Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/257
Karar No
K. 2025/91
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/257
KARAR NO: 2025/91
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/04/2023
KARAR TARİHİ: 27/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-Borçlu tarafından---- İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, haksız itiraz eden davalı-borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

---- İcra Müdürlüğünün---- Esas sayılı icra takip dosyası, Noterler Birliğine ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevabı, -----. Sulh Hukuk Mahkemesinin ---- sayılı dosyası, --- Noterliğinin 17.09.2019 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnamesi, bilirkişi raporları. -----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 76.500,00 TL alacak yönünden 09.01.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak "Ayıplı çıkan ---- ve ---- Plaka sayılı araçlar için yapılan masraf bedelinin iade talebidir. 76.500,00 TL" gösterildiği, davalı tarafından süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, aracın ayıplı olarak satılması nedeniyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir.

Somut olayda; Davacı şirketin ‘-----’ internet sitesi üzerinden davalıya ait ----- plaka sayılı iki adet aracın ‘-----’ internet sitesi üzerinden ‘araçların yürür aksamlarında kısmi masraflar olduğu ve araçların yürür aksamlarında (lastik, akü, amortisör, rot, rotil vb.) eksiklikler olduğundan dolayı araçların ‘trafikten çekme belgesi olduğu’ belirtilerek satışa sunulduğu, davacı şirket tarafından ----- Noterliğinin 09.09.2019 tarih ve ---- Yevmiye Nolu ‘Araç Satış Sözleşmesi’ ile ---- Plaka sayılı araç ile yine ----- Noterliğinin 09.09.2019 tarih ve ----- Yevmiye Nolu ‘Araç Satış Sözleşmesi’ ile ---- Plaka sayılı aracın toplam 119.000,00 TL bedel peşin ödenmek sureti ile satın alındığı, ancak davacı tarafça dava konusu araçlarda ilan sitesinde belirtildiğinden daha fazla hasar olduğunun tespit edilmesi üzerine-----. Noterliğinin 17.09.2019 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile dava konusu araçların satış bedellerinin iadesinin talep edildiği, araç bedellerinin iade edilmemesi üzerine araçların tamir ettirildiği, huzurdaki davaya dayanak icra takibi ile 76.500,00 TL tamir bedeli ve işlemiş faizinin davalı taraftan tahsilinin talep edildiği görülmüştür. tebliğ edilmiş mi? 3 iş günü verilmiş.

TTK m. 23/c gereği; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.

Dava konusu araçlarda davacı tarafça ileri sürülen ayıpların gizli veya açık ayıp olup olmadığına ilişkin mahkememizce otomotiv alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Buna göre dava konusu araçların tamiri için 41.000,00 TL ve 35.500,00 TL olmak üzere toplam 76.500,00 TL masraf yapılması gerektiği, bu tutarların 13.250,00 TL sinin açık ayıba ilişkin olduğu, 63.250,00 TL sinin ise gizli ayıba ilişkin olduğunun tespit edildiği görülmüştür.

Dava konusu araçlarda bulunan açık ve gizli ayıpların TTK m. 23/c gereği süresi içerisinde davalı tarafa ihbar edilip edilmediğine ilişkin yapılan değerlendirmede; -09.09.2019 tarihinde dava konusu araçların satın alındığı, -17.09.2019 tarihinde ---- Noterliğinin ----- yevmiye nolu ihtarnamesinin davalı tarafa gönderildiği, 20.09.2019 tarihinde ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edildiği, -18.09.2019 tarihinde -----Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosyası ile delil tespiti işleminin yaptırıldığı, 29.09.2019 tarihinde bilirkişi raporunun düzenlendiği, -09.01.2020 tarihinde dava konusu icra takibinin başlatıldığı görülmüştür. Buna göre, her ne kadar davacı taraf ----- yazışmaları ile durumu davalı tarafa bildirdiğini iddia etmiş ise de bu yazışmalara dosya içerisinde yer verilmediği, bu haliyle açık ayıplar bakımından ayıp ihbarının süresinde yapıldığından söz edilemeyeceği, gizli ayıplar bakımından ise davacı tarafın süresi içerisinde ihtarname ile araçların ayıplı olduğunu davalı tarafa bildirdiği, gizli ayıplar bakımından ayıp ihbarının süresi içerisinde yapılmış olduğu görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu araçlarda delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile varlığı tespit edilen ayıplardan açık ayıplara ilişkin davacı talebinin ihbarın süresinde yapılmaması nedeniyle yerinde olmadığı, gizli ayıplara ilişkin talebin ise ihbar işleminin süresi içerisinde yapılması ve işbu ayıplardan kaynaklanan sorumluluğun TBK m. 219/2 gereği davalı tarafa ait olması nedeniyle yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın gizli ayıplara ilişkin tespit edilen 63.250,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Her ne kadar icra takibinde davacı tarafça işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de davacı tarafın dava konusu araçların tamir bedelinin tahsiline ilişkin davalı tarafı TBK m. 117 gereği daha evvel temerrüde düşürmediği, ----. Noterliğinin 17.09.2019 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnamesinin dava konusu araçların tamirinden evvel ve dava konusu araçların satış bedelinin iadesine ilişkin olarak gönderildiği anlaşılmakla davacı tarafın işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde;

İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, ----- sayılı ilamı)Somut olayda; dava konusu alacağın ayıplı aracın tamir bedelinin tahsiline ilişkin olduğu bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün görülmemesi, hüküm sonucuna yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları neticesinde ulaşılması karşısında 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluşmadığından davacı vekilinin davalı şirket yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerine davanın kabul red oranı dikkate alınarak karar verilmiştir.

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere kabul red oranına göre taraflardan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜNE; davalının ----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 63.250,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,

-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.320,60 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 981,20 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 3.339,40 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 981,20 TL peşin harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

4.Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 4.056,25‬ TL nin kabul red oranına göre 3.157,98 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 17.990,9‬0 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

8.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1560,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.214,53 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

9.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1560,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 345,47 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

10.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog