Esas No
E. 2022/55
Karar No
K. 2025/372
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/55

KARAR NO: 2025/372

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/02/2021

NUMARASI: 2018/909 E. - 2021/142 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... Ticaret AŞ'nin davalı şirket ... San. Ve Tic. AŞ'ye 2.000 ton ithal mısır sattığını, devrin Gümrük Yönetmeliği'nin 333. maddesine istinaden antrepodan devir şeklinde yapıldığını, satışı yapılan mamullerin uzunca bir süre depodan teslim alınmadığını, antreponun dava dışı ... AŞ'den kiralandığını, müvekkili tarafından fazladan ödenen kiraları davalıya 2 (iki) adet fatura düzenleyerek yansıttığını, davalı şirketin düzenlenen faturaları kabul etmediğini ve 2 (iki) adet Noter ihtarnamesi gönderdiğini, müvekkili adına İstanbul ... İcra Müdürlüğünde ... E. ve ... E. sayılı dosyaları ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlattıklarını ve gönderilen ödeme emirlerine davalının itiraz ettiğini ,itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; Emtianın, satış sonrasında teslimatı yapılan depodan alınması gerekirken, emtia, uzunca bir süre depodan alınmadığı yönündeki iddianın kabul edilemeyeceğini, emtianın müvekkili şirket ... San.ve Tic. AŞ tarafından 12/06/2018 tarihinde davacı ... San.ve Tic. AŞ'den G.Y.333. maddeye istinaden antrepodan devir alındığını, emtianın davacıdan devir alındıktan sonra, 22/06/2018 tarihinde ise G.Y.

333.Maddeye istinaden satış yolu ile Toprak Mahsülleri Ofisi'ne devredildiğini, bu devre ilişkin ... Seri Numaralı fatura tanzim edildiğini, davacı taraftan devralınan 12/06/2018 tarihinden sonra ise Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından emtianın incelemesinin başlatıldığını, bu süreçte de, Ramazan Bayramı nedeni ile resmi tatil olması ve depodan alınacak emtianın 2.000-TON gibi büyük bir miktarda olması ve emtianın tamamının tek seferde çıkarılmasının mümkün olmaması nedeni ile emtianın ... tarafından makul bir sürede çıkarıldığını, görüldüğü üzere söz konusu sürenin davacı yanın iddia ettiği gibi uzun bir süre olmayıp, ticari teamüllere göre makul bir süre olduğunu, kira sözleşmesinin tarafı ve muhatabının davacı yan ve dava dışı 3.kişi ... San. AŞ olduğunu, söz konusu sözleşmede belirlenen tutarların davacı yan ve ... San. AŞ tarafından imza altına alındığını, araştırıldığında da görüleceği üzere söz konusu tutarların, piyasa fiyatına oranla yüksek bir oranda taraflar arasında kararlaştırıldığını, davacı yanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak, oranların yüksek olduğu hususunu göz ardı ettiğini ve kira bedelini yüksek fiyatlandırma üzerinden ödediğini ve kötüniyetli davranarak bu tutarı müvekkili şirketten tahsil etme yoluna gittiğini, söz konusu sözleşmenin müvekkili şirket bilgisi dahilinde olmadan imza altına alındığını, müvekkili şirketin söz sahibi olmadığı bir sözleşmeden ve yine söz sahibi olmadığı oranlar üzerinden belirlenen fiyatlandırmadan sorumlu tutmaya çalışılmasının hakkaniyete uygun olmadığını, davacı yanın kira sözleşmesine ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir bilgilendirmede bulunmadığını, davacı yanın sözleşmenin yapılması sırasında, devir sonrası kira bedelinin taraflarınca ödeneceği hususunu iletmesi gerekirken, dürüstlük kurallarına aykırı olarak müvekkili şirkete bildirimde bulunmadığını, bu durum bilinse idi özdeş koşullarda sözleşmenin taraflarınca sağlanmayacak iken, davacı tarafın sözleşmenin kurulmasını sağladığını ve haksız kazanç elde etme çabasında bulunduğunu savunarak, davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...

Davacı tarafından 2.000 ton mısır ithal edildiği, eşyanın 12/06/2018 tarihinde davalı tarafından devralındığı, 20/06/2018 gün ve ... sayılı antrepo beyannamesinin tescil ettirildiği, davalı yanın eşyaları devraldığı 12/06/2018 tarihinden sonra eşyayı depodan 13/06/2018 tarihi itibariyle çıkarmasının mümkün olduğu, ancak davalı tarafın Gümrükçe onaylanmış bir işlem yapmadığı, antrepo beyannamesini tescil ettiği, dolayısıyla davalı tarafın 13/06/2018 tarihi itibariyle antrepo işleticisine karşı ardiye ücretinden davacı yana karşı kira bedelinden sorumlu durumda olduğu, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların incelenmesi ile davacı tarafın 7.072,08 USD talep edebileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne ve davalının likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiş... " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, taleple bağlılık ilkesi gereği asıl alacağa talep edilen aylık %2 faiz oranını aşmamak üzere, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, hüküm altına alınan 3.424,44 USD asıl alacak üzerinden takip tarihindeki kur esas alınarak davalının %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... takip sayılı dosyasında 3.647,64 USD alacağa yapılan itirazın iptaline, taleple bağlılık ilkesi gereği 3.647,64 USD asıl alacağa talep edilen aylık %2 faiz oranını aşmamak üzere, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, hüküm altına alınan 3.647,64 USD asıl alacak üzerinden takip tarihindeki kur esas alınarak davalının %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı tarafın kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine karar verildiğini, davacı şirket ile müvekkili arasında Gümrük Yönetmeliğinin 333.maddeye istinaden antrepodan 2000 ton emtia devrinin gerçekleştiğini, davacı şirketin söz konusu emtianın depolanması için dava dışı şirket ile yapmış olduğu kira sözleşmesine istinaden ödediği kira bedelinin haksız şekilde müvekkili şirkete rücu ettiğini, iki adet fatura gönderdiğini, faturaların noter vasıtasıyla iade edildiğini, aleyhine icra takibi başlatıldığını, kararın tamamen müvekkili aleyhine usul ve yasaya aykırı olduğunu, ticari teamüller gereği kira bedeli ödenmesinin sorumluluğunun devreden tarafa ait olduğunu, yerel mahkeme tarafından özdeş devir sözleşmeleri de araştırılarak kira bedeli sorumluluğunun hangi tarafa ait olduğu tespit edilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, antrepodan emtia devrinde birçok firmadan emsal devir işlemi örnekleri de temin edildiğinde görüleceği üzere ticari teamüllere göre devir işlemi sonrasında emtianın depodan çıkarılması için geçen süre açısından devralana herhangi bir kira sorumluluğunun yüklenmediğini, kira bedeli ödemesinin devreden tarafa ait olduğunu, müvekkili şirketin teamüllere güvenerek yapmış olduğu devir işleminde davacı şirket tarafından kiraya ilişkin herhangi bir bilgi verilmeden müvekkili şirket yönünden açıkça irade sakatlığına yol açacak şekilde devir işlemi yapılmasının sağlandığını, devir işlemine konu emtia olan mısırın 211,50 USD devir edilenin bir ton mısır ücretinin 213.,50 USD olduğunu, devir konusu emtiadan ton başına yanlıca 2 USD kar elde edildiğinin göz önünde bulundurulması halinde devir işleminin yapılamayacağının izahtan vareste olduğunu, mahkeme tarafından ticari hayatta antrepodan devir işleminde kira bedeli sorumluluğuna ilişkin teamülün ne olduğu araştırılmadan şirket aleyhine kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ile dava dışı antrepo sahibi şirket arasında akdedilen kira sözleşmesindeki kira bedelinin emsal depo ücretlerinden çok yüksek olduğunu, anlaşmanın tarafı olmayan müvekkili şirkete fahiş fiyatlar üzerinden hesaplama yapılarak rücu edilmeye çalışılmasının veya yapılan hesaplamaların hükme esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişiler tarafından kendilerine ait itirazlar doğrultusunda rapor hazırlama görevinin hiçe sayılarak 2.ek raporun düzenlendiğini, bir ton ürünün bir ay antrepoda kalmasına karşı bir ton ürün için aylık 4,35 USD bedel talep edildiğini, davacı şirketin basiretli tacir gibi davranmayarak müvekkili şirkete bilgi vermeden müvekkilinin bu yükümlülüğü rızasını aramadan devir işlemini yaptığını, emsal depo ücretleri üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, raporun usul ve yasaya aykırı olduğunu, buna rağmen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, emtianın depodan çıkartılması için bir hafta sürenin makul olduğu yönünde karar verilmiş olsa da 2000 ton mısırın bu sürede tahliyesinin mümkün olmadığını, mahkeme tarafından hükme esas alınan raporda makul süre hesaplamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine kira bedeli ödenmesi sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte pandemi nedeni ile dava sürecinin uzaması ve dolar kurunun öngörülemez şekilde afaki olarak yükselişi sebebiyle müvekkili şirketin büyük zarara uğradığını, aleyhe karar verilecekse takdiri indirim yapılarak hüküm tesis edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, depo kira bedelinin tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takiplerine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, Gümrük Yönetmeliği'nin 333. maddesine istinaden antrepodan devir şeklinde ithal mısır satışının yapılmış olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında antreponun kiralanmasına dair yapılan kira sözleşmesi nedeni ile davacı kiracı tarafça ödenen kira bedelinin davalı şirkete yansıtılması ve davalı şirket hakkında takip başlatılmasının yerinde olup olmadığı, kira bedelinden hangi tarafın sorumlu olması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun olup olmadığı, antrepo bedelinden dava konusu satışta alıcının sorumlu olup olmadığına dair teamül araştırmasının gerekip gerekmediği, depo bedelinin fahiş olup olmadığı, hesaplanan miktardan indirim yapılmasının gerekip gerekmediği ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı ve davalı şirket arasında ithal mısır alımına ilişkin olarak anlaşma kapsamında davacı şirket tarafından Rusya'daki mukim şirketten 2.000.000 kg paketlenmemiş veya ambalajlanmamış mısırın ithal edildiği, 20.06.2018 tarihinde Aliağa Gümrük Müdürlüğü tarafından gemi ile sevk edilen mısır ürünü için beyanname düzenlendiği, davacı ile dava dışı ... Sanayi AŞ arasında gerçekleştirilen 05.04.2018 tarihli kira sözleşmesi kapsamında dava dışı kiraya veren şirketin Aliağa İzmir'de bulunan iş yerindeki depolardan davacı şirket tarafından kiralanan yerde muhafaza edildiği, kira sözleşme süresinin 30 takvim günü olarak belirlendiği, kiracının ve kiraya verenin yükümlülükleri ile kira ücreti ve ödenmesinin 5.maddede, liman, depo ve antrepo kiralaması başlığı ile kira süresi ve ücreti olarak ayrı ayrı gösterildiği, depo kira süresi ve bedelinin gemi tahliyesinin başlangıç gününden başlayarak beyanname tonajı üzerinden hesaplanacağı ve faturanın TCMB USD satış kuru üzerinden kiracıya peşin olarak kesileceği hususlarına yer verildiği, sözleşmede davacı şirketin kiralayan dava dışı şirketin kiraya veren olduğu, dava dışı kiraya veren ... San. AŞ şirketi tarafından davacı şirket adına 27.06.2018 tarihinde liman depo kirası olarak 3.076,250 ton mısır emtiası için toplam 21.036,90 TL tutarında e-fatura düzenlendiği, 03.07.2018 tarihinde ise 200 ton mısır için liman, depo millileşen kirası olarak toplam 15.846,60 TL tutarında 3.424,44 USD ödemesi şeklinde e-fatura düzenlendiği, davacı şirket tarafından düzenlenen e-faturaların davalı şirkete 09.07.2018 tarihli fatura ile ... San. AŞ liman kira yansıtması 2000 ton mısır 03.07 - 12.07 arası açıklamaları ile 15.846,60 TL tutarında yansıtma faturasının düzenlenmiş olduğu, 25.06.2018 tarihinde ise 20 günlük liman depo kira yansıtma faturası olarak 13.06 - 02.07. açıklaması ile 27.304,66 TL tutarında 5.800,00 USD olarak yansıtma faturası düzenlendiği, faturaların davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından Konya ... Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile 09.07.2018 tarihli faturayı kabul etmediklerini, aralarındaki anlaşmada liman, depo, kira ödemesi isimli bir ödeme olmadığından faturaya itiraz ettiklerini belirterek faturanın iade edildiği, 06.07.2018 tarihli ihtarname ile ise aynı gerekçelerle 25.06.2018 tarihli yansıtma faturasının iade edildiği, davacı şirketin davalı şirket adına düzenlemiş olduğu ithal mısır konulu 12.06.2018 tarihli faturanın tutarının 1.904.740,00 TL , faturanın 422.000,18 USD olduğunun açıklandığı ve ödemenin USD olarak yapılacağının yazılmış olduğu, fatura içerisindeki açıklamada malın ithal mısır olduğu, 3065 sayılı Kanunun 16.maddesinin 1/c fıkrasına istinaden KDV'den muaf olduğu, malın antrepo teslimi yapıldığından sevk irsaliyesinin düzenlenmediğinin yazılı olduğu, faturanın alt kısımda ise el yazılı olarak ambalaj şeklininin dökme, antrepo beyanname numarasının belirtilerek teslim yerinin ... Antrepoları Aliağa/İzmir, teslim şeklinin GY.333.maddeye istinaden antrepodan devir malın menşeinin Rusya yazıldığı, not olarak 3.kişilere devredilmesinde, satılmasında sakıncanın bulunmadığının ifade edildiği, davacı şirket tarafından iade edilen kira yansıtma faturaları nedeni ile davalı şirket hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 3.424,44 USD depo kira bedeli alacağının tahsili amacı ile 24.07.