Esas No
E. 2024/2822
Karar No
K. 2025/588
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Hukuk Dairesi

E. 2024/2822 K. 2025/588 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2822, K. 2025/588, T. 14.01.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2822
Karar No
2025/588
Karar Tarihi
14.01.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
İş Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Hukuk Dairesi         2024/2822 E.  ,  2025/588 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/565 E., 2022/214 K.

Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak ilamda belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 09.11.2007 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 08.11.2012 tarihli ve 2009/497 Esas, 2012/404 Karar sayılı kararı ile açılan maddi tazminat davasının kabulüne, 84.062,10 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 09.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, açılan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A)

Bozma Kararı

Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 17.06.2013 tarih ve 2013/8171 E. - 2013/12663 ile "... davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, dosya kapsamından; davalı ...'in özel inşaatında meydana gelen zararlandırıcı olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği,iş kazasının oluşumunda %70 oranında davalı işveren ... ile işveren vekili ...'in, %30 oranında ise kazılı sigortalının kusurlu olduğu, davalı ...'ın alt işverenliğine dair dosyada kayıt bulunmadığı bilakis bu davalının kazazede sigortalı ile aynı inşaat iş yerinde hizmet akdi ile çalışan işçi olduğu, davalı ...'a anılan kazaya dair ayrıca bir kusur izafe edilmediği, hükme esas alınan hesap raporunda davacının beyanından anlaşılan günlük 40,00TL yevmiye (asgari ücretin yaklaşık 2,86 katı) üzerinden hesaplama yapıldığı, davacının ücretine dair ayrıntılı araştırma yapılmadan neticeye varıldığı anlaşılmaktadır. ... Bu açıklamalardan olarak somut olayda davalı ... ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. Zira tüm dosya kapsamından davalı ...'in diğer davalı ...'a ait inşaat iş yerinin alt işveren olarak yapımını üstlendiğine dair bir kaydın olmadığı, bilakis bu davalının diğer davalı ...'a hizmet akdi ile bağlı ve davalı ...'un yapımını üstlenip diğer davalı ...'in işveren vekili olarak takip ettiği inşaat iş yerinde çalışan bir işçi olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca da davalı ...'e davaya konu iş kazası nedeniyle ayrıca atfedilen bir kusur bulunmadığı da gözetilerek bu davalının kararlaştırılan maddi tazminattan sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Bunun yanında davacının maddi zararının hesaplanması noktasında ayrıntılı araştırma yapılmadan sadece davacı beyanı ile Sandıklı Ticaret ve Sanayi Odasının 2012 yılı itibariyle bildirdiği işçilik ücretini dikkate alarak neticeye varılması da ayrıca hatalı olmuştur. Yapılacak iş, öncelikle davacının yaptığı işe göre kendi meslek birliği olan İnşaat Mühendisleri Odasından ve varsa infaatcılar odası ve derneğinden davacının kaza tarihi itibariyle yaşı ile mesleki tecrübesi de gözetilerek gerçek ücretini sormak, buradan gelecek cevaba göre dosyadaki delilleri bir arada değerlendirip yeniden hesap raporu almak ayrıca davacı ...'ın işverenlik sıfatının bulunmayıp anılan olayda bu davalının müstakil bir kusurunun olmadığını da gözeterek aleyhine açılan davaların reddine karar vermekten ibarettir.... " gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 24.05.2018 tarihli ve 2013/327 Esas, 2018/314 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunduğu, davalı ... yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, davalılar ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 84.062,10 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 09.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Yunus ve Şükrü'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, açılan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 01.10.2019 tarih ve 2019/295 E. -2019/5654 K. ile "...temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,....Mahkemece, Dairemizin 2013/8171 Esas ve 2013/12663 Karar sayılı Bozma ilamı öncesinde davacının manevi tazminat isteminin reddine, 84.062,10 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09.11.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Dairemizin 17.06.2013 tarihli 2013/8171 Esas ve 2013/12663 Karar sayılı bozma ilamı ile Mahkemece verilen bahse konu kararın “ hükme esas alınan hesap raporunda davacının beyanından anlaşılan günlük 40,00 TL yevmiye (asgari ücretin yaklaşık 2,86 katı) üzerinden hesaplama yapıldığı, davacının ücretine dair ayrıntılı araştırma yapılmadan neticeye varıldığı, ayrıca davacı ...'ın işverenlik sıfatının bulunmayıp anılan olayda bu davalının müstakil bir kusurunun olmadığını da gözeterek aleyhine açılan davaların reddine karar vermekten ibarettir” şeklinde belirtilerek bozulduğu; akabinde Yerel Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulduğu, davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiği, ancak bozma ilamı sonrası Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmışsa da, davalı asil Mehmet’in, Mahkemenin 2008/262 Esas sayılı dosyasında 23.09.2008 tarihli celsede davacının günlük 40,00 TL yevmiye ücreti ile çalıştığını beyan etmesi sebebiyle bu ücret üzerinden hesaplanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı ve taleple bağlı şekilde 84.062,10 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09.11.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği ve fakat Dairemiz bozma ilamına uygun şekilde hüküm tesis edilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş, davacı işçinin, yaşı ve tecrübesi dikkate alındığında, dosyada mevcut, Afyon Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 14.10.2014 tarihli yazısında bildirilen emsal ücreti baz alarak ve usuli kazanılmış hakları da göz önünde bulundurarak yeni bir hesap raporu almak, ancak yapılacak yeni hesapta temyize konu dosyada 02.04.2018 tarihli hesap raporundaki verilerin dikkate alınmasını, işlemiş devrenin bu raporda kabul edilen tarihten ileri çekilmemesini ve bu rapordan sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkların rapora yansıtılmaması suretiyle maddi tazminat alacağının belirlenmesini sağlamak ve oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Öte yandan, somut olayda, davanın davalı ... yönünden reddine, karar verilmiş olmasına karşın; davalı vekili lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi hükmüne aykırı olarak maktu vekalet ücreti takdir edilmemesi hatalı olmuştur. Diğer davalılar yönünden ise manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olmasına karşın, davalılar vekili lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3. maddesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmemesi hatalı olmuştur... " gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden; açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, davalılar ... ve ... yönünden; açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 79.463,89-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 09.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Yunus ve Şükrü'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, açılan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı vekilinin bilirkişi raporlarına hiç itiraz etmemiş olduğunu, bu hususun lehlerine usuli kazılmış hak doğurduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının birden fazla kısmi ıslahta bulunduğunu, birden fazla kısmi ıslahta bulunulamayacağını, ... yönünden dava tümüyle ret edildiği halde kendisine manevi tazminat yönünden vekalet ücreti hükmedilmediğini, harç ve yargılama giderleri yönünden hukuki oranlama yapılmadığını, Mahkemenin eski kararı olan 2009/497 E.-2012/404 K. sayılı kararının davacı vekilince Afyonkarahisar 2. İcra Müdürlüğünün 2012/6370 E. sayılı dosyası ile icraya konulması üzerine müvekkilleri ile davacı arasında imzalanan 05.03.2013 tarihli sözleşme ile müvekkillerinin o tarihte davacıya 70.000 TL. ödeme yaptıklarını, bu sözleşmenin davacı vekilince Mahkemeye sunulmadığından hesaplamalarda bu miktarın hiç dikkate alınmadığını, bilirkişi raporundaki hesaplamaların günlük 20,62 TL. kazanç üzerinden yapıldığını, oysa Sandıklı Sanayi ve Ticaret Odasının 02.02.2022 tarihli yazısıyla bildirilen günlük ücretin 18.75 TL. olduğunu, bilirkişi raporunun Yargıtay 21.H.D.nin 2019/295 E.- 2019/5654 K. sayılı bozma kararına açıkça aykırı olduğunu, müvekkili Şükrü vekil olarak hareket ettiğinden davalı olarak sorumlu tutulmaması gerektiğini, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, kusur ve maluliyet oranlarına yönelik itirazları hakkında Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444. maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 5. maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 42, 43, 44, 46 ve 47. maddeleri ile 332. maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

2.Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

3.Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog