Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/520
Karar No
K. 2025/125
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/520 Esas

Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas

KARAR NO: 2025/125

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA;

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/01/2016
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 02/08/2016
KARAR TARİHİ: 12/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl davada davacı vekili 06.01.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; "taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi gereğince 08.06.2015 tarihi itibari ile müvekkilinin davalıdan 8.330.18-USD alacaklı olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine takip tarihi olan 12.06.2015 tarihinde davalı tarafından müvekkiline 1.089,77.-USD’lik bir ödeme yapıldığını, ancak 18/06/2015 tarihinde ise icra takibine itiraz ettiğini, itirazın akabinde de davalı tarafından bir ihtarname gönderildiğini ve ayıplı mal ihbarında bulunduğunu, TTK gereği 9 ay sonra ayıp ihbarının yapılamayacağını, ayrıca söz konusu kumaşların ayıptı olmadığını ve bu hususların cevabi ihtarname ile davalıya bildirildiğini, bakiye borç tutarının da davalıya bildirildiğini, ancak davalının herhangi bir ödemede bulunmadığını, bu nedenle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğümün ... Esas sayılı dosyası ile yeniden icra takibi başlatıldığım, ayrıca bu süre içerisinde davalının borcunun 15.895,45.-USD'ye baliğ olduğunu beyanla neticelen davalarının kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğümün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi" talebinde bulunduğu görülmektedir.

Asıl davada davalı vekili tarafından sunulan 09.02.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle: “taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin davalıdan kumaş satın aldığını, ancak kumaşların incelenmesi sırasında kumaşlarda bazı ton farklılıklarının ve renk hatalarının tespit edildiğini ve bu durumun derhal davacıya bildirildiğini, kumaşlardaki ayıpların davacı şirket satış temsilcisi tarafından da tespit edildiğini, ayıplı kumaşların davacı tarafından iade alınmasının talep edildiğini, tarafların anlaşması üzerine ayıplı kumaşların 06/05/2015 tarihli ve ... seri kumaşları teslim almadığını, ayıplı malların iade alınması konusunda davacıya ihtarname gönderildiğini, davacının iddiasının aksine ayıp bildirimi için yasal sürenin sona ermediğini, akabinde ise müvekkili aleyhine 8.330,18-USD'lik icra takibi başlatıldığını, takipten sonra müvekkili tarafından davacıya 1.089,77.-USD’lik bir ödeme yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin bakiye borcunun 7.240,41-USD’nin üzerinde olamayacağım, ayrıca müvekkilinde bulunan ve iadesi gerek kumaşların toplam bedelinin 12.572.55-USD olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davacıdan 5.332,14-USD alacaklı durumda olduğunu, davacının kötü niyet tazminatı ödemesinin gerekliğini beyanla neticeten fazlaya ilişkin ve sair yasal haklarının saklı kalması kaydıyla, davanın öncelikle mükerrer yapılmış icra takibi olması nedeniyle reddine, davanın esastan reddine, davacının %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi...” talebinde bulunulduğu görülmektedir. Mahkememizin ... esas sayılı dosyası asıl dava olup .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 26/12/2016 tarihli birleştirme kararı ile dosya Mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibinin başlatıldığı 27.06.2016 tarihi itibariyle davalı borçlunun müvekkiline olan cari hesap borcu 17.083,25 USD olduğunu, fakat bu alacağın 7.240,41 USD'lik kısmına ilişkin yargılama İstanbul.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile devam ettiğini, bu nedenle işbu davaya konu .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile taraflar arasındaki bakiye cari hesap alacak miktarı olan 9.342,84 USD'nin ödenmesi davalı borçludan talep edildiğini, taraftar arasındaki tüm ticari ilişki çerçevesinde malların teslimi, faturalandırılması sevk irsaliyesi ve tarafların ticari kayıtlarına işlenmiş olmasına dair hiçbir tereddüt olmadığını, davalı borçlu icra takibine haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraza etmiş, itiraz dilekçesinde herhangi bir neden bildirmediğini, itiraz dilekçesinde yer alan döviz takibine % 7 faiz işletilmesinin yasal olmadığı şeklindeki beyanlar ise ciddiyetsiz olduğunu, öncelikle işbu davanın HMK.m.166/f.l gereğince ve ve usul ekonomisi gerekçesiyle İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalının ....İcra Müdürlüğünün ... E, sayılı dosyasına yaptığı haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılmış olan icra takibine müvekkili tarafından yapılmış itiraz sebebiyle İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile itirazın iptali talepli dava açıldığını, iş bu davanın halen derdest olduğunu, bu sebeple yine davacının da talep ettiği her iki davanın usul ekonomisi yönünden birleştirilmesini beyan ettiği görülmüştür. Asıl dava; 08/06/2015 tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklanan 7.240,41-USD+292,85-TL alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.