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirket tarafından icra takibine ve ferilerine itiraz edildiği, davacının iade edilen 5.800,00 USD depo kira bedelinin tahsili amacı ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 30.07.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirketin icra takibine karşı itiraz ettiği, davacı şirketin ise itiraz edilen her iki icra takip dosyasındaki itirazın iptaline ilişkin İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yılık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmesi sonrasında mahkemece talimat yolu ile ve dosya üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılarak bilirkişi raporları alınmıştır. 14.06.2019 tarihli talimat bilirkişi raporunda; davacı tarafından talep edilen defter ve belgelerle ilgili mail gönderildiği, resmi defter ve belgelerin bulunduğu yer olarak beyan edilen Konak/İzmir'deki adreste incelenmesi için randevu verildiği, telefonla görüşüldüğü, belgelerin tekrar istenildiği ve bir türlü belge ve bilgilerin iletilemediği, söz konusu adrese gidildiği, davacı yetkilileri ile görüşüldüğü ancak kendilerinin incelemeden haberlerinin olmadığı, tarafına inceleme için belirlenen tarihe kadar resmi belge ve bilgilerin ibraz edilmediği, incelemenin gerçekleştirilemediği belirtilmiştir. 20.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların dilekçelerinin incelenmesinden uyuşmazlık konusunun, kira ödemesinin yokluğuna dayalı olmadığı, kira bedelinin kimin tarafından karşılanacağı ile ilgili olduğu, TTK 18.maddesi gereğince emtia satışı ile birlikte davalının satış sonrası dönem için tahakkuk edecek kira ödeme sorumluluğunun fiilen kiradan yararlanma nedenine bağlı olarak kendisine ait olacağını bilmesi gerektiğini, davacının satış bedelinin dışında emtia satışı sonrası dönem için kira ödeme sorumluluğunun davalıya ait olacağını ayrıca bildirmesi gerektiğinin içerip içermediğinin mahkemeye ait olduğu 3065 sayılı KDV verginin konusu teşkil eden işlemler başlıklı 1.maddede Türkiye'de yapılan işlemlerin KDV vergisine tabi olduğu, bunların içerisinde teslim ve hizmetlerin yer aldığı, 213 VUK faturanın tarifi başlıklı 229.maddede faturanın satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere verilen ticari vesika olduğunun belirtildiğini, kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi durumunda emtia teslimi ile birlikte kiradan fiilen yararlanan tarafın KDV yükümlülüğü altına girmesi gerekeceğini ve faturanın düzenlenerek hizmetten fiilen yararlananın borçlandırılması gerekeceğinin davacının ticari defterlerini sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu satış faturalarının yasal defter kayıtlarında yer aldığı, toplam tutarının 431.224,44 USD ve karşılığı 1.947.891,26 TL olduğu, faturalar için davalının yapmış olduğu ödemelerin yasal defter kayıtlarında yer aldığı, satış fatura tutarı toplamı olan 1.947.891,26 TL'nin 431.224,44 USD karşılığı tenzili sonrasında davalının 43.151,26 TL (9.224,26 USD) cari hesap fatura borcu alacağının kaldığı, icra takibine karşı yapılan itirazların haksız olduğu belirtilerek icra takip alacak miktarları ayrı ayrı gösterilmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; bilirkişi raporunda haklılıklarının ortaya çıktığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; bilirkişinin kendisine verilen görev ve yetkiyi aştığını, yetkisinin sadece ticari defterleri inceleyerek hesap yapmak olduğunu, hukuki değerlendirme yapıldığını, sorumluluk konusunda hatalı tespitte bulunduğunu, sadece davacı tarafın beyanları esas alınarak sorumluluğunun davalı tarafa ait olduğu kanaatine dayanılarak hesaplama yapıldığını, oysa ödeme yükümlülüğünün davacıya ait olduğu dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, hayatın olağan akışı ve ticari teamüller uyarınca antrepodan emtia devrinde emtiaya ilişkin kira bedelinin kira sözleşmesinin muhatabı tarafından karşılanması gerektiğini, bunun aksini talep eden tarafın emtia devri yapılırken yazılı bir ihtirazı kayıt konulması gerektiğini, müvekkili ve davacı arasında devir sonrasında meydana gelecek kira bedeli hususunda yazılı veya sözlü herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, müvekkili şirketin aynı tarihlerde dava dışı şirket ile dava konusu olay ile benzerlik barındıran ticari ilişkiyle ürün satın aldığını, şirketlerin kira bedeline ilişkin talepte bulunmadığını belirterek uyuşmazlığa konu kira ödemesi yükümlülüğünün hangi tarafa ait olduğu hususunda rapor alınmak üzere dosyanın gümrük ve dış ticaret alanında uzmana tevdi edilmesini talep etmiştir. 27.02.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; tahliye bakımından süre aşımı olup olmadığı tespit edilerek, davacı yanın depolamadan kaynaklı kira bedelini, davalı yana rücu edip edemeyeceğinin tespit edilerek, davaya konu tüm hususların cevap bulacağını, davalı yan davaya konu 2.000.000 (ikimilyon KG) Mısır'ı 12.06.2018 tarihinde devralmış ve akabinde eşya, gümrükçe onaylanmış bir işleme tabi tutulmadığından GY 333 maddesi 3 bendinde ifade olunan “Eşyanın beş iş günü içerisinde gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda devre konu eşya için devralan tarafından yeni bir antrepo beyannamesi verilir” hükmü gereğince beyanda bulunarak 20.06.2018 gün ve ... sayılı antrepo beyannamesinin tescil ettirildiği, dolayısıyla, davalı yan eşyaları devraldığı 12.06.2018 tarihinden sonra eşyayı depodan 13.06.2018 tarihi itibari ile çıkarması mümkün olduğu, ancak davalı yanın gümrükçe onaylanmış bir işlem yapmadığı, antrepo beyannamesi tescil ettiği, dolayısıyla davalı yanın, 13.06.2018 tarihi itibariyle antrepo işleticisine karşı ardiye ücretinden, davacı yan tarafından antrepo alanında global bir kiralama söz konusu olduğundan, davacı yana karşı, kira bedelinden sorumlu durumda olduğu, dosya kapsamı belge beyanlardan anlaşıldığı kadarıyla, 2000 ton eşyanın davalı tarafından ne sürede talıliye edilmesi gerektiği konusunda belirlenmiş bir zaman dilimi bulunmadığı, bu halde uyuşmazlığırı çözümüne gidileceği, 2000 ton mısırın alışılagelmiş şartlarda ne sürede tahliye edilebileceğinin tespit edilmesi olduğu, standart şartlarda teamüllerde, bir kamyonun ortalama 20 ton yük aldığı ortaya konarak, 100 kamyon ya da 120 kamyon gibi taşıma aracına yüklenerek ve günde 15 ila 20 araca yükleme yaparak, ortalama hesaplama ila 5 ila 7 gün içerisinde bu eşyaların tahliye edilmesinin mümkün göründüğü, dolayısıyla davalı yanın genel teamüllerde; eşyaların uhdesine geçtiği 12-13.06.2018 tarihinden sonra 7 gün eklendiğinde 19-20,06.2018 tarihinde eşyayı antrepodan tahliye edebileceğini ifade etmenin isabetli göründüğü, fatura tarihlerine bakıldığında, davacı yan eşyaları devrettiği 12.06.2018 tarihinden 1 gün sonra yani 13.06.2018 de kira ücreti işletmeye başladığı, süre belirlenmemiş olsa dahi bu oranda bir eşyanın kaç günde tahliye edilebileceği her iki tarafın da bilgisi dahilinde olduğunu ifade etmek isabetli olacaktır ki, davacı yanın eşyaları satın alan davalı yana tahliye konusunda öngörülebilir bir süreyi tanımasının esas olması gerektiği, bu bağlamda; devir işlemi 12.06.2018 tarihinde gerçekleşmiş ise de, devir sonrasında, eşyaları devralan davalı yanın, gümrük iş ve işlemlerinin ifası, gümrük idarisinin anılan devri dava dışı antrepo işleticisine bildirmesi ile eşya üzerindeki hak ve yükümlülüklerin davalı yana geçmesi sürecinin de hesaplanmasının gerekli olduğu, bu halde anılan işlemlerin de 2 gün sürdüğünü varsayılması halinde, davalı yanın sorumluluk başlangıcının 14.06.2018 olduğunun kabulünün hakkaniyetli olacağı, dolayısıyla, davacı yanın antrepo işleticisiyle kira konusunda bir anlaşması olmasa idi davalı yan, ardiye ücretine karşı eşyaların depolandığı dava dışı ... antrepa işletiçişine karşı 14.06.2018 tarihi itibariyle sorumlu olacağı çıkışıyla, bir neticeye varabilme adına, genel teamüller gözetilerek bir hesaplama ile günde 15-20 kamyon yüklemesi yapılacak olması halinde her gün 20x20 ton 400 ton olmak üzere 5 ila 7 günde tahliyenin tamamlanabileceği, sonuç olarak davalı yanın bu eşyaları 20.06.2018 tarihinde çıkarabileceği sonucuna ulaşıldığı, davacı yan her ne kadar 30 gün için 9.224,44 USD olmak üzere günlük bazda 307,48 USD kira bedeli talep elmekte ise de; yukarıda anılan ve ayrıntılarıyla açıklanan nedenler dikkate almarak, taraflar arasında tahliye konusunda bir eta belirlenmemiş oluşu da gözetilerek, 13.06.2018 ila 20.06.2018 tarih aralığının davalı yanın makul tahliye süresi hakkı olması gerektiği kabulü ile, 7x307,48-2.152,36 USD nin, davalı talebinden düşülerek, davacı yanın kira bedeline karşı 7.072,08 USD talep edebileceğinin kanaatine varıldığı, davacı yanın icra takibi ile kira bedeline ilişkin davaya konu etiği toplam tutarın 9.224,44 USD olduğu, yukarıda açıklandığı üzere bu bedelden, 2.152,36 USD mahsubu ile davacı alacağının 7.072,08 USD olması gerektiği, hesaplanan 24,35 USD faizle birlikte, toplam 7.096,43 USD nin flili ödeme tarihindeki kur üzerinden davacı yana ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacı vekili rapora beyan dilekçesinde; taraflar arasında hizmete dayalı bir sözleşme olmayıp mal teslimine dayalı bir sözleşmenin var olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple sözleşme tarihinde teslimin gerçekleşmesi ile malın zilyetlik ve mülkiyet haklarının davalıya geçtiğinin açıklığa kavuşturulduğunu, TTK 873.maddesinde, taşıyıcının eşyayı kararlaştırılan sürede süre kararlaştırılmamışsa şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul bir süre içerisinde teslim etmekle yükümlü olduğunun düzenlendiğini, taraflar arasında mal teslimine dayalı bir sözleşmenin bulunması sebebi ile makul süreninde davalıya tanınamayacağının açık olduğunu, bu hususun ek raporda açıklandığını, müvekkilinin takip konusu alacaklarının olduğunu, itiraz sonucunda alınan görüşte davalı tarafa eşya devri aşamasında kira durumu bildirilmediği için makul sürenin tanınması gerektiği ve bu sebeple 2.152,36 USD'nin düşülmesinin uygun olacağına yer verildiği, sözleşmede her ne kadar buna ilişkin madde yer almasa dahi basiretli tacirin ticari usulü bilmesi gerektiğini bu nedenle gümrük uzmanı bilirkişinin kanaatinin kabul edilemez olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ek rapora itiraz dilekçesinde; müvekkili davacı arasında antrepodan mısır devri ile kurulan ticari ilişkide müvekkilinin kira bedeli ödemesinden sorumlu tutulmasının tamamen hukuka aykırı olduğunu, söz konusu beyanların kabul edilemeyeceğini, bilirkişi tarafından tüm işlerin süreleri ile Ramazan Bayramı ile olan resmi tatil sürelerinin hesaba katılmadan müvekkili şirket aleyhine hesaplama yapıldığını, davacı ile dava dışı şirket arasında yapılan kira sözleşmesinin fahiş rakamlar üzerinden yapıldığını, hesaplamanın fahiş olduğunu ayrıca şirket devralınan emtianın 22.06.2018 tarihinde TMO devredildiğini, makul süreler hesaba katıldığında müvekkilinin ödemesi gereken tutarın bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 14.12.2020 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda; kök raporda günlük 2000 ton eşyanın günlük 307,48 USD tutara denk geldiği yani “günlük ton” depolama ücretinin (200x30x1,5374-9.224,44) 1,53 USD ye denk geldiği görülerek bu ücretin eşyanın vasfı dikkate alınarak makul olduğunun görüldüğü ve hesaplama yapıldığı, antrepo piyasasında standart bir eşya için ilk 30 güne kadar ortalama 0,50 ila 0,60 USD gibi ücretlendirilme yapıldığının bilindiği, uyuşmazlığa konu eşyanın ise antreponun lokasyonuna göre 0,90 ila 1,75 hatta 2 USD gibi ücretlendirildiğinin bilindiği, dolayısıyla davacının talep ettiği 30 günden 7 gün makul süre düşülerek yapılan hesaplama ile tespit edilen 7.072,08 USD tutarın her iki taraf için de kabul edilebilir olduğunun değerlendirildiği, taraflar arasında hizmete dayalı bir sözleşme yerine mal teslimine dayalı bir sözleşmenin var olması, sözleşme tarihinde teslimin gerçekleşerek malın zilyetlik ve mülkiyet hakkının davalıya geçmesi ve TTK 873 md “Taşıyıcı, eşyayı, kararlaştırılan sürede, bir süre kararlaştırılmamışsa şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul bir süre içinde, teslim etmekle yükümlüdür.” hükmünün taraflar arasında hizmete dayalı bir sözleşmenin bulunmaması mal teslimine dayalı bir sözleşmenin var olması nedeniyle “makul süre” 'nin huzurdaki davada dikkate alınmaması gerektiği kanaati ile kök bilirkişi raporundaki görüşünü koruduğu ve TC. İstanbul ...İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası için, temerrüt tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre için hesaplanacak faiz tutarı ile birlikte dava tarihi itibariyle toplam kira bedeli borcunun 3.437,20 USD olacağı, TC İstanbul ...İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası için, temerrüt tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre için hesaplanacak faiz tutarı ile birlikte dava tarihi itibariyle toplam kira bedeli borcunun 5.818,43 USD olacağı, davacı yanın icra takibi ile kira bedeline ilişkin davaya konu etiği toplam tutarın 9.224,44 USD olduğu, davacı yan eşya devri aşamasında davalı yana kira durumunu bildirmediğinden, açıklanan kıstaslar ile belirlenen 2.152,36 USD nin düşülmesi gerektiği müşahede edilmekle birlikte, mahkemenin bu kanaati yerinde görmeyecek olması halinde mali müşavir bilirkişinin 1. maddedeki 3.437,2015.818.43 USD - 9.255,63 USD yi talep etmekte haklı olduğu, eşya devri aşamasında, davacı yanın iş bu kira konusunda davalı yana herhangi bir uyarıda/bildirimde bulunmaması hakkında hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu kapsamında davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasında, Gümrük Yönetmeliğinin 333. maddesine istinaden antrepoda devir şeklinde satış gerçekleştirildiği, alıcının davacı şirket olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Gümrük Yönetmeliği'nin 333. maddesinde; "Antrepolardaki eşyanın başkasına devri" başlığı ile; " (1) (Değişik:RG-12/6/2013-28675) Gümrük antrepolarında depolanan eşya satış suretiyle başkasına da devredilebilir. Gümrük antrepolarında depolanan solvent ve baz yağın satış suretiyle devrine, devralan tarafından serbest dolaşıma sokulacak olması durumunda izin verilmez.(2) (Değişik:RG-12/6/2013-28675) Eşyanın mülkiyeti ile ilgili olarak devri önleyici haciz ya da ihtiyati tedbir kararı gibi hukuki bir engelin varlığı halinde bu durum açıklığa kavuşturulmadan işlem yapılamaz.(3) (Değişik:RG-9/1/2024-32424) Eşyanın devrine ilişkin olarak;a) Antrepoda devri yapılan her bir eşya için, beş iş günü içerisinde devralan tarafından eşyanın gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulması ya da yeni bir antrepo beyannamesi verilmesi gerekir. Bu süre içerisinde bahsi geçen işlemlerin yapılmaması halinde devralana, aşılan her gün için Kanunun 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır.b) Devir işlemine ilişkin belgeler, eşyanın gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulması ya da yeni antrepo beyannamesi verilmesi sırasında gümrük idaresine ibraz edilir. Eşyanın devri ile birlikte gümrük vergileri ile para cezaları da dâhil eşya ile ilgili hukuki sorumluluklar devralana geçer ve antrepo stok kayıtlarında gerekli değişiklikler yapılır.c) Antrepoda devredilmiş olan eşya için yeni bir antrepo beyannamesi verilmeden söz konusu eşya antrepoda başka bir devre konu olamaz. Aksi takdirde, her bir devralana Kanunun 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır.(4) (Ek:RG-2/11/2011-28103) Özel antrepoda bulunan eşyanın devrine ilişkin talepler, eşyanın devrini müteakip beş iş günü içinde gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulmak suretiyle antrepodan çıkarılması şartıyla kabul edilir. (Ek cümle:RG-30/6/2015-29402) Belirtilen süre içinde eşyanın antrepodan çıkarılmaması halinde bu sürenin aşıldığı tarihten itibaren antrepo işleticisine ve devralana ayrı ayrı olmak üzere, aşılan her gün için Kanunun 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır." Taraflar arasında, gerçekleştirildiği ve tarafların aksine iddia etmediği ticari satışta antrepo ücretinin hangi tarafça ödeneceği konusunda bir açıklama ve düzenleme mevcut değildir. Davacı şirket tarafından Yönetmeliğin ilgili maddesi gereğince Rusya'dan ithal edilen Mısır emtiasını 12.06.2018 tarihli fatura ile davalı tarafa Yönetmelik kapsamında satışını gerçekleştirerek buna dair fatura düzenlemiştir. Fatura konusu ithal mısır olup faturanın üzerinde malın tesliminin antrepoda yapılacağı açıkça belirtilmiştir. Davalı adına düzenlenen fatura tarihi itibarıyla davalı alıcının satım konusu emtianın zilyetliğini alması hakkı ile birlikte somut olayda olduğu gibi ödevi de başlamaktadır. Davalı alıcı satışın faturada açıkça yazılı olduğu üzere antrepodan teslim şeklinde yapıldığını bilmektedir. Davacı satıcıdan artık kendisine ait olmayan satış ve teslim şekline dair ödevini gerçekleştirdikten sonra sattığı ve artık bir başkasına ait olan ürünlerin kira bedelinden sorumluluğu düşünülemez. Davacı satıcı edimini yerine getirmiştir. Davacı satıcı kira sözleşmesinin muhatabı olarak antrepoyu kiralayana karşı sorumlu olmakla birlikte davalı ise üzerine düşen ve satın alınan emtianın tahliyesine dair edimini yerine getirmemiştir. Kiranın artmasına sebep olmuştur. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümleri gereğince 5 iş gün süre içerisinde antrepodan ürünün çıkarılmaması hâlinde antrepo işleticisine ve devralana ayrı ayrı olmak üzere ilgili kanun kapsamında işlem yapılacağı belirtilmiştir. Bilirkişi heyet raporunda ifade edildiği üzere, her ne kadar tarafların arasında antrepo kira bedelinden hangi tarafın sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmasa dahi davacı şirket tarafından ithal mısırın satışı antrepodan teslim şeklinde gerçekleştirilmiş olduğundan ithal mısırın antrepo içerisinde alıcının makul süre içerisinde teslim alacağı tarihe kadar kira bedelinden davacı şirketin sorumlu olacağının kabulü uygun düşecektir. Aksinin kabulü hâlinde davacı şirketin antrepodan teslim hâlinde antrepo kira bedelinin alıcıya ait olduğuna dair iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerekecektir. Hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, davacı alıcı firmanın antrepoda bulunan