1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, personel taşıma işiyle iştigal etmekte olup davalı şirkete ait fabrikanın da bir süre personel taşımacılık hizmetini yaptığını, davalı şirketin, ortada hiçbir haklı ve geçerli neden yokken, müvekkilin son dönem yaptığı taşımacılık hizmetinin ücretini ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin, davalı şirket yetkilisiyle şifahen görüştüğünde ise; kısmi ödeme (20.000-TL) yapıldığını ve borcun tamamını ödenmediğini, kalan bakiye için Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibine geçildiğini ve davalı şirketin, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz edildiği için davalı şirket aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, somut ve her türlü şüpheden uzak bir delil sunulmadığını, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bu konuda ki E. 2021/7253 K. 2021/12178 T. 29.11.2021 sayılı kararında da faturanın tek başına alacağın varlığına delil olamayacağına değinildiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya Uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ..., borçlusunun ... Medikal Tekstil Enerji Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu,73.727,50-TL toplam alacak üzerinden takip yapıldığı görülmüştür.
Gevher Nesibe Vergi Dairesi'ne, Mimar Sinan Vergi Dairesi'ne ve Erciyes Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak, faturaların ilgili davacı ... tarafından form bilanço satım (BS), davalı ... Medikal Tekstil Enerji Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından bilanço alım (BA) belgelerinde ve sair beyan ve belgelerde kullanılıp kullanılmadığı sorulmuş, gelen yazı cevaplarıyla Form Ba ve Form Bs beyannamelerinin gönderildiği görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, -Davacı ...'ın Ticari defter tasdiklerinin zamanında yapıldığı ve defter tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, -...'ın ve ... Medikal Teks. San. Ve Tic. A.Ş Ba/Bs beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu, -Davacı ...'ın ticari defter kayıtlarına istinaden; ... Medikal Teks. San. Ve Tic. A.Ş'nin 01/09/2023 tarihi itibariyle 72.296,00-TL alacaklı olduğunu bildirir rapor sunulmuştur. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davalı görev itirazında bulunmuş, Gevher Nesibe Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davacı hakkında tacir araştırması yapılmış, 2023 yılı itibari ile ilk yedi ayında kümülatif satışı 1.607.849,56 TL olduğu ve 2023 yılı için 1.270,000.00 TL sınırını aştığından tacirdir ve mahkememiz görevlidir.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya Uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ..., borçlusunun ... Medikal Tekstil Enerji Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu,73.727,50-TL toplam alacak üzerinden takip yapıldığı , ödeme emrinin davalıya 21/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 22/09/2023 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür.
İcra takibinin dayanağı fatura olmakla, faturanın delil olma kuvveti üzerinde durmak gerekir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu'nun 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır.
TTK 21/1.maddesine göre "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir".
TTK 21/2. maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".
27.06.2003 Tarihli 2001/1 Esas 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, 'fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26.09.2018 tarih, 2018/2696 Esas ve 2018/3431 karar sayılı ilamına göre Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 27.06.2016 tarih, 2015/6424 Esas ve 2016/3931 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK'nun 222. maddesinde " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" olarak ifade edilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Değerlendirildiğinde: takip dayanağı faturaların davacının usulüne uygun tutulmuş olan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça HMK'nın 222/(3). maddesine uygun ihtaratı içerir şekilde tebligat yapılmasına rağmen ticari defterlerinin ibraz edilmediği veya bulundukları yeri bildirilmediği, bu nedenle davacının usulüne uygun tutulmuş olan ticari defterlerinin lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla fatura bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
İİK'nun 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Somut olayda alacağın faturadan kaynaklı likit bir alacak olması ve davacının talebi gözetilerek, itirazın iptaline karar verilen 72.296,00 TL'nin takdiren % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 72.296,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 faiz uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 4.938,53-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 890,45-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.048,08-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 3.059,42-TL'sinin davalıdan bakiye 60,58-TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
5.Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı ve 890,45-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.160,30-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 3.000,00-TL, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri 55,00-TL olmak üzere toplam 3.055,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.995,68-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı tarafından yapılan elektronik tebligat gideri 15,00-TL'nin davalının üzerinde bırakılmasına,
8.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9.Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden hesap edilen 1.431,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
10.6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
11.Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2024 Katip ***
(e-imzalıdır)
Hakim ***
(e-imzalıdır)