14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/142
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:05.10.2021
NUMARASI:2021/279 Esas - 2021/715 Karar
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın, hakkında çek keşide etme yasağı bulunan ...'ın kurduğu ... Şti'ne çek karnesi vererek müvekkilini zarara uğrattığı için sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin geçmişte dava dışı ... Ltd ile ticari ilişkisi bulunduğunu, şirketin ortağı ve yönetici ...'ın erkek giyim üzerine ... Tekstil isimli yeni bir şirket kurduğunu ve mal alımını bu şirket üzerinden yapacağını bildirdiğini, müvekkilinin de talep üzerine faturaları ... Tekstile düzenleyerek bu şirketten 675.000,00 TL tutarında davalı bankaya ait çeklerin verildiğini, çeklerin ödeme tarihlerinde karşılıksız çıktığını,05.08.2014 tarihli çekin karşılıksız işlemine tabi tutularak takip başlatıldığını, takip dosyasında şirketin haczi kabil mal varlığının bulunamadığını, başka çekler nedeniyle başlatılan takiplerden de sonuç alınmadığını, müvekkilince davalının sorumluluğu nedeniyle İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1301 Esas sayılı dosyasında açılan davada mahkemece müvekkili ile davalı bankanın eşit oranda müterafik kusurlu kabul zararın tazminine karar verildiğini, anılan dosyada alınan rapor ile yapılan araştırmada davalı bankanın zarardan sorumlu olduğunun belirlendiğini, şirketin yetkilisinin mahkeme kararı ve bankacılık kayıtlarına göre çek keşide etme yasağı bulunmasına ve bu durumun bilmesine rağmen, ...’ın ortağı ve tek yetkilisi olduğu ... şirketine çek karnesi verdiğini, bankanın oluşan zararın %50'sinden sorumlu olduğunu ileri sürerek, 05.08.2014 tarihli ve 120.000,00 TL bedelli çekin karşılıksız çıkması nedeniyle 60.000,00 TL'nin ibraz tarihi olan 20.08.2014 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının aynı nedenle İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1301 Esas sayılı ve İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/984 Esas sayılı dosyasında açtığı davaların henüz kesinleşmediğini, aynı konuda açılan davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, dava dışı ...Tekstil Şirketinin tüzel kişiliği hakkında çek yasaklılığı olmadığını, müvekkilinin gerekli işlemleri yaparak çekleri verdiğini, ...'ın çek yasaklılığı bulunup bulunmadığının mahkemece araştırılması gerektiğini, bu kişinin müvekkilince verilen bir çek nedeniyle yasaklı olmadığını, yasaklılığın başka bir bankanın çekinden kaynaklanmış olabileceğini, davacının tahsil edemediği karşılıksız çek bedelini, hukuka aykırı şekilde müvekkili bankadan tahsil etmeye çalıştığını, müvekkilinin çek bedelinin tamamından mütefarik olarak sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının basiretli tacir gibi davranması gerektiğini, bankanın gerekli basiret ve özeni göstermediği varsayılsa dahi, karşılıksız çek tutarının tamamından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Her işleminde basiretli bir tacir gibi davranması gereken Banka’nın, bir güven kurumu olması nedeniyle objektif özen yükümlülüğünün bulunduğu ve hafif kusurlarından dahi sorumlu olmduğu hususları dikkate alındığında, davalı Banka’nın dava dışı ...Şti.’ne çek karnesi vermesi ve çeklerin karşılıksız çıkması üzerine yapılan incelemede Banka’nın gereken incelemeleri/araştırmaları yapmadan, saha istihbaratı yapmadan ve basiretsiz davranarak dava dışı şirkete çek karnesi vererek kusurlu davrandığı, davalı Banka tarafından dava dışı şirkete verilen çek karnesi ile dava dışı şirketin keşide yeri Gaziantep, 05.08.2014 keşide tarihi, 120.000,00 TL tutarlı, ... seri numaralı çekin dava dışı şirketi temsilen dava dışı ... isimli kişi tarafından imzalanarak davacı şirkete verildiği, çekin karşılıksız olduğu, çek yaprağı hangi bankanın olursa olsun esas itibariyle lehtar, keşideciye ve onun ödeme gücüne güvendiğinden, garantili çekler dışında muhatap Banka çek meblağının tamamından sorumlu tutulmayacağından, oluşan zarardan dolayı davacı şirketin de çeki keşide eden firma hakkında piyasa araştırma yapmaması, mali durumu hakkında istihbarat yapmaması hatta teminat almaması gibi hususlarda ortak kusurunun bulunduğu,
TBK. 52/1. hükmü uyarınca tarafların oluşan zarar nedeniyle %50’şer oranında kusurlu olduklarının kabulü gerektiği hükme elverişli bilirkişi heyet raporundaki tespit ve değerlendirmelerden anlaşılmakla davanın kabulü ile 60.000 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. (aynı yönde bkz. İstanbul BAM 43. HD. 04.02.2021 T. 2020/132 E. 2021/105 K.)..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile 60.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece hükmedilen tazminatın talep gibi çekin ibraz ve karşılıksız çıkma tarihi olan 20.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini, nitekim daha önce aynı taraflar arasında görülen ve onanarak kesinleşen kararda da bu şekilde faize hükmedildiğini, bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi ile çekin karşılıksız çıktığı tarihte zararın oluştuğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve faiz başlangıç tarihinin 20.08.2014olarak düzeltilmesine, karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasında aynı konu ve nedenden kaynaklanan İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1301 Esas sayılı ve İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/984 Esas sayılı dosyalarının sonucunun beklenmeden karar verildiğini, ilk dosyanın temyiz incelemesinin sonuçlanarak hükmünün kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini,Müvekkilinin çek bedelinden sorumlu tutulamayacağını, anonim şirket olan davacının basiretli tacir gibi davranarak, yaptığı ticaret ile ödemeleri denetlemesi gerektiğini, bankanın çek tutarının tamamından müterafik kusurlu olarak sorumlu tutulmasının usulsüz olduğunu, müvekkilinin gerekli araştırmayı yapmaması nedeniyle kusurlu sayılması halinde dahi çek bedelinin yarısından sorumlu tutulamayacağını, çek bedelinin tamamı üzerinden müterafik kusur nedeniyle tazminata karar verilemeyeceğini, çek hukukuna ilişkin bir çok bilimsel eserde de bankanın çek bedelinin tamamından sorumlu tutulamayacağının belirtildiğini, müvekkilinin çek defteri verirken üzerine düşün araştırmayı yaptığını, çek yaprağı verilen ... Giyim ve Ticaret Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin çek yasağı bulunmadığını, müvekkilince çek defteri verilen tarihte yürürlükte olan 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2. maddesi gereğince araştırmalarını yaptığını,Dava konusu edilen 05.08.2014 keşide tarihli ve 120.000,00 TL tutarlı ... numaralı çekin, dava dışı şirketin talebi üzerine, müvekkilim banka tarafından gerekli sistemsel sorgulama yapılarak verildiğini, çek yaprağının verildiği 21.12.2012 tarihinde keşideci şirketin yasaklılığı bulunmadığını, şirket yetkilisi ...'ın çekin verildiği 21.12.2012 tarihinde çek yasaklılığı olup olmadığının talebe rağmen araştırılmadığını, bu kişinin anılan tarihte çek yasaklılığı kararının bulunması halinde de bu yasaklılığın başka bir bankanın çekinden kaynaklandığını, davacının, çekin keşidecisinden tahsil edemediği karşılıksız çek tutarını, hukuka aykırı olarak ve kötüniyetle müvekkilinden tahsil etmeye kalkıştığını, dava dışı çek keşidecisinin çeklerini büyük oranda ödediğini, banka kayıtlarında yapılan incelemede şirketin keşide ettiği 70 çeki ödediğinin anlaşıldığını, davacının ticari ilişkideki alacağının tahsilini temin için gerekli garantileri alması gerektiğini, keşidecinin yasaklı olmadığına ilişkin müvekkiline taahhütte bulunduğunu ve belgelerin önceki yargılama dosyalarında bulunduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklı olan bir kişinin müdürü olduğu limited şirkete çek hesabı açılması ve çek defteri verilmesi nedeniyle çek hamilinin tahsil edemediği çek bedeli nedeniyle uğradığı zararın tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstinaf konusu uyuşmazlık, davalı bankanın çek keşidecisi şirkete çek hesabı açarken kusurlu davranıp davranmadığı ve davacının çek alırken kusuru bulunup bulunmadığı ve bu kapsamda, bankanın çek bedelinden sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Öncelikle, davalı bankaca dava dışı ... Tekstil ve Giyim San. Tic. Ltd. Şti'ne verilen çek yapraklarının karşılıksız çıkması nedeniyle, davacı tarafından karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için ayrı ayrı dava açılması nedeniyle, bu davaların konusunun aynı olmadığı ve davalar arasında derestlik ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır.Eldeki davada karar verilmesi için diğer davaların kesinleşmesinin beklenmesine de gerek bulunmamaktadır. Dava dışı ... Tekstil ve Giyim San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davacıya davalı bankanın Gaziantep şubesinden alınan 6 adet toplam 675.000 TL bedelli çek vermiştir. 05.08.2014 tarihli 120.000,00 TL bedelli çek..., 05.09.2014 tarihli 130.000,00 TL bedelli çek ..., 05.10.2014 tarihli 130.000,00 TL bedelli çek ..., 30.11.2014 tarihli 100.000,00 TL bedelli çek ..., 30.12.2014 tarihli 100.000,00 TL bedelli çek ..., 30.01.2015 tarihli 95.000,00 TL bedelli çek ... sayılı dosyasında takibe konulmuştur. ... sayılı dosyasında alacaklı lehine dava dışı takip borçlusu ... Tekstil ve Giyim San. Tic. Ltd. Şti. hakkında 122.958,50 TL tutarında aciz belgesi verilmiştir.Davalı bankaca sunulan belgelerden, icra takiplerine konu edilen çeklerin, davalı bankaca 21.12.2012 tarihinde ... Tekstil ve Giyim San. Tic. Ltd. Şti'ne teslim edilen çek defterinde oldukları anlaşılmıştır.Ticaret sicil kayıtlarına göre 13.11.2012 tarihinde kuruluş tescili yapılan ... Tekstil ve Giyim San. Tic. Ltd. Şti.'nin şirket müdürü ... olup, bu kişi hakkında ... kayıtlarına göre, çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına ilişkin olarak Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/739 Esas sayılı dosyasında verilen kararın 15.06.2012 tarihinde, İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/501 Esas sayılı dosyasında verilen kararın 27.07.2012 tarihinde duyurulduğu anlaşılmaktadır.5941 sayılı Çek Kanunu'nun davalı bankanın çek hesabı açtığı tarihte yürürlükte bulunan 2/2. maddesine göre, bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumuna ilişkin Türkiye Cumhuriyet ...Bankası kayıtlarını, açık kimliklerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü belgesi örneklerini, yerleşim yeri belgelerini, vergi kimlik numaralarını, tacir olanların ayrıca ticaret sicili kayıtlarını, esnaf ve sanatkâr olanların ise esnaf ve sanatkâr sicili kayıtlarını almak ve çek hesabının kapatılması hâlinde bunları, hesabın kapatıldığı tarihten itibaren on yıl süreyle saklamakla yükümlü tutulmuşlardır. Aynı maddenin 3. fıkrası ise; çek hesabı açılmasını veya mevcut çek hesabından çek defteri verilmesini isteyen kişinin, her defasında tacir veya esnaf ve sanatkâr olup olmadığı ve kendisi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı hususunda bankaya yazılı beyanda bulunması, tüzel kişiler adına verilecek beyannamede ayrıca, tüzel kişinin yönetim organında görev yapan, temsilcisi olan veya imza yetkilisi olan kişilerin çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığının belirtilmesi gerekmektedir. Maddenin 4. fıkrada ise hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı bulunan gerçek kişinin, yönetim organında görev yaptığı, temsilcisi veya imza yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri verilmeyeceği düzenlenmiştir.Türkiye Cumhuriyet ...Bankası yazısına göre, 5941 sayılı Kanun'un 5/8. maddesi uyarınca, 07.06.2010 tarihinden itibaren mahkemelerce Türkiye Cumhuriyet ...Bankası'na bildirilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin kararların günlük olarak tüm banka genel müdürlüklerine elektronik ortamda duyurulduğu anlaşılmaktadır.Buna göre, bankaların çek hesabı açtırmak isteyen kişilerin yasaklılık durumlarını, yasal düzenleme gereğince araştırması gerekir. Ayrıca imtiyazlı bir faaliyet yürüten ve tacir olan bankanın bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlüdür.Bu nedenle, hakkında çek hesabı açma ve düzenleme yasağı bulunan bir gerçek kişi veya yöneticileri temsilcileri veya imzaya yetkilileri arasında yasağa tabi kişiler bulunan tüzel kişinin çek hesabı açma isteğinin reddedilmesi gerekir.Yasa, bu hususların araştırılarak yasağa rağmen çek hesabı açmaması veya çek defteri vermemesi için bankalara araştırma yükümlüğü getirilmiştir. Ayrıca çek hesabı açmak veya çek defteri almak isteyen kişiye yasaklı olmadığına ilişkin beyanda bulunma zorunluluğu getirilmiştir. Doktrinde bankaların basiret ve özen yükümlülüğü olarak adlandırılan bu araştırma ve belgeleri özenle inceleme yükümlülüğünü yerine getirmeyen bankanın çek hamiline karşı TBK'nın 49. maddesine göre sorumlu tutulması gerekir.Banka müşterisine çek hesabı açmak suretiyle gayrinakdi kredi kullandırabilmektedir. Bu halde banka kendi varlığından kredi vermemekte ve kredi riski de 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/3. maddesi uyarınca, karşılığı olmayan her çek yaprağı başına ödeme yapmakla yükümlü olduğu tutarla sınırlı olmaktadır.Buna karşın banka müşterisi bu çek yapraklarını kullanarak menfaat temin etmektedir. Bankanın müşterisine çek hesabı açması ve çek defteri vermesi müşterinin krebilitesinin kredi