1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/7439 E. , 2025/1339 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2022 tarihli ve 2021/599 Esas, 2022/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2.Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.05.2023 tarihli ve 2022/2526 Esas, 2023/505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ile sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca; yargılama giderleri yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sabit olmadığına, eksik incelemeye, öldürme kastı bulunmadığına, olası kast ve kasten yaralama sonucu ölüme neden olma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik inceleme bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, somut olayda sanık hakkında olası kast ve kasten yaralama sonucu ölüme neden olma hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.05.2023 tarihli ve 2022/2526 Esas, 2023/505 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Van 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.02.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y İncelenen davada hukuki uyuşmazlık konusu olan husus sanık hakkındaki suçun hangi vasfı kazanacağı yolundadır.
Sanık bir okulda müdür yardımcısı olup maktule borç vermiş ve aralarında bir borç ilişkisi oluşmuştur. Bu konuda bir kabul vardır. Yine aynı konuda taraflar arasında uyuşmazlık ve gerginlik mevcuttur. Olay günü sanık yanındaki arkadaşları ile maktulün bulunduğu yere gitmiş ardından maktul gece saat 23.00 sıralarında 155 ihbar hattını arayarak tehlikede olduğunu bildirmiştir. Sanıkla birlikte dava dışı ... ve ... maktulü kovalamışlar bu sırada polis memuru tanıklar olay yerine intikal etmiştir. Polis memurları sanık dışındaki diğer sanıklarla ilgilenirken sanık ve arkadaşlarının geldiği diğer aracın yanında sanık maktulü bir kez batın bölgesinden bıçaklayarak geri çekilmiş maktulün bağırması üzerine polisler hemen o tarafa yönelmiş ve sanık yere yatırılmıştır.
Mevcut davada maktule yönelen tek bıçak darbesi vardır ve o da kalp bölgesine değildir. Sanık bıçakla bir kere vurmuş ve geri çekilmiştir. O anda geri devam etme imkanı varken devam etmemiştir. Olay polislerin huzurunda olmadığından engel halden de bahsedilemez. Polisler maktulün bağırması üzerine olay yerine hemen dönmüşler ve üç beş metre ilerideki sanığı yere yatırmışlardır.
Dolayısıyla tüm tanık beyanları ve bıçaklı eylemde sanığın maktulde hedeflediği bölge ile darbe sayısı dikkate alındığında eylemin TCK 87/4-2 cümle uyarınca yaralama vasfı ile tanımlanması gerekirken sanık hakkında kasten adam öldürme suçundan verilen kararın onanması yolunda görüş açıklayan Sayın çoğunluğa katılmıyorum.