16. Hukuk Dairesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 10/03/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili ...Şubesi ile davalı borçlu şirket ...A.Ş. arasında 10/05/2018 tarihinde kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığını, davalı .... ile davalı ...10/05/2018 tarihli kefalet sözleşmeleri ile borçlu şirketin kullandığı ve kullanacağı kredilere müteselsil müşterek borçlu sıfatı ile kefil olduklarını, söz konusu sözleşmeye uyulmadığını, borcun zamanında ödenmediğini, davalı borçlu şirket ile davalı kefiller...ile ...Beşiktaş 17. Noterliği'nin 09/11/2018 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, bu ihtarname ile 08/11/2018 tarihi itibariyle 196.269,97 TL nakit, 40.000,00 TL gayri nakit borcun bulunduğu belirtilerek hesabın kat edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını, bu dosya üzerinden Antalya 7. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini, takibin durduğunu beyan ederek, davanın kabulüne, davalıların Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün .b..Esas sayılı dosyasına haksız itirazlarının iptaline, her bir davalı açısından takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itirazları nedeniyle davalıların her biri aleyhine %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Bilirkişi ...29/11/2020 tarihli raporunda, takipten sonra davadan önce 18/04/2019 tarihinde 16.142,41 TL, 19/04/2019 tarihinde 1.710,02 TL ve 23/07/2019 tarihinde 21.749,83 TL olmak üzere toplam 39.602,26 TL ödeme yapıldığı, bu nedenle dava tarihine kadar hesaplama yapılması gerektiği, dava tarihi itibari ile davacının talep edebileceği tutarın; 158.774,57 TL asıl alacak, 26.494,41 TL işlemiş faiz, 1.330,14 TL gider vergisi ve 1.165,28 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 187.764,40 TL olduğu, taraflar arasında imzalanan çerçeve niteliğindeki Genel Kredi Sözleşmesi'nde, çek depo talebine ilişkin hüküm bulunmadığı, nakde dönüşmeyerek henüz banka riskini oluşturmayan ve tedbir için depo talebinin davalı kefillere yansıtılamayacağı belirtilmiştir.
Denetime ve hüküm kurmaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, takipten sonra davadan önce yapılan toplam 39.602,26 TL ödeme nedeniyle bu miktar yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından, hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde davalı kefillerin kredi borçlusuna verilen ve henüz bankaya ibraz edilmemiş bulunan çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu tutar karşılıklarının deposunun istenebileceği yönünde bir hüküm bulunmaması nedeniyle davalı kefiller yönünden gayri nakdi depo talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçluların ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle haksız itiraz edilen ve dava tarihi itibariyle ödenmemiş bulunan 158.774,57 TL asıl alacak üzerinden takdiren %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gayri nakdi depo talebi yönünden verilen ret kararının hatalı olduğunu, müvekkili bankanın, çek taahhüt kredileri dahil risk ve alacakları için rehin ve hapis hakkının bulunduğunun, bunları bloke etmeye veya bloke bir hesaba almaya yetkisinin olduğunun düzenlendiği sözleşmenin, davalı müşterek borçlu müteselsil kefiller tarafından imzalandığına göre, gayri nakdi kredi sözleşmesi uyarınca, her çek yaprağı başına bankanın ödemekle sorumlu bulunduğu bedelin depo edilmesinden davalı kefillerin de yükümlü olduklarının kabulü gerektiğini, davanın niteliği itibariyle takip tarihindeki alacaklarına yapılan itirazın iptali davası olduğunu, takibe yapılan itiraz ve itirazın iptali davasının bir bütünlük arz ettiğini, takipten sonra yapılan ödemelerin itirazın iptali açısından hüküm ifade etmemesi gerektiğini, bu nedenle takipten sonra, davadan önce yapılan ödemeler için verilen usulden ret kararının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda işlemiş faizlere yönelik hesaplamaların hatalı yapıldığını, bilirkişi raporuna yasal süresi içerisinde itiraz ettiklerini, itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, takip tarihinden itibaren işleyen temerrüt faiz oranın hatalı olduğunu, müvekkili şirketin, Merkez Bankası'na bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlasının temerrüt faiz oranı olarak belirleneceğini, müvekkili şirketin TCMB’ye bildirdiği ticari kredi faiz oranının %38, bunun %50 fazlası olan %57 sözleşme ile belirlenen ve geçerli olan temerrüt faizi oranı olduğunu, takip tarihinden sonra geçerli olan ve uygulanması gereken temerrüt faizi bu olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının reddolunan kısmının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kefiller aleyhine başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, gayri nakdi depo talebi yönünden sözleşme hükümleri nazara alındığında sözleşmenin 3.3.1 maddesinde yer alan düzenlemenin asıl borçlu yönünden konulmuş bir hüküm olmasına, davalı kefiller yönünden imzalanan kefalet sözleşmesinde ise, gayri nakit çek depo bedelinden kefillerin de sorumlu olduklarına dair açık bir düzenlemenin bulunmamasına, bu nedenle davalı kefillerin gayri nakit çek depo bedelinden sorumlu olmamalarına (aynı yönde içtihat için bknz Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı), somut denetime elverişli ve mevzuata uygun hesaplamalar içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usule aykırılık bulunmamasına, uygulanacak faiz oranları konusunda rapordaki görüşlerin isabetli olmasına, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin mahsubu yapılarak davanın açılması gerekirken, buna uyulmayarak açılan işbu davada, bu ödemeler yönünden hukuki yarar yokluğu sebebiyle verilen ret kararının doğru olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3.Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5.Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...