emtiaları taşıyarak teslimine dair makul süre tespit edilerek ve davacı şirketin düzenlediği yansıtma fatura bedelinden mahsup edildikten sonra bakiye bedele karar verilmiş olmasında sonuç olarak bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak kabul edilen bedel ile gerekçe arasında çelişki olduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki taraflar arasındaki satışa ilişkin fatura 12.06.2018 tarihli olup, bilirkişi raporlarında eşyanın 13.06.2018 tarihi itibariyle davalı tarafça alınma hakkının olduğu ancak eşyanın niteliği itibari ile yapılan hesaplama doğrultusunda eşyanın 13.06.2018 ile 20.06.2018 tarih aralığında bir hafta süre makul tahliye süre hakkı bulunduğunun kabulü ile 7.072,08 USD talep edebileceği belirtilmiş olmasına ve mahkemece de toplam bu bedel üzerinden her iki icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmiş olmasına rağmen gerekçede davalı tarafın 13.06.2018 tarihinde antrepo işleticisine karşı ardiye ücretinden, davacı yana karşı kira bedelinden sorumlu olacağına yer verilerek çelişki yaratılmıştır. Ancak gerekçedeki bu çelişkinin düzeltilmesi gerekmiştir.Diğer taraftan, davalı tarafça, davacı satıcı şirketin belirlemiş olduğu antrepo ile ilgili kira ücretinin fahiş olduğu iddia edilmiş ise de bu iddiası gümrük uzmanı bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi ek raporunda gerekçelendirilerek açıklanmış ve makul olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan, sözleşme ile belirlenebilecek bir konuda yasal düzenlemeler ve yönetmelik hükümleri de göz önünde bulundurulduğunda davalı vekilinin iddia ettiği üzere teamül hükümlerinin araştırılması uygun düşmeyecektir. Gümrük Yönetmeliği hükümleri kapsamında davalı alıcının işlemlerini yapması gerekecektir. Şöyle ki TTK'nın 1. maddesinin 2. fıkrasında, mahkemenin hakkında ticari bir hüküm bulunmayan ticari işlerde ticari örf ve adete, bu yoksa genel hükümlere göre karar vereceği düzenlenmiştir. Yasa'nın 2. maddesinde ise kanunda aksine bir hüküm yoksa ticari örf ve adet olarak kabul edildiği belirlenmedikçe teamül mahkemenin yargısına esas olamayacağı ancak irade açıklamalarının yorumunda teamüllerinde dikkate alınacağı hususlarına yer verilmiştir. Somut olayda, davalı vekilinin iddiasının aksine, mahkeme gerekçesinde yanlış tarih aralığına ve davalının sorumluluk başlangıç tarihine yer verilmiş ise de kabul edilen miktar davalı şirketin antrepodan emtiayı teslim alması gereken makul süre haricindeki kira bedeli olduğundan, teamüllerin ayrıca araştırılmasına gerek yoktur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte hüküm gerekçesinin yukarıdaki şekilde düzeltilmesi gerektiğinden, gerekçesi düzeltilmek üzere ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yukarıdaki gerekçeyle yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte hüküm gerekçesinin yukarıdaki şekilde düzeltilmesi gerektiğinden, gerekçesi düzeltilmek üzere ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yukarıdaki gerekçeyle yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kısmen kabulü ile; a)İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, taleple bağlılık ilkesi gereği asıl alacağa talep edilen aylık %2 faiz oranını aşmamak üzere, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, Hüküm altına alınan 3.424,44 USD asıl alacak üzerinden takip tarihindeki kur esas alınarak davalının %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b)İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... takip sayılı dosyasında 3.647,64 USD alacağa yapılan itirazın iptaline, taleple bağlılık ilkesi gereği 3.647,64 USD asıl alacağa talep edilen aylık %2 faiz oranını aşmamak üzere, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, Hüküm altına alınan 3.647,64 USD asıl alacak üzerinden takip tarihindeki kur esas alınarak davalının %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine,3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 2.907,74 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 724,58 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.183,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 6.333,69 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Reddedilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 4.080,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ödenmesine,7-Davacı tarafından yapılan 760,48-TL ilk gider, 220,55 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.800 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.781,03 TL yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 3,076,24 TL sinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,8-HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı vekili tarafından sarf edilen 162,10 TL istinaf başvuru harç gideri ile 51,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 213,10 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,11-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 06.03.2025

KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, Hüküm altına alınan 3.424,44 USD asıl alacak üzerinden takip tarihindeki kur esas alınarak davalının %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b)İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... takip sayılı dosyasında 3.647,64 USD alacağa yapılan itirazın iptaline, taleple bağlılık ilkesi gereği 3.647,64 USD asıl alacağa talep edilen aylık %2 faiz oranını aşmamak üzere, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, Hüküm altına alınan 3.647,64 USD asıl alacak üzerinden takip tarihindeki kur esas alınarak davalının %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine,3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu 3065 sayılı Kanun 3065 sayılı KDV verginin konusu teşkil eden işlemler başlıklı 1.maddede Türkiye'de yapılan işlemlerin KDV vergisine tabi olduğu, bunların içerisinde teslim ve hizmetlerin yer aldığı, 213 VUK faturanın tarifi başlıklı 229.maddede faturanın satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere verilen ticari vesika olduğunun belirtildiğini, kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi durumunda emtia teslimi ile birlikte kiradan fiilen yararlanan tarafın KDV yükümlülüğü altına girmesi gerekeceğini ve faturanın düzenlenerek