10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/7744 E. , 2025/1896 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin kaynakçı olarak davalılar yanında 02.07.1976 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, ancak sigortalı bildiriminin 02.08.1976 tarihinde yapıldığını, söz konusu iş yerinde kaynak makinesinden kaynaklanan bir iş kazasının yaşandığını ve bu tarih itibariyle işyerinin kapandığını ileri sürerek sigorta başlangıç tarihinin 02.07.1976 olarak tespiti ve 02.07.1976 ile iş kazasının yaşandığı tarih aralığında bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 16.01.2014 tarihli celsede, 02.07.1976 tarihi ile iş kazasının yaşandığı tarih aralığında bildirilmeyen hizmetlerin tespitine dair talebini sadece 02.08.1976 tarihinin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi şeklinde değiştirdiğini beyan etmiş ve aynı celsede davalı ... ve davalı ... yönünden davayı atiye bıraktıklarını beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2014 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının; sigorta başlangıç tarihinin 02.07.1976 tarihi olduğuna karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.11.2014 tarihli kararında;"...1-Taraflar arasındaki çekişme konusu tarihi içerir dönemsel sigorta primleri bordrosu düzenlenmediğinden, işyerinin önceki dönemlere ait bordrosunda ismi belirtilen kişiler ile aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ile çalıştırdıkları kişiler yöntemince saptanarak, bunların tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sonuca göre karar verilmelidir.
2.Atiye bırakılarak talep daraltılmış olup, buna göre davanın kısmen kabulü ile yargılama giderleri taraflar arasında oranlanıp, kendisine vekil ile temsil ettiren davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, isabetsizdir..."gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 12.03.2015 tarihli kararı ile tanık tespiti amacıyla yapılan araştırmadan netice alınamadığı, talep tarihinin 1976 yılına dair olması nedeniyle bozma kararında belirtilen şekilde tanık bulmanın mümkün olmadığı ve bozma ilamında belirtilen bir diğer husus olan, atiye terk durumu nedeniyle kısmen kabul şeklinde karar verilerek Kurum lehine vekalet ücretine hükmetmenin yasal olarak mümkün olmadığı, Kuruma yönelik davanın tümüyle kabul edildiği gerekçesiyle ve önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
C. Direnme Kararı Üzerine Hukuk Genel Kurulunun Kararı
Direnme kararının süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyizi üzerine, Hukuk Genel Kurulunun 14.01.2020 tarihli kararı ile "...davacının talebi 02.08.1976 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti olmasına rağmen, mahkemece 02.07.1976 tarihinin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi hususu HMK’nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. Hâl böyle olunca, yerel mahkemece verilen direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerekir..." gerekçesiyle mahkeme kararı sair hususlar incelenmeksizin bozulmuştur.
D. Mahkemece Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 31.01.2024 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının ...
... unvanlı .... kurum sicilli iş yerinde 02.08.1976 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının tespitine, davacının talebinin daralttığı 02.07.1976 tarihinin tescili talebinin reddine,karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;
Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddinin gerektiğinden bahisle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.