmiş; İlk Derece Mahkemesince bu hususta bilirkişi raporu alınmıştır. Ancak alınan bilirkişi raporu yeterli ve denetime elverişli değildir.

Şu durumda İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş; gerçek zarar ilkesine uygun şekilde davacı şirketin, haciz tarihinden en az bir ay önceki ve sonraki satışlarına ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile bilançoların dosya arasında alınarak konusunda uzman bilirkişi heyetinden salt haciz yapılması nedeniyle uğranılan bir kâr kaybı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

2.Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 6098 sayılı Kanunu'nun 58 inci maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu nedenle de haciz yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça haciz yaptıran kişi manevi tazminatla sorumlu tutulamaz.

Dosyanın kapsamından; 21.11.2016 tarihinde yapılan hacizde davacı şirket yetkililerince istihkak iddiasında bulunulmuş ve bu doğrultuda 13.12.2016 tarihinde, Bursa .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile istihkak davası açılmıştır.

Davalı tarafından ise dava dışı borçlusu .... Gıda Turizm San. ve Tic. AŞ aleyhine bu kez 03.01.2017 tarihinde, Bursa .... İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasında yeni bir icra takibi başlatılmıştır. Anılan icra takibine ilişkin takip talebinde, davacı ... Gıda AŞ'ye ait olan ve 21.11.2016 tarihinde haciz işlemi uygulanan adres de dava dışı borçlunun adresleri arasında gösterilmiş ve ödeme emri davacı şirketin adresine tebliğe çıkarılmıştır. Davacı şirket yetkilileri tarafından "bahsi geçen şirketin kendilerine ait olmadığı, .... Gıda AŞ olarak faaliyet gösterdikleri" belirtilerek tebligat iade edilmiştir.

Şu durumda; davacı şirketin yetkilileri tarafından istihkak iddiasında bulunulmuş ve bu hususta dava açılmışken henüz dava sonuçlanmadan dava dışı borçlu aleyhine başlatılan ikinci icra takibine ait takip talebinde davacının adresinin borçlu şirketin adresleri arasında yazılması kötüniyet göstergesi olup davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekir." gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyularak maddi zararın tespiti yönünden ilgili belgelerin sunulması ve bilirkişi incelemesi yapılması için ara karar oluşturulmuştur.

Ancak davacı taraf maddi zararının bulunmadığını, kar kaybı olmadığını, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın manevi zarar yönünden karar verilmesini talep etmiştir. Bunun üzerine maddi zarar bulunmadığından bilirkişi incelemesi yapılmamış ve davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;

Dosyanın kapsamından; 21.11.2016 tarihinde yapılan hacizde davacı şirket yetkililerince istihkak iddiasında bulunulmuş ve bu doğrultuda 13.12.2016 tarihinde, Bursa ... İcra Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile istihkak davası açılmıştır.

Davalı tarafından ise dava dışı borçlusu .... Group Gıda Turizm San. ve Tic. AŞ aleyhine bu kez 03.01.2017 tarihinde, Bursa .... İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasında yeni bir icra takibi başlatılmıştır. Anılan icra takibine ilişkin takip talebinde, davacı ... Gıda AŞ'ye ait olan ve 21.11.2016 tarihinde haciz işlemi uygulanan adres de dava dışı borçlunun adresleri arasında gösterilmiş ve ödeme emri davacı şirketin adresine tebliğe çıkarılmıştır. Davacı şirket yetkilileri tarafından "bahsi geçen şirketin kendilerine ait olmadığı, .... Gıda AŞ olarak faaliyet gösterdikleri" belirtilerek tebligat iade edilmiştir. Bu durumda; davacı şirketin yetkilileri tarafından istihkak iddiasında bulunulmuş ve bu hususta dava açılmışken henüz dava sonuçlanmadan dava dışı borçlu aleyhine başlatılan ikinci icra takibine ait takip talebinde davacının adresinin borçlu şirketin adresleri arasında yazılması kötüniyet göstergesi olup davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Maddi tazminat talebinin REDDİNE,

2.Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 30.000,00TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 898,98TL harcın mahsubu ile bakiye 471,38TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden;

6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

7.HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog