1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Av. ... -
Av. ... -
Mahkememize açılan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalı S.S. ... Yapı Kooperatifinin üyesi olduğunu ve kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalılardan ... kooperatifin inşaat yapmış olduğu arsada, arsa sahibi konumunda olduğunu, diğer davalı ...'ın ise arsa sahibi olmamasına ve hatta kooperatif ile bir ilişkisi bulunmamasanı rağmen müvekkilin dairesinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 20 dairenin 1/2 hissesine sahip olduğunu, davalı kooperatifin KKİS gereğince diğer davalılara devri gereken daireleri devrettiğini, dava konusu dairenin yapılan sözleşme gereğince kooperatife devredilmesi gerektiğini, dava konusu dairenin Kayseri 7. Noterliği'nin 07.02.2010 tarih, ... numaralı kura zaptında müvekkiline isabet ettiğini, ilgili dairenin müvekkiline tahsis edildiğini ancak müvekkilinin tescil talebinin kooperatif tarafından yerine getirilmediğini, müvekkilinin üye hesap ekstresi ve muavin dökümünde görüleceği üzere 52 numaralı daire için 156.750,00-TL ödeme yaptığını, müvekkilinin davacı davalı kooperatife en yüksek aidat ödeyen kişilerden olduğunu, daha az aidat ödemesine rağmen bir kısım üyelerin tapu devirlerinin yapıldığını, Kooperatifler Kanunu 23.maddesinde geçen eşitlik ilkesi uyarınca müvekkilinin de kooperatiften dairesini alması gerektiğini, kooperatif ile dava dışı kooperatif yüklenicisi arasındaki hukuki uyuşmazlık nedeni ile ...'ın daireleri kooperatife devretmekten imtina ettiğini, eldeki davanın Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada 1 Parsel 13. kat 52 bağımsız bölümün aynına ilişkin olduğunu, bu nedenle yaklaşık ispatın gerçekleştiğinden bahisle, öncelikle dava konusu Kayseri İli ... İlçesi ... Mah. ... ada 1 parsel 52 bağımsız bölüm numaralı dairenin tapu kaydı üzerine üçüncü kişilere devrini ve cebri satışı önler nitelikte ihtiyati tedbir konulmasına, akabinde yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile Kayseri İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada 1 Parsel 13. kat 52 bağımsız bölüm numaralı dairelerin müvekkili adına tesciline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğunu, davacı tarafça iddia edilen olgular ve delillerin dava dilekçesinin dosyaya sunulmasıyla birlikte iddianın genişletilmesi yasağına tabi olduğunu, davacının talebi ile ihtiyati tedbir konulmasına karar verilen taşınmazların tamamen birbirinden bağımsız iki taşınmaz olduğunu, bu hususun açık yazı ve hesap hatası olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava müddeabihinin değiştirilmesi hususunu kabul etmediklerini, eldeki davada Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi taleplerinin bulunduğunu, bu davanın sonucunun eldeki davada verilecek olan karar sonucunu değiştirecek mahiyette olduğunu, müvekkilinin davacı ile hiç bir ilgisi bulunmadığını, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin inşaatın geldiği seviyelere göre yükleniciye düşecek olan arsa payındaki taşınmazların yüklenicinin gösterdiği kişilere tapuda devirlerini gerçekleştirdiğini, her ne kadar TBK'nın 124. madde hükmüne göre dava dışı yüklenici kendiğilinden temerrüte düşmüş ise de müvekkilinin müteveffa ...'nun mirasçılarına karşı bir ihtarname keşide ederek tüm iyi niyetini gösterdiğini, haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz ikame edilen işbu davanın öncelikle usulden, mahkemeniz aksi kanaate ise esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: davaya konu edilen tapu kayıtlarının müvekkilinin malik olmadığı tapu kayıtları olduğunu, bu nedenle davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber davaya konu tapunun müvekkiline ait olan ... Ada 1 Parsel 13. Kat 52 numaralı bağımsız bölüm olduğu kabul edilirse o halde davaya konu taşınmazın müvekkili ile diğer davalı ... adına yarı hisseli olacak şekilde kayıtlı olduğunu, diğer davalı Sınırlı Sorumlu *** Kooperatifi'nin ilgili taşınmaz üzerinde ayni yahut mülkiyet hakkı bulunmaması nedeniyle davada taraf sıfatı bulunmadığını, bu durumda da davaya bakmaya yetkili olan mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olacağını, görev yönünden davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını ve hiç bir organik bağı da bulunmadığını, kooperatife karşı sunulan hiç bir iddianın müvekkilini ilgilendirmediğini, müteahhit ... ile müvekkili arasında yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin tasfiyesinin Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile istenildiğini, davanın halen görülmekte olduğunu ve nihai karar verilene kadar bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin taraf olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanarak davacı tarafın temlik alacaklısı olmadığını, öncelikle usuli itirazları nazara alınarak davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı müflis kooperatif süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı müflis kooperatifin üyesi olduğunu, Kayseri ili, ... ilçesi, ... mah. ... ada, 1 parselde kayıtlı bulunan 52 nolu bağımsız bölümün kendisine tahsis edildiğini, davalılardan ...'ın arsa sahibi, diğer davalı ...'ın yaklaşık 20 adet dairenin 1/2 hissesine sahip olduğunu, dava konusu edilen 52 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın kendisine ait olduğunu belirterek tapu iptali ve tescil dilemiştir. Davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir. Davacının sunmuş olduğu kayıtlarda davacının kooperatif üyesi olduğu, ... ada 1 parselde yer alan 52 nolu bağımsız bölümün kooperatif tarafından davacıya tahsis edildiği görülmüştür. Tapu kaydının incelenmesinde: 52 numaralı bağımsız bölümün 1/2 hissesinin davalı ... adına, 1/2 hissesinin ise diğer davalı ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
Taşınmazın değerinin tespiti için yapılan keşif sonucu alınan 25/09/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda: dava konusu Kayseri ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, 1 parsel, 13. Kat, 52 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın dava tarihi olan 23/03/2022 tarihi itibariyle değerinin 950.000,00-TL olduğu, dava konusu taşınmazın güncel değerinin ise 1.450.000,00-TL olacağı görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. 19/10/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunda: dava konusu Kayseri ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, 1 parsel, 13. Kat, 52 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın dava tarihi olan 23/03/2022 tarihi itibariyle değerinin 1.050.000,00-TL olduğu kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Mahkememizin *** K. Sayılı ilamı ile Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-... sicil numarasında kayıtlı davalı Sınırlı Sorumlu ... Yapı Kooperatifi'nin iflasına, iflasın 28/11/2022 günü saat 11:12 itibari ile açılmasına karar verildiği, kararın ise kesinleştiği görülmüştür. İcra dairesi yazı cevaplarında 2. Alacaklılar toplantısını yapamayacağı belli olduğundan ve tasfiyenin tatiline karar verdiğinden mahkememizce yargılamanın sürümcemede kalmaması için yargılamaya iflas dairesine tebligat çıkarmak suretiyle devam edilmiştir.
Bilindiği üzere kooperatif, 1163 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde; “Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklar” şeklinde tanımlanmıştır.
Türk Hukuk Lûgatında da kooperatifin Kanun’da düzenlenen tanımı aynen muhafaza edilmiş; kooperatiflerin amaçlarına ve ortaklarının niteliklerine göre “tüketim kooperatifi”, “üretim kooperatifi”, “kredi kooperatifi”, “yapı kooperatifi” gibi çeşitli adlarla çalıştıkları belirtilmiştir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 712).
Gerçek ve tüzel kişiler, ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını sağlayıp korumak amacıyla kooperatiflere ortak olurlar. Bu amacın gerçekleştirilmesi doğrultusunda ortaklara katılma hakları, koruyucu haklar, malî haklar ve belli sayıda ortağın kullanabileceği haklar şeklinde birtakım haklar tanınmış, yükümlülük ve sorumluluklar getirilmiştir. Her ortağın sermaye payı taahhüt etme ve ödeme, aidat borçlarını zamanında ve eksiksiz ödeme, kooperatif ana sözleşmesinde hüküm bulunması hâlinde bilanço açıklarının kapatılması için ek ödeme yükümlülüğü ve sır saklama yükümlülüğü vardır.
Kooperatif ortaklarından her biri ortaklık amacı çerçevesinde borç ve yükümlülük altına girerler. 1163 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre ortaklar hak ve vecibelerde eşittirler. Bilindiği üzere, “eşitlik” kavramı mutlak ve nispi eşitlik olmak üzere ikiye ayrılır. Ortaklık statüsünden doğan objektif haklara sahip olma ve bunların korunmasını isteme hakkı mutlak eşitlik kapsamındaki haklara örnek gösterilebilecek iken, kooperatif ortaklığına bağlı olarak yararlanma ve maddi menfaat sağlamada ortağın eylemli katkısı ve özverisinin gözetilmesi ise nispi eşitlik ilkesi gereğidir. Bu itibarla, ortaklıktan kaynaklanan borçlarını yerine getiren bir ortağın, eşit durumda bulunduğu diğer ortaklara tanınan haklardan kendisinin de yararlandırılmasını istemeye hakkı vardır.
İİK 198. maddesi, "Mevzuu para olmayan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir...Borçlar Kanununun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur." hükmünü içermektedir. Somut olayda davacı kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescilini talep etmiştir.
Ancak İİK 198 maddesi uyarınca kooperatiften doğan tescil hakları para alacağına çevrildiğinden davacının tescil hakkı kanunen mümkün olmadığından reddedilmiştir. -Davacının alacağının sıra cetveline kayıt kabul olarak görülüp görülemeyeceği hususu;
Davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır.
TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü edilemeyeceğinden davanın sıra cetveline kayıt kabul olarak görülmesi de mümkün değildir. (Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/5348 E., 2023/1558 K. Sayılı ilamı) Davacı Yargıtay uygulaması gereği kooperatif üyesi olduğundan taşınmazın bedelinin sıra cetveline kaydı da mümkün olmadığından bu husus da mahkememizce kabul görmemiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın REDDİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının, tahsil edilen 512,33-TL peşin harç ve 17.000,00-TL tamamlama harcından mahsubuna, artan 17.084,73-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3.Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı ...'ın yaptığı 68,75-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
5.Davalı ...'ın yaptığı 200,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
6.6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 159.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılar ... ve ...'a ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)