11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/2162 E. , 2024/14393 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan hükmün; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, 5271 sayılı CMK'nin 288. maddesindeki ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun’un 294. maddesindeki ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun’un 301. maddesindeki ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklindeki düzenlemeler ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.10.2019 tarihli ve 2019/460 Esas, 2019/572 Karar, 08.10.2019 tarihli ve 2019/322 Esas, 2019/584 Karar, 10.10.2019 tarihli ve 2019/390 Esas ve 2019/586 Karar, 22.10.2019 tarihli ve 2019/364 Esas, 2019/625 Karar, 26.12.2019 tarihli ve 2019/391 Esas, 2019/722 Karar, 14.01.2020 tarihli ve 2019/425 Esas, 2020/4 Karar, 14.05.2020 tarihli ve 2018/20-292 Esas, 2020/194 Karar, 14.05.2020 tarihli ve 2019/395 Esas, 2020/199 Karar, 18.06.2020 tarihli ve 2019/330 Esas, 2020/296 Karar, 22.09.2020 tarihli ve 2019/353 Esas, 2020/367 Karar, 01.10.2020 tarihli ve 2019/354 Esas, 2020/394 Karar, 13.10.2020 tarihli ve 2020/22 Esas, 2020/413 Karar, 15.10.2020 tarihli ve 2019/427 Esas, 2020/417 Karar, 22.10.2020 tarihli ve 2019/478 Esas, 2020/431 Karar, 22.10.2020 tarihli ve 2019/338 Esas, 2020/432 Karar, 10.11.2020 tarihli ve 2019/513 Esas, 2020/450 Karar, 17.12.2020 tarihli ve 2019/623 Esas, 2020/524 Karar, 26.11.2020 tarihli ve 2019/463 Esas, 2020/482 Karar, 25.03.2021 tarihli ve 2019/485 Esas, 2021/140 Karar ve 25.03.2021 tarihli ve 2019/512 Esas ve 2021/143 Karar sayılı ilamlarında da "... Temyiz başvurusunda yer verilen ibarelerin bir temyiz nedeni kabul edilip edilmeyeceğinin bir yorum meselesi olup Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve hürriyetlerin kanunla sınırlanmaları mümkün ise de bir temel hak ve özgürlük olan mahkemeye erişim hakkının yorum yoluyla daraltılamayacağı, istisnaların dar yorumlanıp temel hak ve özgürlüklerin yorum yoluyla daraltılmasının mümkün olamayacağı, ceza muhakemesi hukukunda temel ilkenin resen araştırma yaparak gerçeğe ve adalete ulaşma ilkesi olup amaca ve yasanın sistemine uygun şekilde yorum yapmanın gerekli olduğu gözetilmelidir. 5271 sayılı CMK'nın 294 ve 301. maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, ileri sürülen nedenlerle sınırlı olarak yapılacak inceleme sırasında temyizin kapsamının tespiti bakımından, kanun koyucunun "muhakeme hukukuna aykırılık" iddiası ve bunu belirten olayların temyiz nedeni olarak somutlaştırılması zorunluluğunu getirmesine rağmen, "maddi hukuka aykırılık" iddiası yönünden böyle bir düzenlemeye yer vermemiş olması nedeniyle hukuka veya yasaya aykırı olduğu savıyla hükmün bozulması talebinin, Yargıtay tarafından yapılacak olan temyiz incelemesinin kapsamının belirlenmesi ve temyiz başvurusunda maddi hukuka aykırılık yönünden bir temyiz nedeni bulunduğunun kabulü bakımından yeterli olup, “karar yasaya ve hukuka aykırıdır” ibaresinin, hükmün sadece maddi hukuka aykırılık iddiasını taşıdığı ve bu yönüyle temyiz başvurusunda bir temyiz nedeni bulunduğunun kabulü gerekmektedir..." şeklinde belirlemeler dikkate alındığında katılan vekilinin beraat hükmünün kanuna ve hukuka aykırı olduğuna dair vermiş olduğu dilekçesinde temyiz nedeni olduğunun kabul edildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı Daire Başkanı ... ve Yargıtay üyesi ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla kabul ve tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2021/1030 Esas, 2022/736 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2022/2049 Esas, 2022/3109 Karar sayılı kararı ile duruşma açılmaksızın, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, beraat kararının kanuna ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması gerektiğine ilişkindir III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2022/2049 Esas, 2022/3109 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, hükmün esası yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 5271 Sayılı CMK'nin 294/1. maddesindeki "temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır" şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.11.2024 tarihli ve 2023/464, 223/377 Esas sayılı kararlarında " hukuka aykırı ceza kararının bozulması" ve "yerel mahkemenin kararını kaldırarak mahkumiyet kararı vermesi usul ve yasaya aykırıdır" şeklindeki dilekçelerin, yeterli temyiz nedeni olmadığının kabul edilmesi karşısında;
Somut olayda; ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü kaldırarak sanığın beraatine hükmeden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına yönelik olarak katılan vekilinin temyiz istemine ilişkin dilekçenin "beraat kararının kanuna ve hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozulması talebini içerdiğinin anlaşılması ve kanuni sure içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulmaması nedeniyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nin 298/1. maddesinin son cümlesi gereğince reddi gerektiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.