Birleşen dava; 27/06/2016 tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklanan 17.083,25-USD alacaklı olduğundan ve bu alacağın 7.240,41-USD tutarındaki alacağa ilişkin yargılamanın Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yürütüldüğünden bahisle bakiye 9.842,84-USD tutarındaki alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Ltd Şti, borçlunun ... Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd Şti olduğu, takibin 7.240,41-USD+292,85-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap alacağı olduğu, 11/08/2015 tarihli ödeme emrinin 26/08/2015 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 01/09/2015 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Ltd Şti, borçlunun ... Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd Şti olduğu, takibin 9.842,84-USD alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap alacağı olduğu, 27/06/2016 tarihli ödeme emrinin 30/06/20156 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 30/06/2016 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.

Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 4.510,70- USD üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan bu miktara 3095 S.Y 4/a göre USD faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davanın, davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ve .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile alacağın tamamını almış olmakla reddine karar verilmiştir.

Kararın istinaf edilmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesine gönderilmiştir.

İstanbul BAM 12. HD 2019/968 esas 2021/1115 karar sayılı ilamında; "...Somut olayda; davacının teslimden önce yapacağı kontrollerle dahi ürünlerde var olan ayıbı kolaylıkla tespit etmesi mümkün olduğu halde, ürünleri, mesleki bilgi ve donanımları gereğince bilmesi gereken ayıplarla birlikte teslim etmesi nedeniyle davacının ağır kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle TBK m.225 hükmü gereğince davacı tarafın davalının muayene ve ihbarda bulunma külfetini süresinde getirmediği iddiası yerinde görülmemiştir.

Buna karşılık davacı her iki icra takibindeki alacağını cari hesaba dayandırmakta olup taraflar arasındaki ticari ilişkinin tamamı bakımından bir değerlendirme yapılmamıştır.

Bilirkişi raporunun ekinde ticari defterlere ait ekstreler bulunmadığından tarafların ticari defterleri arasında 06/05/2015 tarihli 12.572,55-USD bedelli iade faturası dışında bir farklılık bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Nitekim davalı, birleşen davaya cevap dilekçesinde davacı tarafından düzenlenen kur farkı faturalarına itirazda bulunduklarını ifade etmiş ve bununla ilgili olarak ihtarnameyi cevap dilekçesi ile sunmuştur.

Davalı tarafından kök bilirkişi raporuna karşı bu noktada da itirazda bulunulmuş ise de bu konuda değerlendirme yapılmamıştır.

Bu durumda, davacı icra takipleri ile cari hesaptan kaynaklanan alacak talebinde bulunduğundan, tarafların ticari defterlerininde 06/05/2015 tarihli 12.572,55-USD bedelli iade faturası dışında da bir farklılık bulunup bulunmadığı araştırılması, bulunması halinde farklılığın neden kaynaklandığı hususlarının denetime elverişli bir şekilde tespiti için bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Kabule göre de, davalının ayıplı olduğunu iddia ettiği kumaşlardan elinde kalanların ekonomik değeri bulunup bulunmadığı araştırılmalı, ekonomik değerinin bulunması halinde tespit edilecek değerin ayıplı kumaş bedelinden düşülerek sonuca gidilmesi gerekmektedir..." gerekçesiyle MAhkememizin ... esas 2018/998 karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

MAhkememizin ... sayılı kararının kaldırılmasına dair istinaf ilamı üzerine dosya Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2021/520 esas sırasına kaydedilmiş ve 2021/520 esas sayılı dosyada, daha evvel rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.

Bilirkişi heyeti 18/02/2022 tarihli ek raporunda; Davalı yanca ticari defterler ibraz edilediğinden 06/05/2015 tarihli 12.572,55 USD bedelli fatura harici bir farkın bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, teknik incelemeye nazaran dava tarihi ve iade faturası tarihi (2016) itibariyle ayıpların niteliği ve yoğunluğu dikkate alınarak defolu kumaş şeklinde ağırlığı esas alınarak satılmak suretiyle (yaklaşık 1200 kg) 1.780,00 TL ekonomik değer (1200 kgX ortalama 0,5 USD/kg=600 USD X 2,965 TL (2016 Mayıs Dolar kuru) bulabileceği, ancak günümüz itibariyle adı geçen kumaşların bir ekonomik değerinin olmadığının anlaşıldığı, bu durumda dava tarihi itibariyle 14/11/2018 tarihli karara esas olan 4.510,70 USD den 600 USD nin tenzili ile 3.910,70 USD rakamına ulaşıldığı bildirilmiştir. BAM kaldırma ilamı üzerine önceki heyetten alınan rapora itirazlar üzerine itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınması gerekmekte ise de heyette olan bilirkişilerin pasif durumda olmaları nedeniyle yeni bir bilirkişi heyeti kurularak yeniden rapor alınması yoluna gidilmiştir.