hizmetten fiilen yararlananın borçlandırılması gerekeceğinin davacının ticari defterlerini sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu satış faturalarının yasal defter kayıtlarında yer aldığı, toplam tutarının 431.224,44 USD ve karşılığı 1.947.891,26 TL olduğu, faturalar için davalının yapmış olduğu ödemelerin yasal defter kayıtlarında yer aldığı, satış fatura tutarı toplamı olan 1.947.891,26 TL'nin 431.224,44 USD karşılığı tenzili sonrasında davalının 43.151,26 TL (9.224,26 USD) cari hesap fatura borcu alacağının kaldığı, icra takibine karşı yapılan itirazların haksız olduğu belirtilerek icra takip alacak miktarları ayrı ayrı gösterilmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; bilirkişi raporunda haklılıklarının ortaya çıktığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; bilirkişinin kendisine verilen görev ve yetkiyi aştığını, yetkisinin sadece ticari defterleri inceleyerek hesap yapmak olduğunu, hukuki değerlendirme yapıldığını, sorumluluk konusunda hatalı tespitte bulunduğunu, sadece davacı tarafın beyanları esas alınarak sorumluluğunun davalı tarafa ait olduğu kanaatine dayanılarak hesaplama yapıldığını, oysa ödeme yükümlülüğünün davacıya ait olduğu dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, hayatın olağan akışı ve ticari teamüller uyarınca antrepodan emtia devrinde emtiaya ilişkin kira bedelinin kira sözleşmesinin muhatabı tarafından karşılanması gerektiğini, bunun aksini talep eden tarafın emtia devri yapılırken yazılı bir ihtirazı kayıt konulması gerektiğini, müvekkili ve davacı arasında devir sonrasında meydana gelecek kira bedeli hususunda yazılı veya sözlü herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, müvekkili şirketin aynı tarihlerde dava dışı şirket ile dava konusu olay ile benzerlik barındıran ticari ilişkiyle ürün satın aldığını, şirketlerin kira bedeline ilişkin talepte bulunmadığını belirterek uyuşmazlığa konu kira ödemesi yükümlülüğünün hangi tarafa ait olduğu hususunda rapor alınmak üzere dosyanın gümrük ve dış ticaret alanında uzmana tevdi edilmesini talep etmiştir. 27.02.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; tahliye bakımından süre aşımı olup olmadığı tespit edilerek, davacı yanın depolamadan kaynaklı kira bedelini, davalı yana rücu edip edemeyeceğinin tespit edilerek, davaya konu tüm hususların cevap bulacağını, davalı yan davaya konu 2.000.000 (ikimilyon KG) Mısır'ı 12.06.2018 tarihinde devralmış ve akabinde eşya, gümrükçe onaylanmış bir işleme tabi tutulmadığından GY 333 maddesi 3 bendinde ifade olunan “Eşyanın beş iş günü içerisinde gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda devre konu eşya için devralan tarafından yeni bir antrepo beyannamesi verilir” hükmü gereğince beyanda bulunarak 20.06.2018 gün ve ... sayılı antrepo beyannamesinin tescil ettirildiği, dolayısıyla, davalı yan eşyaları devraldığı 12.06.2018 tarihinden sonra eşyayı depodan 13.06.2018 tarihi itibari ile çıkarması mümkün olduğu, ancak davalı yanın gümrükçe onaylanmış bir işlem yapmadığı, antrepo beyannamesi tescil ettiği, dolayısıyla davalı yanın, 13.06.2018 tarihi itibariyle antrepo işleticisine karşı ardiye ücretinden, davacı yan tarafından antrepo alanında global bir kiralama söz konusu olduğundan, davacı yana karşı, kira bedelinden sorumlu durumda olduğu, dosya kapsamı belge beyanlardan anlaşıldığı kadarıyla, 2000 ton eşyanın davalı tarafından ne sürede talıliye edilmesi gerektiği konusunda belirlenmiş bir zaman dilimi bulunmadığı, bu halde uyuşmazlığırı çözümüne gidileceği, 2000 ton mısırın alışılagelmiş şartlarda ne sürede tahliye edilebileceğinin tespit edilmesi olduğu, standart şartlarda teamüllerde, bir kamyonun ortalama 20 ton yük aldığı ortaya konarak, 100 kamyon ya da 120 kamyon gibi taşıma aracına yüklenerek ve günde 15 ila 20 araca yükleme yaparak, ortalama hesaplama ila 5 ila 7 gün içerisinde bu eşyaların tahliye edilmesinin mümkün göründüğü, dolayısıyla davalı yanın genel teamüllerde; eşyaların uhdesine geçtiği 12-13.06.2018 tarihinden sonra 7 gün eklendiğinde 19-20,06.2018 tarihinde eşyayı antrepodan tahliye edebileceğini ifade etmenin isabetli göründüğü, fatura tarihlerine bakıldığında, davacı yan eşyaları devrettiği 12.06.2018 tarihinden 1 gün sonra yani 13.06.2018 de kira ücreti işletmeye başladığı, süre belirlenmemiş olsa dahi bu oranda bir eşyanın kaç günde tahliye edilebileceği her iki tarafın da bilgisi dahilinde olduğunu ifade etmek isabetli olacaktır ki, davacı yanın eşyaları satın alan davalı yana tahliye konusunda öngörülebilir bir süreyi tanımasının esas olması gerektiği, bu bağlamda; devir işlemi 12.06.2018 tarihinde gerçekleşmiş ise de, devir sonrasında, eşyaları devralan davalı yanın, gümrük iş ve işlemlerinin ifası, gümrük idarisinin anılan devri dava dışı antrepo işleticisine bildirmesi ile eşya üzerindeki hak ve yükümlülüklerin davalı yana geçmesi sürecinin de hesaplanmasının gerekli olduğu, bu halde anılan işlemlerin de 2 gün sürdüğünü varsayılması halinde, davalı yanın sorumluluk başlangıcının 14.06.2018 olduğunun kabulünün hakkaniyetli olacağı, dolayısıyla, davacı yanın antrepo işleticisiyle kira konusunda bir anlaşması olmasa idi davalı yan, ardiye ücretine karşı eşyaların depolandığı dava dışı ... antrepa işletiçişine karşı 14.06.2018 tarihi itibariyle sorumlu olacağı çıkışıyla, bir neticeye varabilme adına, genel teamüller gözetilerek bir hesaplama ile günde 15-20 kamyon yüklemesi yapılacak olması halinde her gün 20x20 ton 400 ton olmak üzere 5 ila 7 günde tahliyenin tamamlanabileceği, sonuç olarak davalı yanın bu eşyaları 20.06.2018 tarihinde çıkarabileceği sonucuna ulaşıldığı, davacı yan her ne kadar 30 gün için 9.224,44 USD olmak üzere günlük bazda 307,48 USD kira bedeli talep elmekte ise de; yukarıda anılan ve ayrıntılarıyla açıklanan nedenler dikkate almarak, taraflar arasında tahliye konusunda bir eta belirlenmemiş oluşu da gözetilerek, 13.06.2018 ila 20.06.2018 tarih aralığının davalı yanın makul tahliye süresi hakkı olması gerektiği kabulü ile, 7x307,48-2.152,36 USD nin, davalı talebinden düşülerek, davacı yanın kira bedeline karşı 7.072,08 USD talep edebileceğinin kanaatine varıldığı, davacı yanın icra takibi ile kira bedeline ilişkin davaya konu