10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/3623 E. , 2025/781 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.03.2006 tarihinde, merkezi İstanbul'da bulunan .... Alçı ve Blok A.Ş'nin Siirt şubesinde paketleme ve yükleme işçisi olarak işe başladığını, davacının 14.03.2006 tarihinde iş yerinde yükleme ve indirmede kullanılan ve portif denilen aracın sol ön tekerleğinin sağ ayağına basması şeklinde kaza geçirdiğini, kaza sonucu ayağından yaralandığını ve üç defa ameliyat olduğunu, tedavisinin halen devam ettiğini, kazanın işverenin gerekli tedbirleri almamasından gerçekleştiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili verdiği cevap dilekçesi ile davacının davalı ile herhangi bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, ihbar edilen şirketin işe ait iş güvenliği tedbirlerinden sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelemsinde kusurun davacıya ait olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davanın reddine, davanın ... Yönetim Hizmetleri İşletmecilik ve Ticaret Limited Şirketine ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.12.2014 tarih 2010/710 Esas, 2014/1139 Karar sayılı kararıyla; "...dava iş kazası sonucu davacının iş gücünde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacının iş kazasına maruz kaldığı taraflarca kabul edilmektedir. Kazanın meydana geldiği iş yeri davalıya ait olup alçı malzemesinin yüklenip indirilmesi işi asıl iş olan alçı üretimi ve ticaretine göre yardımcı iş niteliğinde olduğundan davalı ... Alçı ve Blok San. A.Ş. ile ... Yönetim Hizm. İşletmecilik Ltd. Şirketi arasında alt- üst işveren ilişkisi bulunduğu ve birlikte sorumlu oldukları kabul edilmiştir. Hükme esas alınan, denetime açık ve bilimsel nitelikli Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 27.12.2013 tarihli raporuna göre davacının %13 oranında işgücü kaybı yaşadığı, 16.06.2014 tarihli üç kişilik bilirkişi heyeti raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının %30, davalı şirket asıl işverenin %40 ve alt işveren ... Yönetim Hizmetleri İşletmecilik Ltd. Şirketinin %30 oranında kusurunun bulunduğu, üç kişilik hesap bilirkişisinin 15.08.2014 havale tarihli raporuna göre davacının sürekli işgöremezlik zararının 15.050,10 TL olduğu tespit edilmiştir. SGK İl Müdürlüğünün 08.05.2014 ve 07.11.204 tarihli yazılarından iş kazası nedeniyle davacıya herhangi bir gelir bağlanmadığı ve ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekilinin taleplerinin işgücü kaybı nedeniyle davacının uğradığı maddi tazminata ilişkin olduğuna dair beyanı ile haksız fiil niteliğindeki kaza nedeniyle davacının iş gücü kaybı yaşadığı, bnudan sonraki çalışma hayatında aynı verimde çalışma imkanının kalmadığı, olay nedeniyle acı ve ızdırap yaşadığı hususları dikkate alınarak bilirkişi raporlarındaki tespit ve hesaplamalar doğrultusunda maddi tazminata ilişkin talebin kabulüne, kazanın meydana gelmesinde davacının kusur durumu, davacının kaza tarihinden dört yıldan fazla süre geçtikten sonra dava açmış olması ve manevi tazminatın kabul edilmesindeki, olaydan duyulan elem ve ızdırabın azaltılması amacı ile manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığına ilişkin ilkeler gözetilerek manevi tazminatın kısmen kabulü gerektiği..." gerekçesiyle ; "Davanın kısmen kabulü ile
1.Maddi tazminat olarak 10.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 14.03.2006 tarihinden itibaren, 5.050,10 TL'nin bedel artırım tarihi olan 02.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi İle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Manevi tazminat olarak 2.000,00 TL 'nin kaza tarihi olan 14.03.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
Mahkemenin 02.12.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 08.12.2015 tarih ve 2015/5973 Esas 2015/22044 Karar sayılı ilamıyla; davacının sigortalısınn süreli iş göremezlik oranını kurumun davacıya hitaben yazı cevabında %8, hükme esas alınan Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi Raporunda %13 olarak belirtildiği ve raporlar arasında çelişkinin giderilemediği, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin kararları arasında ortaya çıkan bu çelişkin giderilmesi amacıyla Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 22.12.2023 tarih, 2021/13 Esas, 2023/862 Karar sayılı kararla: "1)Açılan davanın kabulüne,
335.958,49 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 14.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 14.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen 22.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya yüklenen kusur oranı ile belirlenen sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini, hükmolunan tazminatlara enflasyon oranı/faizi yönünde karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı , davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığı, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı talebin reddi gerektiği, davacının bakiye ömür tablosunun tespitinde TRH- 2010 tablosunun esas alınması ile iskonto oranına itiraz ettiklerini , manevi tazminatın tam kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi, 439. maddesi.
3.Değerlendirme A) Davalı vekilinin davacı lehine hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 5219 ve 5236 sayılı Kanunlar ile değişik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. 1086 sayılı Kanun'un anılan hükmü uyarınca, temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre kabulüne ve temyize konu edilen toplam miktar (10.000,00 TL), Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 12.950,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Taraf vekillerinin davacı lehine hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde davacının tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Taraf vekillerinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz başvuru harcının ve aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.