10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11500
- Karar No
- 2024/9696
- Karar Tarihi
- 08.10.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
10. Hukuk Dairesi 2023/11500 E. , 2024/9696 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalıya ait iş yerine çalışmakta iken meslek hastalığına yakalanması nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığından bahisle dava dilekçesinde 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettikten sonra aşamalarda maddi tazminat istemi 888.422,60 TL’ye, manevi tazminat istemini ise 250.000,00'ye arttırılmıştır. II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davacının meslek hastalığı nedeniyle %19,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, meslek hastalığının oluşumunda davalının %100 oranında kusurlu olduğundan bahisle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 45.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, kusur oranı hatalı tespit edildiğinden zarar hesabının da hatalı olduğunu, hesap raporundaki hesaplama biçiminin de hatalı olduğunu, aktif dönem bakımından davacının ücretinin 4,45 katı olduğu kabulünden hareketle hesap yapılmasının yerinde olmadığını, davacının iş akdi sona ermeyerek müvekkili işverenlik nezdindeki çalışması devam etse idi alabileceği aylık net ücretlerin müvekkili işverenlik bünyesinde davacının emsali olarak çalışan işçilerin her yıl için aldığı ücretler ve uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümleri ile belirli olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu, manevi tazminat ıslah edildiği halde reddedilen kısım üzerinden hesaplanan ret vekalet ücreti verilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davalı Vekilinin Davacının Manevi Tazminat İstemi Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İtirazları Açısından;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 45.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
2.Davalı Vekilinin Diğer Temyiz İtirazları Açısından; Uyuşmazlık meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, davalıya ait iş yerinde toplu iş sözleşmesi uygulaması bulunduğu, dosyada yer alan ücret hesap pusulasında sendika aidatı kesintisi bulunduğundan davacının da sendikalı olduğunun belirgin olduğu, hem Mahkemece alınan kök hesap raporunda hem de İlk Peşin Sermaye değeri tenzilatı nedeniyle alınan ve hükme dayanak kılınan ek hesap raporunda hesaplamaya esas teşkil eden ücretin, ücret hesap pusulasına göre belirlenen fesih tarihindeki ücret üzerinden asgari ücretin 4,45 katı olarak bulunup bu doğrultuda maddi zarar hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır.
İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararlarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise öncelikle toplu iş sözleşmesi ve işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, toplu iş sözleşmeleri celp edilmeden ücret hesap pusulasına göre fesih tarihindeki ücretin asgari ücretin 4,45 katı olduğu kabulünden hareket eden bilirkişi hesap raporu hükme esas alınmak suretiyle sonuca gidilmesi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, meslek hastalığı tespit tarihinden 15.02.2022 tarihine kadar iş yerinde uygulanan tüm toplu iş sözleşmelerini celp etmek, kaza ile ile bu tarih arasında davacının aldığı ücreti toplu iş sözleşmelerine göre ay ay belirlemek, bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmeksizin 20.05.2022 tarihli ek hesap raporundaki gibi kabul edilmesi gerektiğini gözeterek belirlenen bu ücretler üzerinden yeni bir hesap raporu almak, davacının maddi zararlarını bu şekilde belirlemek, usuli kazanılmış hakları da göz önünde bulundurmak suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.