etiği toplam tutarın 9.224,44 USD olduğu, yukarıda açıklandığı üzere bu bedelden, 2.152,36 USD mahsubu ile davacı alacağının 7.072,08 USD olması gerektiği, hesaplanan 24,35 USD faizle birlikte, toplam 7.096,43 USD nin flili ödeme tarihindeki kur üzerinden davacı yana ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacı vekili rapora beyan dilekçesinde; taraflar arasında hizmete dayalı bir sözleşme olmayıp mal teslimine dayalı bir sözleşmenin var olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple sözleşme tarihinde teslimin gerçekleşmesi ile malın zilyetlik ve mülkiyet haklarının davalıya geçtiğinin açıklığa kavuşturulduğunu, TTK 873.maddesinde, taşıyıcının eşyayı kararlaştırılan sürede süre kararlaştırılmamışsa şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul bir süre içerisinde teslim etmekle yükümlü olduğunun düzenlendiğini, taraflar arasında mal teslimine dayalı bir sözleşmenin bulunması sebebi ile makul süreninde davalıya tanınamayacağının açık olduğunu, bu hususun ek raporda açıklandığını, müvekkilinin takip konusu alacaklarının olduğunu, itiraz sonucunda alınan görüşte davalı tarafa eşya devri aşamasında kira durumu bildirilmediği için makul sürenin tanınması gerektiği ve bu sebeple 2.152,36 USD'nin düşülmesinin uygun olacağına yer verildiği, sözleşmede her ne kadar buna ilişkin madde yer almasa dahi basiretli tacirin ticari usulü bilmesi gerektiğini bu nedenle gümrük uzmanı bilirkişinin kanaatinin kabul edilemez olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ek rapora itiraz dilekçesinde; müvekkili davacı arasında antrepodan mısır devri ile kurulan ticari ilişkide müvekkilinin kira bedeli ödemesinden sorumlu tutulmasının tamamen hukuka aykırı olduğunu, söz konusu beyanların kabul edilemeyeceğini, bilirkişi tarafından tüm işlerin süreleri ile Ramazan Bayramı ile olan resmi tatil sürelerinin hesaba katılmadan müvekkili şirket aleyhine hesaplama yapıldığını, davacı ile dava dışı şirket arasında yapılan kira sözleşmesinin fahiş rakamlar üzerinden yapıldığını, hesaplamanın fahiş olduğunu ayrıca şirket devralınan emtianın 22.06.2018 tarihinde TMO devredildiğini, makul süreler hesaba katıldığında müvekkilinin ödemesi gereken tutarın bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 14.12.2020 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda; kök raporda günlük 2000 ton eşyanın günlük 307,48 USD tutara denk geldiği yani “günlük ton” depolama ücretinin (200x30x1,5374-9.224,44) 1,53 USD ye denk geldiği görülerek bu ücretin eşyanın vasfı dikkate alınarak makul olduğunun görüldüğü ve hesaplama yapıldığı, antrepo piyasasında standart bir eşya için ilk 30 güne kadar ortalama 0,50 ila 0,60 USD gibi ücretlendirilme yapıldığının bilindiği, uyuşmazlığa konu eşyanın ise antreponun lokasyonuna göre 0,90 ila 1,75 hatta 2 USD gibi ücretlendirildiğinin bilindiği, dolayısıyla davacının talep ettiği 30 günden 7 gün makul süre düşülerek yapılan hesaplama ile tespit edilen 7.072,08 USD tutarın her iki taraf için de kabul edilebilir olduğunun değerlendirildiği, taraflar arasında hizmete dayalı bir sözleşme yerine mal teslimine dayalı bir sözleşmenin var olması, sözleşme tarihinde teslimin gerçekleşerek malın zilyetlik ve mülkiyet hakkının davalıya geçmesi ve TTK 873 md “Taşıyıcı, eşyayı, kararlaştırılan sürede, bir süre kararlaştırılmamışsa şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul bir süre içinde, teslim etmekle yükümlüdür.” hükmünün taraflar arasında hizmete dayalı bir sözleşmenin bulunmaması mal teslimine dayalı bir sözleşmenin var olması nedeniyle “makul süre” 'nin huzurdaki davada dikkate alınmaması gerektiği kanaati ile kök bilirkişi raporundaki görüşünü koruduğu ve TC. İstanbul ...İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası için, temerrüt tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre için hesaplanacak faiz tutarı ile birlikte dava tarihi itibariyle toplam kira bedeli borcunun 3.437,20 USD olacağı, TC İstanbul ...İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası için, temerrüt tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre için hesaplanacak faiz tutarı ile birlikte dava tarihi itibariyle toplam kira bedeli borcunun 5.818,43 USD olacağı, davacı yanın icra takibi ile kira bedeline ilişkin davaya konu etiği toplam tutarın 9.224,44 USD olduğu, davacı yan eşya devri aşamasında davalı yana kira durumunu bildirmediğinden, açıklanan kıstaslar ile belirlenen 2.152,36 USD nin düşülmesi gerektiği müşahede edilmekle birlikte, mahkemenin bu kanaati yerinde görmeyecek olması halinde mali müşavir bilirkişinin 1. maddedeki 3.437,2015.818.43 USD - 9.255,63 USD yi talep etmekte haklı olduğu, eşya devri aşamasında, davacı yanın iş bu kira konusunda davalı yana herhangi bir uyarıda/bildirimde bulunmaması hakkında hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu kapsamında davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasında, Gümrük Yönetmeliğinin 333. maddesine istinaden antrepoda devir şeklinde satış gerçekleştirildiği, alıcının davacı şirket olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Gümrük Yönetmeliği'nin 333. maddesinde; "Antrepolardaki eşyanın başkasına devri" başlığı ile; " (1) (Değişik:RG-12/6/2013-28675) Gümrük antrepolarında depolanan eşya satış suretiyle başkasına da devredilebilir. Gümrük antrepolarında depolanan solvent ve baz yağın satış suretiyle devrine, devralan tarafından serbest dolaşıma sokulacak olması durumunda izin verilmez.(2) (Değişik:RG-12/6/2013-28675) Eşyanın mülkiyeti ile ilgili olarak devri önleyici haciz ya da ihtiyati tedbir kararı gibi hukuki bir engelin varlığı halinde bu durum açıklığa kavuşturulmadan işlem yapılamaz.(3) (Değişik:RG-9/1/2024-32424) Eşyanın devrine ilişkin olarak;a) Antrepoda devri yapılan her bir eşya için, beş iş günü içerisinde devralan tarafından eşyanın gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulması ya da yeni bir antrepo beyannamesi verilmesi gerekir. Bu süre içerisinde bahsi geçen işlemlerin yapılmaması halinde devralana, aşılan her gün için Kanunu HMK md.333 TTK md.18 HMK md.33 TTK md.873 İİK md.67 HMK md.355 TTK md.1 K3065 md.1 HMK md.362/1 K3095 md.333 K3065 md.16
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog