10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/13638 E. , 2025/618 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki ölümlü iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ...’in davalı şirket nezdinde 13.10.2020 tarihinde işe başlamış olduğunu, davalı şirkete ait ... plakalı otobüste muavin olarak çalıştığını, meydana gelen trafik kazasında ...’in vefat ettiğini, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere ... plakalı çekicinin %100 kusurlu olduğunu, ancak müvekkilinin eşinin sigorta girişinin davalı tarafından yapılmamış olduğunu, müvekkile karşı tamamen kusurlu olduğunu, davada kusurun tamamen davalı şirkete ait olduğunu, iş sağlığı ve güvenliği alanında üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini belirtilmiş olup, iş kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı için maddi tazminat ile manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyan ederek; talep ettikleri maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davacı vekilinin de bahsettiği üzere anılan kaza tır şoförünün %100 kusuru ile gerçekleştiğini, davacı vekili dava dilekçesinde kusur başlığı altında murisin sigortasının yapılmadığından bahisle müvekkili firmayı tümden kusurlu olarak görerek maddi manevi tazminat talebinde bulunduğunu, araç kiralama sözleşmesinden görüleceği üzere anılan araç müvekkili firmaya ait olmayıp, söz konusu sözleşme gereği aracı işleten tarafça araç içerisinde çalıştırmak istediği personele yine kendisi tarafından sigorta girişlerinin yaptırılacağı karara bağlanmış olduğunu, dolayısıyla anılan iddiayı kabul etmediklerini, yine davacı vekili salt sigortanın yapılmayışı ile ilintili olarak müvekkilini kusurlu bulduğunu fakat dava dilekçesinde kazaya karışan tırın %100 kusurlu olduğunu beyan ettiğini, yani kendisiyle çeliştiğini, müvekkili firmanın kusurlu olduğundan bahsedebilmek için 506 sayılı Kanun'un 26/1. maddesine müvekkilini kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veya suç sayılabilir bir hareketi ile iş kazasının oluşumuna etkide bulunması durumunda sorumlu olacağını bu sebeple söz konusu iddiayı kabul etmediklerini, davacı yanın %100 kusurlu olan dava dışı tır sürücüsü ve tırın zmms veya kasko poliçesinden maddi- manevi tazminatlarını aldığını, tekrardan davayı müvekkili firmaya da yönelterek sebepsiz zenginleşme hükümlerine aykırı olarak hareket etmekte olduğunu, davacı yan anılan kazada hiç bir kusurlu hareketi olmayan müvekkilinden 250.000,00 TL gibi manevi tazminat istemiş olduğunu, yargıtayın yerleşik içtihatları uyarınca söz konusu kazada müvekkilinin firmanın etkisi olmadığını, %100 kusur dava dışı tır sürücünde olduğunu, anılan talep hukuken yerinde olmadığını beyan ederek; davanın reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını cevaben talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ''..Mahkememizce kabul edilen ve yukarıda açıklanan diğer kusura yönelik raporlar ile arasında çelişki bulunmayan 09.09.2022 tarihli kusur raporuna göre ... ...'in geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği, söz konusu kazanın gerçekleşmesinde dava dışı ...'in %100 kusurlu olduğu, davalı şirketin kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacılar tarafından meydana gelen iş kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat talepli iş bu dava açılmış olsa da; Mahkememizce 09.09.2022 tarihli kusur raporunun gerekçeli, hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu anlaşılmakla; davaya konu meydana gelen olay nedeni ile davalıya yüklenebilecek bir kusur Mahkememizce tespit edilemediğinden’’ gerekçesi ile davalı hakkında açılan davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı "...Olayın Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Kurumun Başkanlığının müfettiş raporuna göre iş kazası olarak kabul edildiği, Çekici sürücüsü ...’in trafik iş kazasının meydana gelmesinde ve otobüs sürücüsü ... ile muavin ...’in ölümü nedeni ile %100 kusurlu olduğunun belirlendiği, ceza mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 16.05.2022 tarihli raporunda ‘’Sanık Sürücü ... sevk ve idaresindeki çekici ve buna bağlı yarı römork ile direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı yön bölümüne geçerek karşı yönden gelen ... sürücü idaresindeki araçla çarpıştığı olayın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğunun’’ belirlendiği, yine İlk Derece Mahkemesince Makine Mühendisi A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyet raporunda ise otobüs sürücüsü ... ile ... davacı ...’in olayda kusurunun bulunmadığı çekici sürücüsü ...’in olayın meydana gelişinde %100 kusurlu olduğunun belirlendiği görülmüştür. Bu kapsamda mahkeme tarafından aldırılan kusur rapor ile Sosyal Güvenlik Kurumu denetim raporu ve ceza Mahkemesince alınan kusur raporu birbirini destekler mahiyettedir.." gerekçesi ile davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortasız çalıştırıldığını, meydana gelecek kazanın tamamından davalının sorumlu olduğunu, düzenlenen raporlarda kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının tartışılması gerektiğini, işverenin sorumluluğunu kusursuz sorumluluk olarak değerlendirdiğini, işverenlerin işçilere trafik kazalarının önlenmesi için işçilerin yol ve hava koşullarına, hız kurallarına uymasını, yük durumunu dikkate almasını, iniş çıkışlarda vites küçültme gibi önlemlere başvurmasını de içine alacak şekilde iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermekle yükümlü olduğunu, işletenin hiçbir kusuru olmasa bile, araç üzerindeki bakımın eksiksiz yapılmasına rağmen kazanın meydana gelmesi halinde, işletenin sorumlu olacağını ve zararı tazmin etmek yükümlülüğü bulunduğunu, yüzde yüz kaçınılmazlık olgusunun tartışılması gerektiği sebepleri ile temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık 03.01.2020 tarihli iş kazası nedeni ile destek kaybına uğrayan davacıların maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, davacılar vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Davacılar vekilinin, tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
2.Temyiz yoluna başvurma harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililere yükletilmesine,
3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.