Esas No
E. 2024/4050
Karar No
K. 2025/1268
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2024/4050 E.  ,  2025/1268 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/49 E., 2020/405 K.
SUÇ: Defter, kayıt ve belgeleri gizleme

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2020 tarihli ve 2017/49 Esas, 2020/405 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/a-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 53 ve 51. maddeleri uyarınca erteli 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün hükümlü ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi sonrası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2021/506 Esas, 2021/581 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle kesinleşmesini müteakip, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7394 sayılı Kanun) 4, 5 ve 6 ncı maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yapılması talebi üzerine duruşma açılmadan yapılan yargılama neticesinde, Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2023 tarihli ve 2017/49 Esas, 2020/405 Karar sayılı ek kararı ile hükümlünün, 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değişik 359/son, 5237 sayılı Kanun'un 53 ve 51. maddeleri uyarınca neticeten erteli 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 22.12.2023 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2024/4398 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/62302 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/62302 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre,

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07/06/2022 tarihli ve 2021/23311 esas, 2022/8627 karar sayılı ilamında yer alan ''...5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlüler yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması...'' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanık hakkında Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesince uyarlama yargılaması yapıldığı sırada duruşma açılarak lehe yasanın belirlenmesi suretiyle uyarlama kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde,

Kabule göre,

Uyarlama yargılamasından önce sanık hakkında defter ve belge ibraz etmeme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen, uyarlama yargılamasında takdiri indirim maddesinin uygulanmadığı gibi gerekçesinin de belirtilmediği anlaşılmakla, sanık lehine kazanılmış hak teşkil eden bu durumun, sonradan yapılan uyarlama yargılaması sonunda da Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2023 tarihli kararı ile sanık hakkında tayin olunan 9 ay hapis cezasına, anılan Kanun'un 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2.15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.” ile “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir...359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır.

3.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde;

a)Hükümlü hakkında, 7394 sayılı Kanun hükümleri gereğince uyarlama yapılırken, aynı Kanun'un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde, zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi yönünden duruşma açılmasının zorunlu tutulduğu, somut olayda hükümlü hakkında yalnızca kanun yararına bozma konusu yapılmayan 2016 takvim yılında sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçları yönünden uyarlama yargılaması yapıldığı, farklı takvim yıllarında gerçekleştirilen eylemlere yönelik 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemenin "...hükümlünün sadece 2016 yılı vergi döneminde sahte fatura düzenlemeden ve defter ve belge ibraz etmemek suçundan ötürü yargılandığı ve birden fazla fatura olduğu için 43/1 maddesinin uygulandığı, ayrıca UYAP sisteminden çıkartılan suç bilgi listesinde de aynı nitelikli suçtan birleşmesi gereken başkaca dava veya soruşturma dosyasının bulunmadığı, bu halde mahkememizce uyarlama yargılamasında duruşma açılmasını ve düzenlemeye göre takdir edilmesi gereken bir husus olmadığı..." şeklindeki gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, bu hususa ilişkin kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

b)Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2017/349 Esas, 2020/104 Karar sayılı kararı ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararda hükümlü hakkında, 5237 sayılı Kanun 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulandığı halde, uyarlama yargılamasında bu maddenin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin dikkate alınmaması suretiyle fazla ceza tayini Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçeyle yerinde görülmüş; hükümlü hakkında kişiselleştirme nedenlerinin uygulanmamasına yönelik Mahkeme gerekçesi de dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

II. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamenin (3) numaralı paragrafında yer alan düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN bu gerekçe yönünden oy birliğiyle REDDİNE,

2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamenin (5) numaralı paragrafında yer alan düşünce yönünden kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

3.Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2023 tarihli ve 2017/49 Esas, 2020/405 Karar sayılı ek kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

4.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hüküm fıkrasının (2) numaralı bölümünün dördüncü paragrafından sonra gelmek üzere, "Hükümlünün önceki kararda duruşmadaki tutum ve davranışı lehine indirim sebebi kabul edilerek cezasından takdiren TCK 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verildiği gözetilerek, neticeten 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" bölümünün eklenmesine, diğer paragrafların buna göre teselsül ettirilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 7394 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle 213 sayılı Kanunu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 5237 sayılı Kanun 5237 sayılı Kanun 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulandığı halde, uyarlama yargılamasında bu maddenin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin dikkate alınmaması suretiyle fazla ceza tayini Kanunu 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanunu 7394 sayılı Kanun 7394 sayılı Kanun hükümleri gereğince uyarlama yapılırken, aynı Kanunu 213 sayılı Kanun) 359/a-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 213 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5237 sayılı Kanun) 62, 53 ve 51. maddeleri uyarınca erteli 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün hükümlü ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi sonrası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2021/506 Esas, 2021/581 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle kesinleşmesini müteakip, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 7394 sayılı Kanun) 4, 5 ve 6 ncı maddeleri ile 213 sayılı Kanunu K5237 md.51 K213 md.359 K213 md.62/1 K213 md.51 K7394 md.6 K5271 md.309/3 K213 md.34 K5252 md.9/3 K5271 md.62 K7394 md.4 TCK md.62 K5237 md.62 K5237 md.43 K5271 md.309/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.