Esas No
E. 2022/3974
Karar No
K. 2025/1231
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/3974 E.  ,  2025/1231 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/710 E., 2021/342 K.
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1 cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4,51 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanığın temyiz nedenleri;

İlk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olduğuna, yeniden rapor alınması gerektiğine, suça konu yapıların yeni malik tarafından kaldırıldığına ilişkindir.

B. Katılan vekilinin temyiz nedenleri;

Erteleme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Her ne kadar sanık ... hakkında 2863 sayılı kanunun 65/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; suça konu yerin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 25.04.2002 tarih ve 1286 sayılı kararı ile bir kısmının I. Derece doğal sit alanı içerisinde, bir kısmının da yine Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 19.09.2002 tarih ve 1758 sayılı kararı ile tescilli III. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunun ekinden de anlaşılacağı üzere kararın mahallinde ilan edildiği, ancak mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan arkeolog bilirkişi raporunda çardak ve köşk inşası sırasında herhangi bir kültür varlığına zarar verilmediği, doğaya uyum sağladığının belirtildiği, sanığın eyleminin imar kirliliğini oluşturması göz önünde bulundurulduğunda, aldırılan inşaat bilirkişi raporuna göre söz konusu çardak ve köşkün yapı vasfında olduğunun belirtildiği, her ne kadar inşaat bilirkişi raporunda sit alanına zarar verildiğinden bahsedilmiş ise de bu konudaki değerlendirmenin arkeolog bilirkişinin uzmanlık alanına girdiğinin değerlendirildiği, yine sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 65/4 maddesi kapsamında kalma ihtimaline binaen suça konu alanda suç tarihi itibariyle koruma, uygulama ve denetim bürosunun faaliyeti olup olmadığı ve faaliyette ise taşınmazın bulunduğu bölgenin kurulan bu büronun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususlarının Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına müzekkere yazıldığı, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 26.06.2018 tarihli cevabı yazısı ile başkanlıklarında yer alan koruma, uygulama şube müdürlüklerinin kentsel ve arkeolojik sit alanlarında taşınmaz kültür varlığı yapıları ile taşınmaz kültür varlığı parseline komşu olan veya aralarında yol geçse dahi bu parsellere cephe veren parsellerde, 3194 sayılı İmar Kanunu 21. maddesi kapsamına giren basit onarım, izin talepleriyle tescilli yapıların restorasyon denetimlerini yapmaktan ibaret olduğu şeklinde cevap verildiği, Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yazılan müzekkereye 12.06.2018 tarihinde cevap verildiği, müzekkere cevabında doğal sit alanlarındaki uygulamalara ilişkin herhangi bir yetki ve sorumluluklarının bulunmadığının belirtilmesi karşısında sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 65/4 maddesi kapsamında da kalmadığının ve söz konusu yapılan yapıların ise aldırılan arkeolog bilirkişi raporuna göre sit alanına zarar vermediğinin anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı anlaşıldığından sanık ...'nin üzerine atılı "2863 sayılı Kanuna muhalefet" suçundan ötürü açılan kamu davasından 5271 sayılı CMK nun 223/2-a maddesi gereğince beraatine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Her ne kadar ilk derece mahkemesince dosya kapsamı ile uyumlu olmayan ve kısmen I. derece kısmen III. derece doğal sit alanında yer alan taşınmazdaki uygulamalarla ilgili olarak çevre mühendisi yerine, arkeolog bilirkişi görüşüne göre sit alanına zarar verilmediğinden bahisle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmiş ise de; bu hukuka aykırılığın giderilmesi amacıyla duruşma açılmasına karar verilmiş, talimat mahkemesi aracılığı ile içinde çevre mühendisinin de olduğu bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporları ve çevre mühendisi bilirkişinin 08.01.2021 tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre; davaya konu mevcut uygulamalar nedeni ile doğal yapılar ile bu alanlardaki bitki örtüsü, topografya ve silüeti bozabilecek, geri dönüşüm mümkün olmayan kalıcı tahribata yönelik eylemde bulunulduğu, geri dönülemeyecek şekilde çevreye zarar verildiği yönündeki değerlendirmede dikkate alındığında sanığı atılı suçu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Fethiye 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanunu 3194 sayılı İmar Kanunu 1286 sayılı kararı ile bir kısmının I. Derece doğal sit alanı içerisinde, bir kısmının da yine Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 19.09.2002 tarih ve 1758 sayılı kararı ile tescilli III. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunun ekinden de anlaşılacağı üzere kararın mahallinde ilan edildiği, ancak mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan arkeolog bilirkişi raporunda çardak ve köşk inşası sırasında herhangi bir kültür varlığına zarar verilmediği, doğaya uyum sağladığının belirtildiği, sanığın eyleminin imar kirliliğini oluşturması göz önünde bulundurulduğunda, aldırılan inşaat bilirkişi raporuna göre söz konusu çardak ve köşkün yapı vasfında olduğunun belirtildiği, her ne kadar inşaat bilirkişi raporunda sit alanına zarar verildiğinden bahsedilmiş ise de bu konudaki değerlendirmenin arkeolog bilirkişinin uzmanlık alanına girdiğinin değerlendirildiği, yine sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunu 2863 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu CMK md.304/1 CMK md.280/1 CMK md.223/2 K5271 md.289/1 CMK md.289/1 K3194 md.21 K2863 md.65/1 K5271 md.302/1 TCK md.62 K2863 md.65/4 K5271 md.298/1 K1286 md.65/4 K5271 md.304/1 CMK md.298/1 K2863 md.53
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog