3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraflar arasındaki ticari ilişki gereği doğan borcunu ödemediğinden, müvekkili tarafından ... 12. İcra Müdürlüğü’nün 2023/...
E. Sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davalının, ilgili icra dosyasından gönderilen ödeme emrine ilişkin olarak borcun tamamına itiraz ettiğini, ortada gerçek bir ticari ilişki bulunmasına rağmen davalının borca itiraz etmiş olmasının itirazın açıkça işlemleri yavaşlatmak adına ve kötüniyetli yapıldığının ispatı olduğunu, zira davalı borçlunun, itirazında borcu ödediğine dair herhangi bir belge de ibraz edemediğini, konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olunmasının dava şartı haline getirildiğini, bu nedenle 23.08.2023 tarihinde söz konusu alacakla ilgili arabuluculuğa başvurulduğunu, 19.09.2023 tarihinde anlaşamama durumunun gerçekleştiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği, davacının, alacaklı durumda olduğunu, bu sebeple davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, yargılama neticesinde haklılıklarının ortaya çıkacağını, izah ettikleri sebeplerden ötürü ... 12. İcra Müdürlüğü’nün 2023/...
E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe, davalı tarafından borca ilişkin itirazın kaldırılarak takibin devamına, davalının kötü niyetle itiraz etmiş olduğundan dolayı davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddiasıyla huzurda görülen itirazın iptali davasını açtığını, müvekkili şirket aleyhine açılan huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun davayı kabul etmediklerini, dayanak icra dosyasına yetki itirazlarının vaki olduğunu, müvekkili şirketin adresinin .../... olduğunu, para borcundan söz edilebilmesi için muaccel bir borcun varlığının gerekli olduğunu, oysa davacı tarafın muaccel bir alacak iddiasının olmayıp, cari hesap ilişkisi çerçevesinde alacak iddiasının bulunduğunu, davacı tarafın dosyaya sunduğu cari hesap sözleşmesi bulunmadığı gibi, alacak borç ilişkisinin temelini oluşturduğu iddia edilebilecek herhangi bir sözleşmede bulunmadığını, o halde somut olayda götürülecek borcun varlığından söz edilemeyeceğini, davacı tarafın dava konusu talep ve iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın dava konusu talep ve iddiaları olsa olsa aranılacak borç niteliğinde olduğunu, yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, dosyanın ... mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, arabuluculuk son tutanağında ticari satımdan kaynaklanan ihtilaf bulunduğunun belirtildiğini, bu doğrultuda anlaşmama tutanağı tanzim edildiğini, oysa dayanak icra takibinde taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin temelinin cari hesap ilişkisi olduğunun belirtildiğini, dava dilekçesinin ekinde bulunan cari hesap ekstresinde ise “nakliye bedeli, çek girişi, senet girişi” v.s sebepler belirtildiğini, Arabuluculuk son tutanağı ile dayanak icra takibinin, dava dilekçesi ve cari hesap ekstresinin uyumlu olmadığını, dolayısıyla arabuluculuk mevzuatına uygun bir anlaşmama tutanağı bulunmadığını, bu sebeple huzurda görülen davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, geçerli bir icra takibinin varlığının itirazın iptali davalarında dava şartı olduğunu, yetkisiz icra müdürlüğünün tüm işlemleri geçersiz olduğundan, tebliğ ettiği ödeme emrinin de geçersiz olduğunu, geçerli bir ödeme emri bulunmaksızın ikame edilen itirazın iptali davalarının dava şartı yokluğundan reddi gerektiğine yönelik birçok ... ilamı bulunduğunu, huzurda görülen davaya dayanak icra takibinin de yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, ayrıca, dayanak icra takibinde, “65.200,00TL diğer (istenen : yıllık reeskont avans) 65.200,00TL toplam alacak” şeklinde bir düzenleme yapılmışsa da asıl alacağın ne kadar işlemiş faizin ne kadar olduğunun belli olmadığını, bu haliyle de dayanak icra takibinin geçersiz olduğunun ortada olduğunu, bu sebeple huzurda görülen davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, öncelikle her davada olduğu gibi, itirazın iptali davalarında da davacı alacaklının bu davayı açmasında hukuki yararının bulunması gerektiğini, bunun bir dava şartı olduğunu ve davanın açıldığı anda var olması gerektiğini, örneğin muaccel hale gelmeyen alacak için takip yapılmasında ve dava açılmasında alacaklının hukuki yararı olmadığını, (... 20.4.1989 T. 1988/; ) zira itirazın iptali davasının icra takibiyle bağlantılı olduğundan, öncelikle davalı aleyhine girişilmiş geçerli bir ilamsız icra takibi olması gerektiğini, özetle itirazın iptali davasının takiple bağlantılı olduğundan davanın dayandığı takibin geçerli bir takip olmasının gerektiğini, dava dilekçesinin konu bölümü ile talep ve sonuç bölümünün uyumlu olmadığını, dava dilekçesinin talep ve sonuç bölümünde itirazın iptalinin değil, itirazın kaldırılmasının talep edildiğini, müvekkilinin şirket ile davacı arasında kiracı kiralayan ilişkisi bulunmadığından davacı tarafın itirazın kaldırılması talebinin akdi ve yasal dayanağı bulunmadığını, davacının davasını değiştirmesine ve genişletmesine muvafakatleri bulunmadığını, İİK madde 68’e göre düzenlenmiş bir belge icra takibinde yahut taraflar arasında mevcut olmadığı halde davacı tarafından itirazın kaldırılmasının talep edilmiş olmasının, davacının tüm taleplerinin haksız olduğunu, davanın usul kurallarına ve İİK’ya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini gözler önüne serdiğini, gerek HMK gerekse de Medeni Kanununda, müddeinin, iddiasını ispat ile yükümlü olduğunun belirtildiğini, huzurda görülen davada, sözleşmesel ilişkinin varlığını ve bu sözleşmeye dayalı olarak alacak iddiasının varlığını ileri sürenin davacının kendisi olduğunu, bu sebeple ispat külfetinin davacıda olduğunu, oysa davacının , dosyaya hiçbir sözleşme sunmadığını, alacak iddiasının temeli konusunda açıklama yapmayan davacı tarafın dava konusu talep ve iddialarını kabul etmediklerini, davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının, müvekkili şirketten muaccel ve likit bir alacağı bulunmadığının dosya kapsamı ve delil durumuyla ortada olduğunu, bu sebeple davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde faiz talebinin bulunmadığını, davacı tarafın dayanak icra takibindeki faiz hesaplamasının anlaşılamadığını, dayanak icra takibinde asıl istemlerin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olmakla, fer’i nitelikteki faiz talebi de haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının faiz istemine itiraz ettiklerini, davacı tarafın haksız yere ve kötüniyetle müvekkili şirket aleyhine huzurda görülen davaya dayanak icra takibini başlattığını ve huzurda görülen davayı açtığını, müvekkili şirketi haksız yere ... ortamında ve bankalar nezdinde borçlu şirket durumuna düşüren davacı şirketin dayanak icra takibinin %20’sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ettiklerini, arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek sebeplere binaen; davanının reddine, davacı tarafın dayanak icra takibinin %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 21/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; cevap dilekçesini ıslah ettiğini, huzurda görülen davada toplanan deliller ve tanzim edilen bilirkişi raporu ile müvekkilin ticari kayıtlarında davacı tarafa bir borcu olmadığı sübuta erdiğini, müvekkil ve davalı arasında ...'nin alım satımı hususunda anlaşma sağlandığını, anlaşma kapsamında davalı taraf makineyi müvekkile TTK kurallarına uygun bir şekilde teslim etmediğini, teslim ve makinenin çalışır vaziyette kurulumu için kendisi gelmemiş, makineyi davacının nakliyecisi müvekkil firmaya getirmiş, müvekkil ise makineyi bu şekilde kabul etmeyeceğini, kendisine kurulum ve makinenin tam çalışır vaziyette tesliminin taahhüt edildiğini ifade ederek makineyi geri gönderdiğini, davacı taraf alım-satım akdine uygun davranmamış, makineyi müvekkile bizzat getirip kurulumunu sağlamadığını, bunun üzerine müvekkil tarafından tekrar makine kendisine gönderildiğini, makinenin kendisine gönderilmesinden sonra ise davacı ... yine kendisi iştirak etmeyip farklı kişileri göndererek müvekkile makineyi teslim etmeye çalışmış, makineyi davacının adamları kurmaya çalışsa da kurulum esnasında makinenin çalışmadığı, makinenin ayıplı olduğu görüldüğü, davacının işbu basiretsiz ve kötü niyetli davranışları üzerine müvekkil tekrar makineyi teslim almamış, makineyi davacının adamları ile ...'ya geri gönderdiğini, bu süreç içerisinde, taraflar arasındaki makine alım satım sözleşmesi için müvekkil tarafından davacıya zaten davacının ticari kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere 159.000,00 TL ödendiğini, ancak davacı tarafından alım satım akdine konu makine teslim edilmediğini, huzurdaki davada, asıl müvekkil davacıdan alacaklı konumunda olduğunu, bu sebeple davanın reddini talep ettiklerini, davacının sözleşmesel edimini yerine getirmediği, müvekkile satışa konu makineyi teslim etmediği, teslim edip kurulum yapmadığı, gönderdiği çalışanlarının kurulum yapamadığı ve makinenin kurulmaya çalışıldığı esnada ayıp olması hasebiyle tekrar davacıya geri gönderildiği hususunda tanıklarının dinlenmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine, davacı tarafın dayanak icra takibinin %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 12. İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı takip dosyası, fatura, BA/BS formları, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; ...
12.İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır. Mahkememizce, ...
12.İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından 03/08/2023 tarihinde, davalı aleyhin cari hesap alacağından kaynaklı 65.200,00-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin 09/08/2023 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda, davacı tarafın ticari defter ve dayanağı kayıtların incelenmesi yönünden 03/03/2024 tarihli raporun; davalı tarafın ticari defter ve dayanağı kayıtların incelenmesi yönünden 08/04/2024 tarihli raporun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Takip konusu alacağın ticari nitelikteki satım sözleşmesi gereğince düzenlenen 21.07.2022 tarih, numaralı, 1 adet dörtlü yatay mekanik lata dilimleme makinesinin satışına ilişkin 224.200,00 TL bedelli fatura nedeniyle bakiye cari hesap alacağıdır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp akdi ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.Davalı taraf, davacı tarafla olan akdi ilişkiyi kabul etmekle beraber, satıma konu makinenin kurulum esnasında çalışmadığı, makinenin ayıplı olduğunu ve geri gönderildiğini, ticari kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere davacı tarafa 159.000,00 TL ödendiğini ancak davacı tarafından alım satım akdine konu makine teslim edilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Her ne kadar davalı tarafça, satıma konu malların ayıplı olduğu iddia edilmişse de, davacı tarafça düzenlenen faturaya süre içerisinde itiraz ettiğine dair delil bulunmayıp, ayıplı olduğu iddia edilen makine yönünden de, davalının ayıba ilişkin savunmalarını da tarafların tacir olması dikkate alındığında yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, davalı tarafından ayıp savunmalarına karşılık süresi içerisinde ayıp ihbarı yaptığını ve ayıpların varlığını ispatlayacak herhangi somut bir delil sunmadığı, davalı tarafın ayıp iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine varılmıştır.Taraflar tacir olup, ticari defterler ile alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan mahkememizce delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, buna göre cari hesaba konu fatura ve davalı tarafından yapılan ödeme davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacı tarafın ticari defterlerine göre; takip tarihinde davalıdan 65.200,00- TL alacaklı gözüktüğü, davalı taraf ticari defterlerine göre ise, davacı tarafından düzenlenen fatura davalı defterlerinde kayıtlı olup, karşılığında ... tediye makbuzu ile toplam 224.200-TL ödeme ile borcun kapatılarak hesabın sıfırlandığı, Mahkememizce davalı vekiline tediye makbuz aslını ve tediye makbuzunda yer verilen 3 adet ödemeye ilişkin çeklerin detaylı bilgilerini Mahkememize ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş olup, davalı tarafça ara kararın yerine getirilmediği, davalı tarafça, davacı defterlerinde kayıtlı olmayan ödemelerin ispat edilemediği anlaşılmakla, Mahkememizce dava ve takip talebi dikkate alınarak davanın kabulü ile, davalının ...
12.İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasına itirazının iptali ile, takibin talepnamedeki miktar ve koşullar ile birlikte devamına karar verilmiş, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın KABULÜ ile, davalının ... 12. İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasına itirazının İPTALİ ile, takibin talepnamedeki miktar ve koşullar ile birlikte DEVAMINA,
2.Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında hesap edilen 13.040,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3.Harçlar yasası gereğince alınması gereken 4.453,81-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 787,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.666,35-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davacı tarafından yapılan 1.095,71-TL harç, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 294,25-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 6.389,96-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7.Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)