kullandırmaya elverişli olduğu yönünde çek lehtarında bir güven oluşturmaya elverişlidir. Çek hamilinin çekin karşılıksız çıkması halinde yalnızca bankanın ödemekle zorunlu olduğu bedeli talep edebildiği nazara alındığında, çek hesabı açılmasını talep eden şirket ortaklarının banka sisteminde tanımlı olmaları halinde mahkeme yasaklısı kontrolünün firma ve ortakları için sistemden yapılması, sistemsel kontrol sağlanamadığında ise,firmaların ticaret sicil gazetesi ve yönetim kurulu kararlarından mahkeme yasaklılığı araştırmasının şube tarafından titizlikle yapılması gerekmektedir.Davalı bankanın sunduğu belgelere göre, lehine çek hesabı açılan .... Ltd. Şti'nin müdürü ...'dan, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı hususunda beyanname alınması ile yetinilmiş,...Bankası kayıtlarından yasaklılık durumu araştırılmamıştır. Bu haliyle davalı banka tarafından, dava dışı şirketin müdürü ...'ın çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunduğu dönemde bu şirkete çek hesabı açıp, çek defteri vermek suretiyle Çek Kanunu'nun kendisine yüklediği yükümlülükleri ihlal etmiş ve kusurlu davranmıştır.Davacı çek hamilinin ise ... Tekstil ve Giyim San. Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen toplam tutarı 675.000,00 TL olan 6 adet çeki bahsi geçen şirketin ticari ve ekonomik durumunu araştırmadan ve alacağı için teminat almadan ihmal ve tedbirsizce hareket ederek ticaret şirketi olması nedeniyle basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğüne de aykırı davranmak suretiyle çekleri kabul etmesi nedeniyle zararın doğmasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir.Davacının daha önce açtığı İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1301 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, tarafların %50'şer oranında müterafik kusurlu olarak kabul edildiği ve anılan mahkemece bu kusur durumuna göre verdiği kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı da %50 oranında müterafik kusura göre eldeki davayı açmıştır.Taraflar arasındaki önceki yargılamalar, alınan raporlar ile kesinleşen mahkeme kararlarına göre aynı ticari ilişki kapsamında bu kusurun dikkate alınması yerindedir. Bir güven kurumu olan bankaların yaptığı işlemlerdeki en hafif kusurlarından dahi sorumlu olmaları ve ayrıca davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerinden davacı şirketin dava dışı tüzel kişinin sermayesini, bilançosunu ve piyasadaki durumunu araştırması gerektiği yönündeki hususların esasen çek hesabı açmadan önce davalı banka tarafından da yerine getirilmesi gerektiği gibi, davalı bankanın sorumluluğunun Kanun'un açıkça yüklediği yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklanıyor olması karşısında davacı çek hamiline davalı bankanın kusurunu aşacak şekilde kusur yüklenmesi mümkün değildir.Davalı bankanın dava dışı şirketin yetkilisinden yasaklı olunmadığına dair beyanname almış olması bankayı yükümlülükten kurtarmaya yeterli olmadığı gibi, dava dışı şirketin ödenen çeklerinin bulunması hali de davalı bankanın yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğine ispat için yeterli değildir.Yukarıda açıklandığı gibi, bankanın bu özensiz davranışı haksız fiil niteliğinde olduğu, oluşan zarar ile bankanın eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu, haksız fiil sorumluluğu kapsamında oluşan zararın belirlenmesinde, çek bedelinin esas alınabileceği anlaşılmıştır. Zira, zararın belirlenmesi için TBK'nın 50. maddesine göre ispatlanan çek alacağının zarar kalemi olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle dava dışı ... Giyim San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı emrine düzenlenen 05.08.2014 keşide tarihli ve ... (yeni ...) Esas sayılı dosyasında takibe konu karşılıksız çek nedeniyle çek bedelinin yarısının davalı bankadan tahsiline karar verilmesi yerinde olduğundan, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının istinaf başvurusunun incelenmesinde, dava konusu uyuşmazlıkta davalının sorumluluğu TBK'nın 49. maddesinden kaynaklanmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda, zarar sorumlusu haksız fiil tarihinde temerrüde düşmektedir. Çekin karşılıksız çıktığı tarihte haksız fiilden kaynaklanan zarar oluştuğundan, tazmin edilen zarara 20.08.2014 tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekirken, dava tarihinin esas alınması isabetli bulunmamış ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.