1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi ' nin... Esas sayılı dosyasına verdiği 13/06/2024 havale tarihli dava dilekçesinde; yargılamaya konu icra takiplerine dayanak yapılan senetlerin büyük bir kısmının, müvekkili tarafından davalısı/alacaklıya ödenmiş olmasına rağmen, davalı tarafından icra takip dosylarına herhangi bir bildirim yapılmadığını, davalı tarafın ödenen bedeller olmasına rağmen haricen tahsil ettiği bedelleri hukuka aykırı olarak icra takip dosyalarına bildirmeyerek müvekkilinin ağır maddi manevi kayıplar yaşamasına sebebiyet verdiğini, davalı tarafından İzmir... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası kapsamında müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine ilişkin olarak İzmir... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına; 21.02.2024 tarihinde 700.000,00 TL (yediyüzbin), 11.03.2024 tarihinde 500.000,00 TL (beşyüzbin), 22.03.2024 tarihinde 200.000.,00 TL (ikiyüzbin), 02.04.2024 tarihinde 1.000.000,00 TL (birmilyon) toplam: 2.400.000,00 TL (ikimilyondörtyüzbin) ödeme yapıldığını, yapılan ödemelere ilişkin dekontların ekte sunulduğu, 12.06.2024 tarihinde taraflarınca yaptırılan güncel dosya kapak hesabı toplam borcun 3.017.182,74 TL olduğunu, ödenen bedel ile kalan bedel arasında fahiş bir fark olup, davalı yan tarafından haricen tahsil bildirimi yapılmaksızın yüksek bir meblağ üzerinden icra takibine devam edildiğini, asıl alacak bakımından tüm borcun ödendiğini, bu ödemelere ait dekontlar incelendiğinde açıklama kısımlarında da bahse konu icra takibine, takip dayanağı senet borçlarına karşılık yapıldığının görüleceğini, icra takip dosyası ve daha sonrasında sunulacak mesaj kayıtları incelendiğinde müvekkili tarafından ödenmiş bulunan borçlar nedeniyle sürekli olarak davalı yan tarafından tehdit edildiği, icra takip dosyasına konu borcun, dosya alacaklısı tarafından haricen tahsil edilmesi halinde haricen yapılan tahsilat icra dosyasına geciktirilmeksizin bildirilmesinin ve bakiye borç kalmış ise o miktar üzerinden hacze devam edilmesi gerektiğini, davalı yanın mesleği Avukatlık olup, haricen yapılan tahsilatların geciktirilmeksizin icra takip dosyasına bildirilmesi gerektiğini bildiğini, Avukatlık, “doğruluk karinesi”nden yararlanan mesleklerden olduğu, kişilerin bu mesleğin mensuplarına inançları asıl olduğunu, bu nedenle, avukatların, kolektif inanca ters düşecek ve bu inancı sarsacak davranışlardan dikkatle kaçınmaları gerektiği, Avukatın, taşıdığı unvanın ve mesleğe güvenin gereği olarak, haricen yapılan tahsilatı dosyaya bildirmek ve borçluyu yasal yükümlülüklerinin dışında onu rahatsız edecek davranışlardan özenle kaçınmak zorunda olduğunu, mesleği gereği bu hususu çok açıkça bilmesine rağmen yükümlülüğünü yerine getirmediği ancak davalı tarafından, müvekkili/dosya borçlusunu yükümlülüklerinden kurtarmadığını, sürekli olarak hem icra takip dosyası üzerinden hem de mesaj, aramalar ile sürekli olarak rahatsız ettiğini, davalı hakkında gerekli merciilere suç duyurusunda bulunulacağını, müvekkilinin, yargılamaya konu icra takibindeki borcu belirli tutarlarla davalıya ödediğini, davalı tarafından haksız ve hukuk aykırı olarak borcu ödenmiş olan ve haricen tahsil bildirimi yapılmayan icra takibi sebebiyle müvekkilinin mal varlıklarına yapılan haciz işlemleri devam ederek müvekkilini maddi olarak zor duruma soktukları, davacı müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak, usule aykırı olarak devam eden icra takip dosyası bakımından müvekkili ...'in bahse konu icra takip dosyasına konu borcun, ödenen 2.400.000,00 TL (İKİMİLYONDÖRTYÜZBİN) bakımından borçlu olmadığının tespitinin talep edildiğini,12.06.2024 tarihinde yargılamaya konu icra takip dosyasının güncel dosya kapak hesabı çıkartıldığını, müvekkili tarafından yapılan ödemeler ve tutarları incelendiğinde, icra takibine konu asıl alacağın ödendiğini, davalı ile görüşülerek icra takip dosyasında kalan vekalet ücreti alacağına ilişkin bedele dair serbest meslek makbuzu kesilmesi ve akabinde makbuz karşılığı olarak vekalet ücret alacağının taraflarınca alacaklı hesabına yatırılacağının bildirildiğini ancak davalı tarafından ısrarla ve hukuka aykırı olarak serbest meslek makbuzu kesilmeyerek haksız menfaat elde etme amacıyla icra takip dosyasına tüm bedel üzerinden devam edildiğini, icra takip dosyası bakımından kalan tutar olan vekalet ücreti alacağı bakımından serbest meslek makbuzu kesilmesi talebinin sebepsiz olarak kabul edilmeyerek tehditlere devam edildiğini, kanunu dolanmaktan öteye gitmeyen haksız ve hukuku aykırı eylemler nedeniyle suç duyurunda bulunulacağını, davacı müvekkili aleyhine başlatılan bahse konu icra takip dosyasına ait, borcun müvekkili tarafından haricen alacaklısına ödenmiş olmasına rağmen davalı yanca haksız ve hukuka aykırı olarak bildirilmemesi neticesinde, ödenmiş olan borca sürekli faiz işlemeye devam ettiğini, bu süre zarfında müvekkilinin adına kayıtlı bulunan malvarlıklarına haciz işlemi tesis edilmeye devam edildiği ve yüksek tutarlar üzerinden faiz işlemeye devam ederek haksız menfaat elde edilmeye çalışıldığını, bu nedenle telafisi güç zararların doğmaması adına İzmir... İcra Dairesi...E. sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve icra takip dosyasının tedbiren durdurulmasının talep edildiğini, davacının üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmiş olmasına rağmen, davalı yan tarafından ödemiş olduğu bedel üzerinden icra takibine devan etmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, yapılacak yargılama neticesinde müvekkilinin yargılamaya konu icra takip dosyası bakımından borcu ödemesi nedeniyle, bahse konu icra takip dosyaları bakımından borçlu olmadığının tespiti gerektiğini belirtmiş , öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; haksız ve hukuka aykırı olarak devam etmekte olan İzmir ... İcra Dairesi... E. sayılı icra takip dosyasına konu borcunun büyük bir kısmının ödenmiş olması nedeniyle teminatsız olarak durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise; uygun görülecek bir teminat bedeli yatırılarak durdurulmasına, haklı ve hukuka uygun davanın kabulü ile; davacının İzmir ... İcra Dairesi... E. sayılı dosyasındaki 2.400.000,00 TL (ikimilyondörtyüzbin) bedelin haricen ödemiş olmasından dolayı 2.400.000,00 TL (ikimilyondörtyüzbin) tutar bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesi ' nce davanın ticari dava olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleştirilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiştir.
Davalı vekili 20/03/2025 tarihli duruşmadaki beyanında davanın arabuluculuk dava şartı noksanlığından reddini talep etmiştir.
Davacı vekilinin dava açılmadan önce ara buluculuk yoluna başvurmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilince 20/03/2025 havale tarihli dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağını sunduğu, tutanağın düzenleme tarihinin 13/02/2025 olduğu belirlenmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça davacının İzmir... İcra Dairesi...
E. Sayılı dosyasındaki 2.400.000,00 TL bedelin haricen ödemiş olmasından dolayı 2.400.000,00 TL tutar bakımından borçlu olmadığının tespitine yönelik olarak dava açılmış ise de; 7445 sayılı İcra Ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ' un 31. Maddesi ile 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan " paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında " ibaresinin "para olan alacak, tazminat itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında " şeklinde değiştirildiği, aynı yasanın 43. Maddesi ile 31. Maddenin 01/09/2023 tarihinde yürürlüğü gireceğinin belirtildiği, dava tarihi itibariyle menfi tespit davası açısından dava açılmadan önce ara buluculuğa başvurunun dava şartı niteliğinde olduğu, dava dilekçesi göz önüne alındığında uyuşmazlığın kaynağının dava konusu edilen sahteliğinin ve BEDELSİZ OLDUĞUNUN tespiti olup davanın menfi tespit talebine ilişkin olduğu, davanın konusu itibariyle dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği ancak arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmeden eldeki davanın açıldığı, HMK nun 114/2 maddesinde " diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır " düzenlemesinin bulunduğu, söz konusu düzenleme göz önüne alındığında 6102 sayılı TTK ya eklenen 5/A maddesinde belirtilen dava şartının mevcut olmadığı, dava şartlarının varlığının HMK 115/1 maddesi gereğince davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılmasının ve dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2.Peşin alınan harç fazla olduğundan 2.800,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine ,
3.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'nın yüzüne karşı açıkça okunup anlatıldı.20/03/2025 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)