Bilirkişi heyeti 18/11/2024 tarihli raporunda özetle;Davacı ticari defterlerinin incelenmesinde; Davacı şirketin düzenlediği faturaları 120.34.2131-ALICILAR hesabına borç kayıt edildiği, Davalı şirket bu faturalara karşılık 53.768.27 TL karşılığı 24.704,93 USD ödeme yaptığı, 2015 sonunda davalının borcu 46.300.26 TL karşılığı 15.895,45 USD olarak kayıtlarda yer aldığı, ancak cari TC Merkez Bankası Döviz Satış kurunda TL karşılığı farklılık gösterdiği, 2016 yılında düzenlenen kur farkı faturaları ile davacı alacağı 17.083.25 USD TL karşılığı 49.733.68 TL kayıtlarda yer aldığı, oysa TCMB 31.05 2016 Döviz alış kuru 2.9613 karşılığı 17.083.25 x 2.9613 -50.588,63 TL, 2.takip tarihi olan 27.06.2016 tarihli TCMB Döviz alış kuru 2.9318 karşılığı 17.083.25 x 2.9318 -50.084,67 TL olarak hesaplandığı, ancak davacı şirketin talebinin Yabancı para üzerinden alacak talebinde bulunması nedeniyle taleple bağlılık gereği USD olarak hesaplama yapılması gerektiği, davacının 31.05.2016 tarihinde davalıdan toplam alacağı 17.083,25 USD olduğu, davalı vekilince davalı şirketin kayıtlarının sunulamayacağının belirtilmesi ve sunulmaması nedeniyle davalı kayıtlarının incelenemediği, Ayıplı kumaş açısından yapılan teknik değerlendirme neticesinde; Davaya konu olan ve davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından davacı ... Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ye düzenlenen iade faturasında 1063 metre ... laci., 468 metre ... ..., 1079 metre ... yeşil ve 865 metre ... bordo renkli polyester kumaş olduğu birim metresi 3,35 USD olarak fatura edildiğinin tespit edildiği, İade faturası düzenlenen 2. Kalite (kanat farkı olan) kumaşların tamamı 3.475 metre olduğu, Bu hali ile parti kumaş olarak satılabileceği ve yaklaşık değerinin 0,50 USD/metre olduğu, kumaşların kanat farkı olan hali ile yaklaşık değerinin 3.475,00*0,50-1.737,50 USD olacağı, buna göre iade faturası tutarının 11.641,25-1.737,50-9.903,75 USD+KDV olacağı kanaatine varıldığı, Mali kayıtlar açısından yapılan değerlendirme neticesinde; BAM karar ilamında belirtilen taraf defterleri arasındaki farklılığın tespiti noktasında davacı kayıtlarının incelendiği ancak daha önce belirtildiği üzere davalı tarafça ticari defter kayıt ve dayanağı belgelerin sunulmadığı ve davalı vekilince de sunulamayacağının belirtilmesi nedeniyle Davalı şirketin ticari defterleri ve buna ilişkin kayıtları sunamaması ile Önceki 18.02.2022 tarihli Bilirkişi raporunda “06.05.2015 tarihli 12.572,55 USD. Bedelli fatura harici bir farkın bulunup bulunmadığının tespit edilemediği” hususları dikkate alınarak hesaplamada sadece 12.572.55 USD tutarındaki iade faturası tutarı dikkate alındığı ve takdirin MAhkemeye bırakıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi ilamına göre, tarafların cari hesaplarının incelenmesi ile davalının ayıplı olduğunu İddia ettiği kumaşlardan elinde kalanların ekonomik değeri bulunup bulunmadığı araştırılmalı, ekonomik değerinin bulunması halinde tespit edilecek değerin ayıplı kumaş bedelinden düşülerek sonuca gidilmesi gerektiğinin belirtildiği, iade faturasına konu ayıplı malların değeri üzerinden gerekli düşüm yapıldıktan sonra Teknik Bilirkişi tarafından kabul edilecek ürün değeri kdv dahil 10.696.05 USD olarak tespit edildiği, Borçlar Hukuku açısından yapılan değerlendirme neticesinde; eldeki uyuşmazlıkta, dosya içerisinde bulunan, Mahkemenin ... E. dosyasına sunulan 11/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda (s.6-7), yapılan “teknik inceleme neticesinde dava konusu kumaşların ayıplı olduğu ve ayıbın “açık ayıp” niteliği gösterdiği değerlendirilmiş, her bir topun ortalama 60 metre (veya ortala 20 kg) civarında olduğu, ayıplı olarak ayrılan toplam kumaş miktarının 06.05.2015 tarih ve ... iade faturası muhteviyatı ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.” tespitleri yapıldığı, heyette bulunan teknik bilirkişi tarafından da, “İade faturası düzenlenen 2. Kalite (kanat farkı olan) kumaşların tamamı 3.475 metre olduğu, bu hali ile parti kumaş olarak satılabileceği ve yaklaşık değerinin 0,50 USD/metre olduğu tespiti yapıldığı, bu tespitlerden, davacı-satıcı tarafından teslim edilen kumaşların 3.475 metresinin ayıplı ve bu ayıp açık ayıp niteliğinde olduğunun anlaşıldığı ancak davacı-satıcı tarafından teslim edilen kumaşların belli miktarının ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli olmasına rağmen, davalı-alıcı tarafından iki gün içinde (TTK m.23f.1 b.c) durumun davacı-satıcıya ihbar edilmediği dosya içeriğine göre söylenebileceği, Nitekim heyetimizde bulunan teknik bilirkişi, “Davacı ... Ltd tarafından 24.09.2014 tarihinde ... no.lu 18.813,60 USD bedelli Kumaş satışına ilişkin fatura düzenlendiği, söz konusu ürünlerin 24.09 2014 tarihli irsaliye ile davalıya gönderildiği tespit edildiği, söz konusu ürünlerde ayıp olduğu beyanı ile 06.05.2015 tarihinde ... no.lu 12.572,55 USD. İik iade faturasının düzenlendiği tespitinde bulunduğu ancak TBK m.231 f.1'de, alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz, hükmünün düzenlendiği, eldeki dosyada, “söz konusu ürünlerin 24.09 2014 tarihli irsaliye ile davalıya gönderildiğinin tespit edildiği, söz konusu ürünlerde ayıp olduğu beyanı ile 06.05.2015 tarihinde ... no.lu 12.572,55 USD. lik iade faturasının düzenlendiği tespiti ve davalı-alıcı tarafından davacı-satıcıya keşide edilen ....Noterliğinin 19 Haziran 2015 tarihli ve ... yevmiye sayılı, “Ayıplı kumaşların iadesinin alınması ve kumaş bedellerinin müvekkil şirket borç hesabından düşülmesinin ihtaren bildirilmesi hk.” konulu ihtarnamesi karşısında, davalı-alıcının satılan kumaşların kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde ayıp bildiriminde bulunduğu anlaşıldığından, ayıptan doğan def'i hakkını, satıcının bedel talebine karşı kullanabileceği, Davalı-alıcının bu hakkını kullandığının dosya içeriğine göre söylenebileceği, diğer yandan İstanbul BAM.12.HD. 2019/968 E., 2021/1115 K.08/07/2021 T.'li kararına göre, davalının ayıplı olduğunu iddia ettiği kumaşlardan elinde kalanların ekonomik değeri bulunup bulunmadığı araştırılmalı, ekonomik değerinin bulunması halinde tespit edilecek değerin ayıplı kumaş bedelinden düşülerek sonuca gidilmesi gerektiği, takdiri Mahkemeye bırakıldığı,

Sonuç olarak; İadeye konu ürünler için düzenlen İade faturası 2. Kalite (kanat farkı olan) kumaşların tamamı 3.475 metre olduğu, bu hali ile parti kumaş olarak satılabileceği ve yaklaşık değerinin 0,50 USD/metre olduğu, kumaşların kanat farkı olan hali ile yaklaşık değerinin 3.475,00*0,50x1.737,50 USD olacağı, buna göre iade faturası tutarının 11.641,25-1.737,50=9.903,75-USD+792,30 Kdv = 10.696,05 USD olacağı, Mali değerlendirme bölümünde yapılan değerlendirme dikkate alınarak Davalının ayıplı mal iddiasının Sayın Mahkeme tarafından da kabulü halinde, ....İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında, 17.083.25 USD'den 10.696,05 USD'nin düşülmesi halinde davacı alacağı (17.083.25-10.696.05-) 6.387,20 USD olarak hesaplanmakta olup takdir ve nihai karar Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, Kabul edilecek alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/1 maddesine göre USD faizi uygulanacağı tespit ve rapor edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde;Alacaklının ... Ltd Şti, borçlunun ... Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd Şti olduğu, takibin 7.240,41-USD+292,85-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap alacağı olduğu, 11/08/2015 tarihli ödeme emrinin 26/08/2015 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 01/09/2015 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 06/01/2016 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... Ltd Şti, borçlunun ... Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd Şti olduğu, takibin 9.842,84-USD alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap alacağı olduğu, 27/06/2016 tarihli ödeme emrinin 30/06/20156 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 30/06/2016 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 02/08/2016 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce, asıl ve birleşen dava yönünden dosya kapsamı ile BAM kaldırma ilamı sonrası yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan rapor içeriği ve tespitlerden belirlendiği üzere, davacının asıl ve birleşen dava yönünden toplam alacak talebi 17.083,25-USD iken ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerden davalının elinde kalan ürünlerin değeri 1.737,50-USD'nin ayıp nedeniyle bilirkişilerce hesaplanan iade faturası tutarı 11.641,25-USD olup elinde kalan ürün değeri ayıp nedeniyle kesilen iade faturası bedelinden düşüldükten sonra bakiye 10.696,05 USD ayıplı ürün bedelinin davacı alacağı olan 17.083,25-USD'den düşülmesi neticesinde davacının davalıdan talep edebileceği alacak tutarı 6.387,20-USD olduğu belirlenmiş olup, davalı tarafından davacı adına düzenlenen iade faturasının tarihi 06/05/2015 tarihli olup, asıl davada takibe konu alacağın dayanağı 08/06/2015 tarihli cari hesap ekstresi olduğundan davacının davalıdan talep edebileceği toplam alacağı 6.387,20-USD olarak belirlendiğinden bu tutarın asıl davaya konu takip dosyası üzerinden istenebileceği anlaşılmış, ayrıca davacının davalıdan talep edebileceği başka alacağı kalmadığından 27/06/2016 tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklanan alacağına ilişkin yapılan takibe itirazın iptali için açılan birleşen davanın ise reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl dava konusu takiple istenen USD cinsinden alacak, bilirkişilerce belirlenen tutardan fazla olması nedeniyle asıl davanın 6.387,20 USD asıl alacak ile, dava dilekçesi ekinde ihtara dair noter masraf makbuzu sunulması nedeniyle belgelendirilen ihtar masrafı 292,85-TL alacak yönünden kabulüne, USD cinsinden olan alacağa ilişkin fazla talebin reddine, birleşen davada ise alacağı kalmadığından birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında da belirtildiği ve istinaf incelemesinde de aleyhe değerlendirmenin bulunmadığı icra inkar tazminatı talebi yönünden, asıl davada alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

A) ASIL DAVA YÖNÜNDEN;

1.Davanın Kısmen Kabulüne,

.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 6.387,20-USD asıl alacak ve 292,85-TL ihtar masrafı üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 6.387,20-USD asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine,

2.Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,

3.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.297,35-TL harçtan, 255,97-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.041,38 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan 338,55-TL tebligat/ posta gideri, 16.050,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.388,55-TL'nin haklılık durumuna göre 14.483,55 -TL tutarındaki kısmı ile 29,20-TL başvurma harcı, 255,69-TL peşin harç, 4,30-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 14.772,74-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 18.992,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.497,86-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,

B) BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS SAYILI DAVA YÖNÜNDEN;

1-Davanın reddine,

2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 357,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 258,16-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3.Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 29.380,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,

Dair, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.